İki ABD askeri ve bir sivil tercümanın Suriye’deki bir saldırıda hayatını kaybettiği bildirildi. ABD Savunma Bakanlığı tarafından açıklanan bilgiye göre, saldırganın da öldüğü belirtildi. Pete Hegseth, bu konuya ilişkin açıklama yaptı.
Olayın Temel Bilgileri
13 Aralık Cumartesi günü Suriye’de düzenlenen saldırıda 3 ABD vatandaşı hayatını kaybetti. Kurbanlar arasında 2 ABD askeri ve 1 sivil çevirmen bulunuyor. Saldırıda 3 kişi de yaralandı. Olay, Şam’ın yaklaşık 200 km kuzeydoğusunda yer alan Palmyra’da meydana geldi.
Pentagon ve Savunma Bakanlığı Açıklamaları
Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, saldırının “öncü liderlerle temas kurma ve bölgedeki terörle mücadele operasyonlarını destekleme” amacıyla yürütülen bir sırasında gerçekleştiğini bildirdi. Parnell, hayatını kaybedenlerin isimlerinin ailelerine duyurulmasına kadar açıklanmayacağını belirtti. Savunma Bakanı Pete Hegseth ise saldırganın müttefik güçler tarafından öldürüldüğünü duyurarak, “Şu bilinebilir ki, Amerikalılara dünyanın neresinde olursa olsanız saldıracaksanız, kısa ve huzursuz bir yaşam süreceksiniz; ABD sizi bulup acımasızca öldürecektir” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki Etkiler ve Trafik
SANA haber ajansına (CNN’e atıf) göre, ABD askerleri Suriye güçleriyle ortak devriye yaparken silahlı saldırıya uğradı. Saldırı nedeniyle Deir Ezzor ile Şam arasındaki otoyol trafiğine geçici süreyle izin verilmedi. Yaralılar, Irak sınırındaki ABD’nin al-Tanf üssüne helikopterle taşındı.
Suriye’de Son Durum
Bu hafta başında binlerce Suriyeli, 25 yıl süren yönetimin ardından 2023 Aralık ayında devrilen eski lider Beşşar Esed’in düşüşünün birinci yılını kutladı. Devrimle birlikte ülkeye yaklaşık bir milyon mülteci geri döndü ancak altyapının yok olması, işsizlik ve yükselen fiyatlar nedeniyle halkın büyük çoğunluğu yoksulluk içinde yaşıyor. İnsani yardım kuruluşlarına göre 16,5 milyon Suriyeli (nüfusun %70’i) yardıma ihtiyaç duyuyor. Polonyalı Yardım Ajansı’ndan Magdalena Foremska, “Özellikle mülteci kamplarında temiz su sıkıntısı var” dedi. Rejim düşüşüyle birlikte kitlesel mezarlar ortaya çıktı; binlerce siyasi tutuklu ailesinin hâlâ nerede olduğu bilinmiyor. İnsan hakları örgütleri, gerçek hesaplaşma yapılmazsa yeni şiddet dalgalarının yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

