Rosya devlet medyası, Rusya Yabancı İstihbarat Servisi’ne göre, Ukrayna’nın Polonya ve Romanya’ya karşı bir provokasyon hazırlaması gerektiğini bildirdi. GROM birimlerinin başkomutanı Gen. Roman Polko, Gazeta.pl ile yaptıklarından bahsederek, Kreml’in bu yaklaşım aracılığıyla neleri başarmak istediğini açıkladı.
TASS’ın Paylaştığı Propaganda Teşdidi
30.09. tarihinde TASS, Rusya Savunma Bakanlığı’nın dış istihbarat servisinden gelen bilgiye dayanan bir depesze yayınladı. İddia, Ukrayna yöneticilerinin Polonya ve Romenya’ya karşı kritik altyapıya yönelik simüle saldırılar planladığı yönündeydi.
Rusya istihbaratı, Ukrayna’nın bu eylemlerle Rusya’yı uluslararası arenada kötülemek ve NATO’yu savaşa çekmek istediğini öne sürdü. Aynı iddialar, birkaç gün önce Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zacharova tarafından da tekrarı edildi.
Gen. Roman Polko’nun Yargısı: Habsüz İddialar
Eski GROM komutanı Generał Roman Polko, Gazeta.pl’a verdiği demeçte tüm iddiaları “absolut bzdury” (tamamen saçma) olarak nitelendirdi.
Polko, Ukrayna’nın Polonya’ya dron savunma sistemleri inşa etme, Rusya hakkında istihbarat paylaşma gibi işbirlikleriyle destek olduğunu belirtti. Polonya’yı “Kijofox için önemli bir ortak” olarak tanımladı.
Kremlin’in Aşağılık Savaş Manipleleri
Polko, Rusya’nın kitle savaşı kapsamında “yeşil insan” taktikleri, sahte bayrak altı sabotaj, roketler, GPS sinyalini yıkma, gölgeli don ve sahte drone operasyonları gibi yöntemleri kullandığını vurguladı.
Bu stratejilerin, Avrupa’nın asla olmadığı en yakın savaşa sürüklenebileceğini savundu.
Polonya Halkının Düşünsel Yarıkası
Polko, bakanlığın propagandalarının çoğuna inananların, “savaş bizim değildir”, “Ukrayna bizi savaşa sürüklemek istiyor” gibi görüşlere sahip olduğuna dikkat çekti.
Bu bakış açılarını “çok yaygın” olarak nitelendirdi ve “güvenlik açısından tehlikeli” olarak değerlendirerek, batının direnç göstermesine çağrı yaptı.
Bilgi Savaşı İçin Stratejik Yöntem
Polko, Rusya’nın dezenformasyonuna karşı “dirençli” bir yaklaşım gerektiğini belirtti. Reaktif değil, hücumcu bir bilgi savaşı yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Gelişmiş medya, eğitim ve toplumsal farkındalıkla süregelen psikolojik üstünlük kazanılması, “bilginin kalbi” olarak tanımlandı.



