Mark carney ve donald trump in celiskili vizyonlari davos ta dunya gelecegi i ki yolda 37006

Mark Carney ve Donald Trump’ın Çelişkili Vizyonları: Davos’ta Dünya Geleceği İki Yolda

Mark Carney, Kanada Başbakanı olarak Davos’ta “değerlere dayalı gerçekçilik” ilkesi vurgusu yaparken; Donald Trump, Batı’nın güçlendirilmesi ve ABD liderliğinde konsolidasyon çağrısı yaptı. Carney, “eşit mesafe” ilkesi ve mevcut ittifakların dağılması gerekliliğini savunurken; Trump, Avrupa’nın talepleri karşısında “zapamiętamy to” tehdidinde bulundu. İki lider, küresel dünya düzeninin geleceği için çelişen iki vizyon sundu.

İki Lider, İki Konuşma Tarzı ve Temel Mesajlar

Mark Carney, görece kısa, rasyonel ve retorik açıdan etkili bir konuşma yaparken; Donald Trump, uzun, dağınık ve sayısız konuya dalan bir üslup sergiledi. Carney, uzun yıllar Bank of Canada Başkanı olmuş bir finansal liderin disipliniyle konuştu; Trump ise dinleyiciyi uyuşturmak, çeşitli alanlardan argümanlarla etkilemek ve kendi dünyasına çekerek ikna etmeye çalıştı. Carney, “Değerlerimizin gücüne artık güvenemeyiz. Gücümüzün değerini de görmeliyiz” sözüyle Almanya Başbakanı tarafından alıntılandı ve medyada geniş yer buldu. Ayrıca “bağımlılık güvenlik sağlamaz” diyerek, belirli kurallarla yönetilen dünya gibi “keyfi bir kurguya” son verilmesi gerektiğini belirtti.

Carney’in “Eşit Mesafe” İlkesi

Kanada Başbakanı, küçük ve orta ölçekli ülkelerin değerlerine uygun anlaşmalar ve ittifaklar kurma özgürlüğünü, müttefiklerle ve düşmanlarla eşit mesafe prensibiyle kullanmasını önerdi. Her durumun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Müttefikler sadece müttefik oldukları için tercih edilmemeli. Aynı standartlar müttefikler ve düşmanlar için uygulanmalı” dedi. Pekin’deki Xi Jinping ile ticari anlaşmalar yapmasının ardından “Çin’le birlikte yeni dünya düzeni inşa edeceğiz” sözü endişe yaratmıştı. Bu sözlerin, Davos’ta açıkladığı “eşit mesafe” ilkesinin Çin, ABD ve Rusya arasında bağımsız ilişkiler kurmayı amaçladığı yorumu yapıldı.

Çok kutuplu Dünya ve İttifakların Dağılması

Carney’in vizyonu, mevcut ittifak sisteminin zamanla çözülmesini öngören bir çok kutuplu dünya düzeni anlamına geliyor. Carney’nin düşünce tarzı savunucuları, ittifakların çözülmesini başka bir aktörün yaptığını, Kanada Başbakanının ise sadece sonuçları çıkarıldığını iddia edebilir. Ancak Donald Trump’ın konuşmasını dikkatle dinlemek farklı bir açıklama getiriyor.

Trump’ın Batı Kampı Vurgusu

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, sözleri arasında temel mesajlarını vurgulayan bir “m tabletta” sundu: “Güçlü ve birleşmiş Batı istiyoruz, güçlü müttefikler istiyoruz, Avrupa’nın güçlü olmasını istiyoruz”. Grönland vurgusu sırasında ise, “Avrupalılar taleplerimizi reddedersek, bunu unutmayız” diyerek, Batı kampının mutlak ve sorgulanmaz ABD liderliğinde güçlendirilmesi ve konsolidasyonu teklif etti.

İki Vizyonun Temel Çatışması

Carney’in vizyonu görünüşte “özgürlükçü” olsa da; Václav Havel’in neredeyse 50 yıl önceki “Siła bezsilnych” (Güçsüzlüğün Gücü) adlı makalesine atıfta bulunması, Sovyetler Birliği’nce betonlaştırılmış eski dünya ile Amerikan egemenliğindeki şu anki dünya arasında bir bağlantı ima ediyor. Bu karşılaştırma Havel’in gerçekliğinden tamamen kopuk ve yanlış olsa da; Davos’taki katılımcıların çok azının Havel’i okuduğu, okusa bile antiamerikan vizyonuna kapıldığı varsayılabilir. Trump’ın vizyonu ise tamamen bir liderin, en güçlü ülke olan ABD’ye tamamen bağlı iki kamp arasında bölünmüş bir dünya anlamına geliyor. Nokta.

Carney’in Kıskacında Batı Dünyası

Kanada liderinin vizyonu, liberal elitlerin egemenliğindeki Batı dünyasına alışık düşünce yapısına çok uygun. Ortak değerlerin pekiştirilmesi görüntüsü ve kendi gücü yanılsaması sunuyor. Friedrich Merz’in “Bu dünyanın merhametine bağlı değiliz” sözünün ardından, AB liderlerinin Brüksel’de ortak güç ve bağımsızlık gösterisine karar vermesi bu yanılsamayı pekiştiriyor. Politico’nun aktardığı isimsiz bir diplomatın “Bu güvenlik veya savunma olamaz, ekonomik güç veya ticari bağımlılık olamaz. Her şey olmalı, her şey aynı anda olmalı” sözü bu durumu özetliyor.

Tehlikeler ve Paradoks

Trump’ın vizyonu, özgürlüğe önem veren Avrupalılar için rahatsız edici. Geleceğin getirebileceği tehlikilere daha iyi yanıt verebilirken; soyut düzeyde kabul edilmesi zordur. Amerikan başkanının çoğu sunumu gibi bu da paradokslarla dolu. Carney’in vizyonunu takip etmek, Çin-Rusya devletinin Batı dünyasının parçalanmış kampını kendi egemenliği altına alacağı zaman sona erecek keyifli bir uykuya dalma anlamına gelebilir. O zaman, “Altın Kubbe” adıyla güçlü bir savunma sistemi inşa ederek kendini güvence altına alan Amerika’nın güvende kalacağı, Çin, Rusya ve ABD’ye eşit mesafe ilkesi uygulayan ülkelerin ise yalnız kalacağı görülecek. Trump’ın vizyonunu takip etmek ise, en büyük olanın en çok hak talep ettiği ama görüşmeyi ve müzakereyi temelden reddetmeyen bir özgürlük kampının güçlenmesini sağlayacaktır.

Kaynak : GazetaPrawna

Previous Article

Eşitlik Paketi Yasa Tasarısına Eklenecek, 1 Ocak 2027'de Yürürlüğe Girecek

Next Article

Vergi Kanunu'na Göre Araç Giderlerinde KDV İstisnası