Avrupa nin gaz bagimliligi bir sorundan oteye 35822

Avrupa’nın Gaz Bağımlılığı: Bir Sorundan Öteye

Son günlerde ABD Başkanı Donald Trump, Grönland’a asker gönderen ülkelere ve “Barış Konseyi”ne katılmayan Fransa’ya gümrük vergisi tehdidinde bulundu. Avrupa, Rus gazına olan bağımlılığını azaltmak için “çeşitlendirme” politikası uygularken, yeni analizler bir bağımlılığın diğerini değiştirdiğine işaret ediyor. Enerji uzmanları, kısa vadeli çözüm olarak gerçekçi bir çeşitlendirmeyi, ancak uzun vadeli çözüm için fosil yakıtlardan tamamen vazgeçmeyi savunuyor.

Trump’ın Baskısı ve Gaz Kullanımı

Son günlerde ABD Başkanı Donald Trump, Grönland’a asker göndermesi nedeniyle bazı Avrupa ülkelerine gümrük vergisi uygulayacağını duyurdu. Öte yandan Fransa’yı, “Barış Konseyi”ne katılmaması nedeniyle 200% vergiyle tehdit etti. Gümrük vergileri Trump’ın dış politikada sık kullandığı bir araç olsa da, ABD’nin üzerinde daha fazla baskı kurabileceği alanlardan biri enerji. Gaz, bu baskıda kullanılabilecek önemli bir araç.

Rusya’ya Bağımlılıktan Kurtulma Çabası

2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Avrupa ülkeleri, doğudan gaz ithalatını kesmeye karar verdi. Bu karar, sadece Rusya’nın savaş makinesini finanse etmeyi bırakmakla kalmadı, aynı zamanda aniden artan fiyatlar ve enerji şantajına karşı korunmayı da hedefledi. Yeni amaç “çeşitlendirme”ydi; yani farklı yönlere gaz ithali.

Yeni Bir Bağımlılık Riski

Ancak Enerji Ekonomisi ve Finansal Analizler Enstitüsü’nün yeni yayınına göre, Avrupa şu anda bir bağımlılıktan diğerine geçme yolunda. “Çeşitlendirme, tek bir baskın tedarikçinin yerini almak anlamına gelmemeli. Avrupa, bugünkü jeopolitik gerçekleri yansıtan net bir çeşitlendirme tanımı ve stratejiye ihtiyaç duyuyor,” değerlendirmesinde bulunan Ecologic Institute uzmanı Raffaele Piria, analizine şu notu düşüyor:

ABD Gazı Artışta

Avrupa, hâlâ tamamen Rus gazından bağımsız olmasa da, ithalatta önemli bir düşüş yaşandı (45’ten 12%’e). Aralık 2024’te Avrupa Parlamentosu, Rus gazı ithalatını tamamen sonlandırma sürecini başlatan bir düzenleme kabul etti. Bu sonlandırma 2026-2027 yıllarında tamamlanacak. Avrupa Birliği ülkelerinin kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar gaz kaynağı bulunmuyor. Norveç gibi diğer Avrupa ülkelerinde de yeterli gaz yok (son yıllarda Norveç’teki üretim önem kazansa da). Bu nedenle Rus gazı ithalatının azaltılması, Ortadoğu ve Atlantik ülkelerinden daha fazla enerji ithali anlamına geliyor.

2021’den 2025’e kadar ABD’den ithal edilen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) miktarı dört kat arttı. Bu, AB ülkelerine yapılan LNG tedarikinin %57’sini ve toplam gaz ithalatının %27’sini oluşturuyor. Enstitü raporuna göre, 2030 yılına kadar ABD tedarikleri, AB’nin toplam gaz ithalatının %40’ını, LNG ithalatının ise %75-80’ini oluşturabilecek.

Geçen yıl ABD ve AB arasında imzalanan ticaret anlaşması (Avrupa’nın ABD’ye yaptığı yüksek gümrük vergisi riskini azaltmayı hedefleyen), önümüzdeki yıllarda gaz ve petrol dahil olmak üzere ABD enerji taşıyıcıları için 750 milyar dolarlık bir alım taahhüdünü de içeriyor. Yayın yazarları, yeni bir bağımlılık oluşturmanın yanı sıra maliyetler konusunda da uyarıyor: ABD, LNG ithalatında en pahalı kaynak.

Reuters ise, Avrupa’nın ABD LNG’ye olan bağımlılığının, Rusya’dan gelen tedariklerdeki kadar tehlikeli olmayabileceğini vurguluyor. İlk olarak, bu gaz alımları, Kremlin kontrolündeki Gazprom tarafından değil, farklı aktörlerle yapılan birçok sözleşmenin toplamı. İkincisi, bu bağımlılık iki yönlü; AB sadece ABD’den tedariklere değil, aynı zamanda ABD LNG endüstrisi, bu pazara ihtiyaç duyuyor (ABD’nin LNG ihracatının yarısının değerini oluşturuyor). Bu nedenle bu tedariklerdeki aksaklıklar, Amerikan iş dünyasını ciddi şekilde etkileyecektir.

Teorik olarak LNG, boru hatlarına göre daha esnek bir ithali sağlar; çünkü herhangi bir gazoporta farklı bir tedarikçiden gemi gelebilir. Ancak uzun vadeli sözleşmeler de bir tür bağımlılık getirir. Öte yandan ithalatçı olarak, fiyat artışlarına karşı daha savunmasızız.

Avrupa’yı Nasıl Güvence Altına Alınır?

Enerji güvenliğimizi gerçekten güçlendiren şey, 2021 ile 2024 arasında sadece gaz ithalat yönünü değiştirmekle kalmayıp, aynı zamanda gaz tüketimimizi %20 azalttık.

Fakat Enerji Ekonomisi Enstitüsü, Avrupa’nın bağımlılıktan ve tehditlerden en iyi şekilde, ithal yakıtlar satın almak yerine, kendi içinde temiz enerji üretimi yatırımı yaparak korunabileceğine inanıyor. Rüzgar türbinleri gibi bazı teknolojiler yerli olarak üretiliyor. Ancak güneş panelleri gibi büyük ölçüde ithal olan teknolojilerde hesaplama yakıtla tamamen farklıdır. Çünkü bir kez satın alınan güneş paneli, onlarca yıl elektrik üretebilir; bir LNG terminali veya gaz santrali ise onlarca yıl sürekli yakıt tedarikini gerektirir.

Uzmanlar hesaplıyor: ABD’den enerji taşıyıcıları için ayrılan 750 milyar dolarla, Avrupa Birliği’nde rüzgar ve güneş enerjisi için 546 gigawattlık güç kurabiliriz. Bu, AB’deki mevcut rüzgar ve güneş üretim kapasitesinin neredeyse iki katına çıkardı.

Kısa vadede Avrupa’nın gaz ihtiyacı var ve olacaktır, bu yüzden uzmanlara göre gerçekçi bir çeşitlendirme önemli. Ancak orta ve uzun vadeli perspektifte, fosil yakıtlardan tamamen vazgeçmek, enerji özerkliğini sağlamanın ve Avrupa’yı fiyat şokları ile enerji silahı olarak kullanılmaktan korumanın tek yoludur.

Kaynak : Gazeta

Previous Article

Davos Ekonomik Forumu'nda "Avrupa'nın Savunma Yeteneği" Tartışması ve Trump'ın Ziyareti

Next Article

Pfizer ile Polonya Arasındaki Aşı Davası: 6 Milyar Złotylik Tazminat İddiası