Rusya’nın kıtalararası balistik füze testi, spektaküler bir felaketle sonuçlandı. Belki de bir kez daha Sarmat başarısız oldu – Vladimir Putin sık sık söz ettiği ve Rusların sonuna kadar tamamlayamadığı yeni, ağır bir kıtalararası füze.
Olayın Yeri ve Zamanı
28 Kasım Cuma günü, Orenburg Oblastı’ndaki Yasnaya kenti yakınlarında, Kazakistan sınırında meydana gelen olayda, Rusya’nın 13. Stratejik Füze Kuvvetleri’ne ait 62 sığınaktan birinde patlama yaşandı. Uydu görüntüleri ve olay kayıtları, bir RS-28 Sarmat füzesinin test lansmanı sırasında meydana gelen patlamayı gösteriyor.
Patlamanın Analizi
Füze, sığınağın dışına çıkarıldıktan hemen sonra başarısız oldu. İtici roketin ayrılması sırasında bir sorun yaşandığı görülüyor; füze ters döndü ve parçalandı. Patlama sonucu oluşan turuncu duman, kullanılan sıvı yakıtın (dimetilhidrazin ve dinitrojen tetroksit) tipik özelliğiyle uyumlu. Bu yakıt, Sovyet döneminden kalma R-36M (Voyevoda), UR-100UTTKh ve yeni Sarmat füzelerinde kullanılıyor.
Testin Kimliği ve Doğrulanması
Rusya’nın Kura menzili (Kamçatka) için uçuş yolu bildiren NOTAM’lar, olayın bir test olduğunu doğruluyor. ABD, testi izlemek üzere Alaska’ya RC-135S Cobra Ball keşif uçağı konuşlandırdı. Uydu görüntüleri, kullanılan sığnağın UR-100UTTKh için uygun olmadığını (çünkü bu füze “sıcak başlangıç” yapar) gösteriyor. Kalan olasılıklar arasında, R-36M ve Sarmat var. R-36M’lerin test edilmesi “son derece düşük olasılıklı” olarak tanımlanıyor; bu nedenle füzenin Sarmat olduğu belirgin.
Sarmat’ın Test Geçmişi
Sarmat, 2022’de ilk başarılı uçuşunu gerçekleştirdi. Ancak 2024’te Plesekte test üssünü patlatan başarısızlığın ardından, 13. Tümen’deki bir sığnağın Sarmat testleri için adapte edildiği düşünülüyor. Füzenin geliştirilmesi, Ukrayna’daki Pivdenmasz tesislerinden deneyim kaybı ve Makayev Bürosu’nun denizaltı füzelerinde uzmanlaşması nedeniyle zorluk yaşıyor.
Stratejik Güçler Üzerindeki Riskler
Sarmat’ın tekrar başarısız olması, füzenin güvenilirliğine ilişkin endişeleri artırıyor. RS-36M’ler, Rusya’nın kara tabanlı nükleer arsinin %30-40’ını oluşturuyor ve hizmet ömürleri uzatılmış durumda. Sarmat’ın gecikmesi, bu eski füzelerin kullanım süresinin 2030’a kadar uzamasına yol açıyor. Bu durum, nükleer arsinde artan riskler yaratıyor. Pavel Podwig gibi uzmanlar, Sarmat’ın Bulava füzesine benzer şekilde on yılı aşkın süren testler gerektirebileceğini belirtiyor.



