13 Nisan 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek yeni düzenlemelerle hastalık raporu (L4) kullanımında önemli değişiklikler yaşanacak. Çalışanlar, daha fazla özgürlüğe sahip olsalar da, raporlarını kaybetme riskleri de artacak. ZUS (Sosyal Sigorta Kurumu), çalışanın raporlu olduğu dönemde yaptığı bir aktiviteyi “iş” veya tedaviyle bağdaşmayan bir durum olarak tespit etmesi halinde, raporun tamamı iptal edilebilecek. Yeni düzenlemeler, hastalık raporu kontrol mekanizmalarını da güçlendiriyor.
Yeni Düzenlemelerin Kapsamı ve Yürürlük Tarihi
18 Aralık 2025 tarihli ve [https://www.dziennikustaw.gov.pl/DU/2026/26](https://www.dziennikustaw.gov.pl/DU/2026/26) sayılı kanunla yapılan değişiklikler, 13 Nisan 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak. Bu yeni düzenlemeler, hastalık raporu kullanımının daha düzenli hale getirilmesini ve kontrol mekanizmalarının sıkılaştırılmasını amaçlıyor.
Hastalık Raporu İptali İçin Temel Durumlar
Yeni düzenlemelerle birlikte, ZUS tarafından hastalık ödeneğinin kesilmesi için iki temel durum öne çıkıyor. Bu durumlar, çalışanın raporlu olduğu dönemde yaptığı iş niteliğindeki faaliyetler ve tedaviyle çelişen davranışlar olarak tanımlanıyor.
Eski Uygulamalardaki Belirsizliklerin Giderilmesi
Önceki uygulamalarda tartışmalı olan bazı durumlar, yeni düzenlemelerle netleştirildi. Örneğin, hastalık raporunda belirtilen adresten farklı bir yerde bulunmak artık tek başına bir iptal sebebi olarak kabul edilmiyor.
“Kazanç Getiren İş” Tanımının Genişletilmesi
Yeni düzenlemeler, “kazanç getiren iş” kavramını daha geniş bir şekilde tanımlıyor. Herhangi bir hukuki ilişkiye bağlı olmaksızın yapılan ve kazanç elde etmeyi amaçlayan her türlü faaliyet, kazanç getiren iş olarak kabul edilecek. Ancak, olağanüstü durumlar gerektiren ve raporlu döneme denk gelen incidental faaliyetler bu kapsamın dışında tutulacak. Önemli bir nokta ise, işverenin talimatı dahi çalışanı bu durumdan korumayacak.
İşveren Talimatı Koruma Sağlamaz
Çalışanın hastalık raporu döneminde bir iş yapması, işverenin talimatı üzerine olsa bile, raporun iptal riskini ortadan kaldırmıyor. Bu durum, çalışanın raporlu olduğu dönemde herhangi bir faaliyette bulunmasının, ödeneği kaybetme riskini beraberinde getirdiğini gösteriyor.
Telefon ve E-postaya Yanıt Verme Durumu
Yeni düzenleme, çalışanın hastalık raporu döneminde sürekli olarak ulaşılabilir olma zorunluluğu getirmemektedir. Bu, çalışanın raporlu olduğu süre içinde telefonlara yanıt verme veya e-postalara cevap verme konusunda herhangi bir yükümlülüğü olmadığı anlamına geliyor.
Hastalık Raporu Süresince Yapılabilecekler
Yeni düzenlemeler, hastalık raporu süresince yapılabilecekler konusunda birçok miti ortadan kaldırıyor. Çalışanlar, raporlu oldukları dönemde günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilecekler.
Hastalık Raporu Süresince Yapılamayacaklar
Tedaviyi zorlaştıracak ve iyileşme sürecini uzatacak her türlü faaliyet yasaklanmıştır. Bu tür riskli davranışlara örnek olarak, hastalığın seyrini olumsuz etkileyebilecek aktiviteler gösterilebilir.
Hastalık Raporu Kontrollerinin Sıkılaştırılması
Yeni düzenlemeler, ZUS ve işverenlerin kontrol yetkilerini güçlendiriyor. Kontrolörler artık daha detaylı incelemeler yapabilecekler.
Evde Bulunmama Durumu
Çalışanın hastalık raporu döneminde evde olmaması, otomatik olarak bir sorun teşkil etmiyor. Ancak, bu durumun geçerli bir sebeple (örneğin, doktor ziyareti) açıklanması gerekiyor. Aksi takdirde, raporun iptali söz konusu olabilir.
Kaynak : GazetaPrawna



