– Koalisyonun yükü, ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakiplerin ölçeğini öngörememekti. Rafał Trzaskowski’nin kaybetmesi durumunda bir B planı yoktu, çünkü var olamazdı – Gazeta.pl ile konuşan siyaset bilimci ve Varşova Üniversitesi profesörü Rafał Chwedoruk, şöyle diyor.
Öğrenci Performansı ve Evet Ortamı
Rafał Chwedoruk’a göre öğrencinin derslerden aldığı notlar çok değişken: zayıftan çok iyiye. Ortalama olarak yeterli artı verilebilir. Herkes yetenekli olduğunu düşünüyor, ailesindeki zorluklar göz ardı ediliyor. “İstersen daha iyi olur” beklentisi hakim.
Koalisyonun İçsel Çatışması
Koalisyonun destek tabanı son derece heterojen. Büyük şehir öğrencisi, büyük patron ve orta kasaba öğretmeni ne birleştirir? Bu karmaşık çıkar ilişkileri, PiS seçmen tabanından daha çok çeşitlilik içeriyor. Bazı bakanlık atamaları optimal miydi? Polska 2050’e aşırı mi etki mi verildi? Sorular varken, asıl sorun ikinci turun öngörülmemesiydi. Trzaskowski kaybederse Plan B yoktu. Mevcut Meclis çoğunluğuyla anayasal olarak başkan vetosunu geçmek imkansız.
Başkanlık Vetosunun Stratejisi
İktidar, halkın çoğunluğunun desteği olacak yasaları başkana gönderebilir. Bu, başkanı “yıkıcı” olarak algılanmaya açabilir. Ancak başkanın ekibi çok profesyonel ve kolay tuzağa düşmez. Örneğin, partnerlik yasaları tartışmalarında başkan çevresinde genç Konfederasyon seçmenlerinin bazıları muhafazakar olmayabilir; bu durum iki yönlü oyun gerektirir.
Eğitim ve Dış Politikadaki Beklentiler
İktidarın iki alanda PiS’e göre stratejik avantajı vardı: dış politika ve eğitim. Öğretmen çevreleri ve okul çağındaki çocuk ebeveynleri genelde sağdan çok PO’ya yakın. Ancak kampanya vaatleri ilerleme gösteremedi. Milli Eğitim Bakanlığı, HIT’i kaldırıp din derslerini azaltmada başarılı oldu ama ev ödevlerinin kaldırılması tartışması zarar verdi. Dış politikada Trump’un seçilmesi ve Batı ülkelerindeki krizler öngörülemedi. Ukrayna konusunda toplum ve elitler arasında ayrışma var, bu da siyasi sahtekârlara alan açıyor.
Uluslararası Rol ve Hayal Kırıklığı
“Ukrayna’nın avukatı olma” iddiası gerçekçi değildi. PiS gibi bir güçlenme propagandası yapılmamalıydı. Sonuçta kamuoyunda hayal kırıklığı ve muhalefete destek arttı. Batı liderleri krizde: Macron desteğe kayboldu, Merz zayıf, Almanya’daki koalisyon tarihi sonuçlarla, Starmer başarısız. Bu salonlarda varlık avantaj sağlamayabilir. Pragmatizm, esneklik ve alçakgönüllülük daha iyi bir yatırım olurdu.
Seçim Sonrası Analiz
Tusk, Trzaskowski’yi destekleyen 10 milyon seçmenin tekrar oy kullanacağını varsaydı. Nawrocki’yi destekleyenler ise gelecek seçimlerde olmayabilir. Gelecek seçimler basit bir referandum olmayacak. Sağ elektoraal rekabet olacak. Lewica ise istikrarlı görünüyor. Tusk parti içinde liderliğini kanıtladı ama güven eksikliği büyük. Sütunları yeniden kurmak zor.
PiS’nin Yapısal Sorunları
PiS başkanlık seçimini kazansa bile temel sorunlarını çözmedi: yaşlanan seçmen tabanı, genç ve orta yaşlılar ile gelenekçi seçmenler arasındaki görüş farkı, parti içinde iktidar geçişi gerilimleri. Obiektif olarak Konfederasyon özellikle Lublin ve Podkarpackie’de PiS’in popülerliğini ciddi şekilde zayıflattı.
Seçim Stratejisi ve Gelecek Koalisyonlar
Koalisyonun mevcut artışı mevcut seçmenleri etkiler; belirsiz seçmenlere etkisi az. Muhafazakar seçmenler için anlamsız. Braun, doğrudan koalisyon yerine küçük azınlık hükümetini tolere edebilir. PiS ve Konfederasyon özellikle sosyal-ekonomik konularda çok ilginç bir diyaloğa girebilir: Katolik sosyal öğretimi ile Milton Friedman’ı birleştirmek egzotik olurdu.

![Siyasi bir geri dönüş mü yaşanıyor? Tusk seçmenlerin gözünde kaybediyor, bir bakan kazanıyor [sondage]. 2 Siyasi bir geri donus mu yasaniyor tusk secmenlerin gozunde kaybediyor bir bakan kazaniyor sondage 29984](https://polonyahaber.com/wp-content/uploads/2025/12/siyasi-bir-geri-donus-mu-yasaniyor-tusk-secmenlerin-gozunde-kaybediyor-bir-bakan-kazaniyor-sondage-29984-400x225.jpeg)

