22 Ocak’ta Avrupa Adalet Divanı (TSUE), Polonya’daki Frank kredit davasına ilişkin beş soruya yanıt verecek. Varşova Bölge Mahkemesi’nin yönelttiği sorular, alacak mahsup edilmesi, “olası” ödeme talebi ve yargılama masrafları ile ilgili. Karar, bankaların alacak mahsup iddiası ve “olağanüstü” ödeme talebi konusundaki Polonya mahkeme içtihatlarını etkileyebilir. 🏛️
Mahkeme Soruları
Polonya mahkemesi, tüketici kredisi sözleşmesinin tamamen geçersiz sayılması durumunda, tüketici kredisi sözleşmelerinde haksız şartlar hakkında direktifin maddelerinin ve etkinlik, eşdeğerlik, orantılılık ile hukukun kesinliği ilkelerinin, ulusal mahkeme kararlarına engel olup olmayacağını sordu.
Beş Temel Soru
Mahkeme, bankaların şu konularda iddia kullanıp kullanamayacağını sordu:
Birinci olarak, tüketici kredisi taksitlerinin geri ödemesi davasında bankanın alacak mahsup iddiası kullanıp kullanamayacağı.
İkinci olarak, banka’nın sözleşmenin geçerli olduğunu iddia ederken alacak mahsup iddiasını “olası” iddia olarak kullanabilip kullanamayacağı.
Üçüncü olarak, bankanın geçersiz sözleşmeden ödenen kredi tutarının geri ödenmesi talep edip edemeyeceği.
Dördüncü olarak, bankanın konsumente iki haftalık ödeme süresi belirleyip belirleyemeyeceği.
Beşinci olarak, mahsup iddiası nedeniyle davanın reddedilmesi durumunda konsumentin yargılama masraflarının bir kısmını ödemesi gerekip gerekmediği.
Kararın Potansiyel Etkileri
Banka avukatları ve Frank kredisi borçcularını temsil eden avukatlar, kararın Polonya mahkemelerinin alacak mahsup ve gecikme faizleri konusunda içtihatlarını etkileyebileceğini düşünüyor. 📝
Banka Temsilcisi Açıklaması
Wojciech Wandzel, bankaları temsil eden avukat, mahkeme sorularının alacak mahsup kurumu ile ilgili olduğunu söyledi. Wandzel’e göre, mahkeme kredi verenlerin alacak mahsup iddiası kullanma hakkını kaldırmaya çalışıyor.
Mec. Wojciech Wandzel, TSUE kararının Haziran 2025’teki Lubreczlik davası kararında olduğu gibi yeni yorumlama kargaşalarına yol açabileceği konusunda uyardı.
Frank Kredisi Borçcuları Temsilcisi Açıklaması
Marcin Szołajski, Frank kredisi borçcularını temsil eden avukat, kararın borçcular için olumlu olacağını düşünüyor. Szołajski’ye göre, bankalar alacak mahsup iddiasını etkin bir şekilde kullanamıyor.
Szołajski, TSUE’nin kararında bankanın sözleşmenin geçerli olduğunu iddia ederken aynı anda etkin bir şekilde alacak mahsup iddiasını kullanamayacağını teyit edeceğini bekliyor.
Banka Uygulamaları
Marcin Szołajski’ye göre, bankalar sıkça Frank kredisi borçcularına sözleşmenin geçerliliği henüz kanıtlanmamışken ödeme talebi gönderiyor. Bu taleplerde genellikle çok kısa bir ödeme süresi belirtiliyor ve bu sürenin geçmesiyle birlikte bankalar gecikme faizi talep ediyor. ⚖️
Radcan, söz konusu taleplerde ve alacak mahsup iddiasında bankaların kredi sözleşmelerinin geçerli ve bağlayıcı olduğunu savunduğunu belirterek, bu durumda kredi borçlularının ödenen anaparın geri iadesi ve gecikme faizi ödemesi için hiçbir dayanağı olmadığını vurguladı.
Kaynak : GazetaPrawna



