Demokraside i ktidar kaybi cezaevi riski ve temsil sorunu 35295

Demokraside İktidar Kaybı: Cezaevi Riski ve Temsil Sorunu

Polonya’da meclis üyeleri için iktidar kaybı, cezaevi riski veya sürgün ile sonuçlanabiliyor. Artan popülizm ve kutuplaşma, yargı bağımsızlığını zayıflatırken, demokratik temsiliyeti tehdit ediyor. Çözüm önerileri arasında uzaktan oylama ve milletvekilliği geçici devri bulunuyor.

Yeni Siyasi Döngü: İktidar Kaybı ve Hürriyet Tehdidi

Ziobra’nın, Romanowski’nin ve birçok mevcut/gelecek parlamentonun yeri cezaevinde olabilir. Bir kısmı tutuklu yargılanırken, diğerleri Macaristan, ABD, Rusya, İsrail veya Arjantin’de sığınma talep edebilir. Bu risk bu dönemde değil gelecek dönemde daha belirgin hale gelebilir.

Demokrasilerde Artan Popülist Tehdit

Güç kaybının maddi kayıplara ve hürriyet yitimine dönüşmesi Polonya’ya özgü değil. Artan kutuplaşma ve popülist akımların etkisiyle, “Bakalım cezaevinde nasıl olacağını!” tehditleri artıyor ve bu tehditler gidicea hayata geçiriliyor. Bu durum demokratik ülkelerde yaygınlaşan bir iklim.

Yargı ve Medyanın Bağımsızlığı Zayıflıyor

Bağımsız yargılar varsa, siyasetçilerin yargı hesabı olumlu olabilir. Ancak popülizm ve kutuplaşma arttıkça, demokratik ülkelerdeki mahkeme bağımsızlığı, tarafsızlığı ve güvenilirliği zayıflıyor. Medyanın bağımsızlığı da benzer şekilde azalıyor. Bu durum, daha vahşi mücadelelere, kavgalara ve intikam hareketlerine adaletten çok yol açıyor.

Temsilin İstikrarı Önemli

Bu sürecin kolay ve etkili bir ilacı yok. Ancak gördüğümüz risklerin etkilerini hafifletebiliriz. Örneğin, parlamentenin temsil istikrarını sağlayarak.

Opozisyonun Temsiliyetinde Boşluk Riski

Bugün iki muhalefet milletvekili, sürgünde olduğu için fiilen çalışmalarına katılmıyor. Bu durum, mecliste iktidarın seçmenlerin istediğinden daha büyük üstünlük sağlamasına neden oluyor. PiS’in hesaplamaları hızlı işlerse, diğer muhalefet milletvekilleri de tutuklanabilir veya yurt dışında sığınma talep edebilir. Bu, seçmen gruplarının meclis temsilini kaybetmesi ve meclisteki güç dengesini daha da değiştirebilir. Adalet kazanç sağlayabilir, ancak zaten zayıflayan demokrasi zarar görür.

Gelecekteki Tehdit ve Demokrasi Riski

Zbigniew Ziobra’nın açıklamalarından, sağın seçim kazandığında, mevcut koalisyonun onlarca milletvekili için benzer riskler doğabileceği anlaşılıyor. PiS 220 sandalye kazansaydı, 20 muhalefet milletvekilinin tutuklanması, Kaczyński’nin kanun çıkarmak için bile Konfederasyon’a ihtiyaç duymamasını sağlardı. Ancak meclisin fiili üyelik, tutuklamaya onay veren mevcut çoğunluğun, hükümete bağlı savcılığın (tutuklama talep eden) ve bakanlara bağlı yargıçların (karar veren) yardımıyla belirlenmesi, demokrasi maceramızın sonu olur. Bu durum sadece yasal olarak değil, siyasi olarak da gerçekçi.

Çözüm Önerileri: Uzaktan Oylama ve Temsil Geçişi

Bu konuda acil bir şeyler yapılmalı. İki yol görüyorum. Birincisi: Meclis İçtüzüğü’ne bir değişiklik getirilerek, mevcudiyetten yoksun (hasta, tutuklu) milletvekillerine uzaktan – pandemi dönemindeki gibi – katılım imkanı tanınaması ve tutuklama kararı, cezaevi makamlarının bu imkanı sağlamasına bağlanması. Bu acil olarak her oturuma eklenebilir, ancak gelecek meclis bunu kolayca değiştirebilir. İkinci yol: Milletvekili ve Senatörlük Yasanı’na bir değişiklik getirilerek, milletvekilinin talebiyle, listedeki sonraki adayların (bugün milletvekilliğinin ölüm, feragat veya mahkumiyetle sona ermesi durumunda göreve başlayanlar) geçici olarak milletvekilliğini üstlenmelerinin sağlanması. Bu daha zordur, çünkü cumhurbaşkanının onayını gerektirir, ancak gelecekte de değiştirilmesi daha zor olur.

Demokrasi İçin Kabullenilebilir Bir Görüntü

Bilinir ki, milletvekilinin hapishaneden veya düşman bir ülkeden oy vermesi rahatsız edici bir görüntüdür. Ancak demokrasi, bu rahatsızlığı göze almaya değmez mi? 🔒 ⚖️ 💡

Kaynak : GazetaPrawna

Previous Article

Sosyal Yardım Yasası'nda Değişiklik: Belediyelere Bakım Hizmetleri Standartları Getirilecek

Next Article

PARP, Yeşil Üretim Desteği İçin Yeni Hibe Programını Duyurdu