Tusk brexit in mimarlarinin diliyle konusuyor gorus 26437

Tusk Brexit’in mimarlarının diliyle konuşuyor [GÖRÜŞ].

Polonya’ya eşcinsel evlilikler getirilmesi konusunda hiçbir şeyin dayatılmadığı, bunun Salı günkü TSUE kararıyla çok açık ve birçok kez tekrarlandığı. Bu nedenle Tusk’un ‘Hiç kimse bize bu konuda bir şey dayatmayacak’ diye bağırması üzerine, biz buna polemik diyoruz – ‘Co to będzie’ podcasti ortak yazarı Miłosz Wiatrowski-Bujacz yazıyor.

TSUE Kararı ve Hukuki Temeli

Trybunał Sprawiedliwości UE (TSUE) 2 Ekim’de Polonya’nın diğer AB ülkelerinde yapılan eşcinsel evlilikleri tanımamasının hukuka aykırı olduğuna dair hükmünü verdi. Karar, Polonya’da yaşayan iki erkeğin Almanya’daki evliliklerinin Türkiye’deki resmi makamlarca reddedilmesi davasına verilen yanıttı. TSUE, bu uygulamanın AB Antlaşması ve Temel Haklar S charter’ına aykırı olduğuna hükmetti. Polonya’nın bu tür evlilikleri tanıması zorunludur.

Tusk’un Açıklamalarındaki Çelişki

TSUE kararından bir gün sonra Başbakan Donald Tusk, “kimse bize bu konuda bir şey dayatamaz” diyerek euroskeptik bir dil kullandı. “Polonya’nın ulusal yasaları karşısında saygı duyacağız” diyerek polski yasaların üstünlüğünü vurguladı. Bu açıklamalar, TSUE’nin ulusal yasanın üstünde olduğunun altını çizen kararlarıyla çelişiyor. Tusk’un “tam saygı duyacağız” ifadesinin TSUE kararını uygulamayacağını ima ettiği yorumlanıyor.

Hukuki Uygulanabilirlik ve Sonuçlar

TSUE kararının uygulanması kaçınılmaz görünüyor. Naczelny Sąd Administracyjny (NSA) davayı görmekte olan mahkeme, TSUE kararına uyum sağlayarak başvuran çiftin evliliğini tanımlayacak. Bu durum, alt mahkemelerin de benzer kararlar vermesine yol açacak. Resmi makamlar, eşcinsel evlilik reddine yönelik başvuruları kaybeder. Tusk’un “polski yasalara uygunluk” vurgusu, TSUE’nin “ulusal yasanın AB hukukuna aykırı olması durumunda uygulanamayacağı” ilkesi karşısında geçersiz kalacaktır.

Siyasi Değerlendirme ve Soru İşaretleri

Tusk’un euroskeptik söylemi Polexitçilere hizmet ediyor. TSUE’nin AB ülkelerinde eşcinsel evliliklerin tanınması zorunluluğu getirmeyip, sadece diğer ülkelerde yapılanların tanınmasını istediği saptamasıyla çelişiyor. Tusk’un “ulusal devlet üstünlüğü” vurgusu, AB hukuk hiyerarşisini göz ardı ediyor. Bruksel’de Brexit propagandasıyla mücadele eden bir liderin bu dil kullanması son derece çarpıcı. Bu strateji, PiS, Konfederacja ve Grzegorz Braun gibi partilere yarayabilir. Tusk’un bu kalkışması, uluslararası hukuk karşısında sorumsuz davranış niteliğindedir.

Previous Article

NATO ülkesindeki demiryollarında rahatsız edici olaylar. Şebeke operatörü: kasıtlı eylem

Next Article

Başkent garnizonunda Perşembe günü gerçekleştirilen "Hızlandırma" eyleminin özeti