34 yasindaki hamile kadin arastirma istedi gerek yok sok edici bir vakanin finali 14871

34 yaşındaki hamile kadın araştırma istedi. “Gerek yok”. Şok edici bir vakanın finali

Mayıs 2010’da Bayan Katarzyna hamile kaldığında, önümüzdeki on beş yıl boyunca Polonya yargı sistemiyle düzenli olarak temas edeceğini fark edemezdi. O, onun ve partnerinin tazminat davasının En Yüksek Mahkeme’de nihai bir karara geleceğini bilemedi. Herhangi bir kadının çocuk sahibi olma kararı alırken karşılaşabileceği bir duruma karşı karşı kalan Katarzyna, hem doktorların hem de Polonya devletinin etkisiyle bir dram yaşadı. Gazeta.pl için konstitüsyonelist Dr. Kamil Stępniak bu hikayeyi anlatıyor.

Olayın Gelişimi

14 yaşındaki bir kadın, 2009 yılında 30 yaşında olduğu için, 18. yaşının ardından “biyokoz” nedeniyle ginekoloji kliniğinde ilk kez randevu alır. 8 Haziran 2010’da ikinci ziyaretinde PAPP‑A testini istesinin ardından doktor, yaşının önemi olduğunu söyler ve sadece USG ile sınırlı kalır. 6 Temmuz 2010’da genç kadın, kromozomal bozuklukları tarayan USG yaptırır. Değerlendirme “normal” olarak görülür; doktor, ek test talimatını reddeder. 11 Ocak 2011’de doğan kızının son nöbetli. Üç gün sonra Down sendromu teşhisi konur.

Katarzyna ve partneri, şok içinde, psikolojik yardım alır. Çocuk, hipotonik, tiroid bozukluğu ve bilişsel eksiklikler göstermekte; kardiolog, ortopedi, göz doktoru, diyetisyen ve nörologlarla ilgilenmenin gereği kalır. Aile, aylık yaklaşık 2,7 milyon kuruş (≈2.700 ₺) harcamayı tahmin eder.

Medyen Yaklaşımının Eleştirisi

Sağlık müdürlüğünün 30 Ağustos 2009 tarihli düzenlemesine göre, 35 yaşın altındaki kadınlar prenatal programdan yararlanmaz. Katarzyna, 34 yaşındayken, rutin USG ile sınırlandırılmıştır; PAPP‑A ve diğer biyokimya testleri eksik kalmıştır. Doktorun yaklaşımı, “yüksek yaş” gerekçesiyle programdan kastak tutulmasına dayanır.

Mahkeme sürecinde, Sąd Okręgowy, doktorun “nasıl yapılacağına dair” varsayımsal anlaşmazlıkla hareket ettiğini, kadınların terminasyon veya ileri tarama haklarının sınırlı kaldığını belirtir. Ancak, Sąd Okręgowy, Katarzyna’nın bu haklardan yararlanışını zorlaştıran bir bağlıcı faktör bulmaz.

Mahkeme Kararları

Sąd Okręgowy, hastanın programdan muaf tutulmasının yanı sıra doktorun bilgi eksikliği nedeniyle sorumluluğu kabul eder. Annenin ve babasının, 100 000 ₺’lik tazminat talebi, 200 000 ₺’lik toplam talebin sadece 100 000 ₺’si kabul edilir. Sağlık şirketi, katılmadığı için özür dilemez.

Sąd Apelacyjny, Sąd Okręgowy kararını büyük ölçüde onaylar, ancak sadece faiz oranlarını değiştirir. Sąd Najwyższy, “keşke” noktalağında, doğum sırasında prenatal tarama eksikliği, çocuğun Down sendromu ile doğumunun doğrudan sebebi değil, bu yüzden tazminatın haklı olmadığına karar verir.

Sonuç ve Yorum

Bu süreç, kadının doğum öncesi bakımında eksikliklerin, çocuğun yalnızca biyolojik kıyafetini değil, aile bütçesini de derinden sarstığını gösterir. Ancak yüksek mahkeme kararları, eksik taramanın çocuğun rahimden çıkışındaki rolünü görmezden gelir; bu da adaletsizliğin uzun yürüyüşünü korkutur. En kısa sürede çözümlenmeyen sorun, anadan yaşam fatigue ve mali baskı olarak kalır. Bu durum, sağlık politikaları ve kadın hakları açısından derin bir boşluk olduğunu açıkça ortaya koyar.

Previous Article

İsrail'den filo katılımcıları hakkında skandal ses. "Gözaltına alınmalılar".

Next Article

Bakan Zurek'e karşı Başkanlık Ofisi. Mahkemelerin "yasadışı bileşimleri" hakkında�w