Sosyal Güvenlik Kurumu (ZUS), Lubus bölgesinde 2025 yılında 11 binden fazla raporlu tedavi izni (L4) kontrolü gerçekleştirdi. Kontroller sonucunda bin 800’den fazla hak kazanılmış, toplam iade miktarı 1 milyon zloty’yı aşmıştır. Bölge sözcüsü Agata Muchowska, her 14 kontrolden birinin hak kaybı veya para iadesiyle sonuçlandığını bildirmiştir.
Kontroller ve İstatistikler
ZUS, 2025 yılında yalnızca Lubus Voyvodalığında 11 binden fazla raporlu tedavi izni kontrolü yapmıştır. Bu kontroller sonucunda bin 800’den fazla hakkın geçersiz olduğu tespit edilmiş, ödenen yardımların toplam iade tutarı 1 milyon zloty’yı aşmıştır. Bölge sözcüsü Agata Muchowska, PAP’a yaptığı açıklamada, her 14 kontrolden birinin hastalık yardımı hakkının elinden alınması veya ödenen paraların geri talep edilmesiyle sonuçlandığını belirtmiştir.
İki Ana Kontrol Alanı
ZUS kontrolleri iki ana başlığı kapsamaktadır. Birincisi, raporlu izni kullanan kişinin izni tedavi ve sağlığa dönüş amacıyla kullandığının kontrol edilmesidir. Bu kapsamda Lubus’te 5 bin kişi kontrol edilmiş, 500’den fazla usulsüzlük tespit edilmiş, 766 bin zloty tutarında iade yapılmıştır. İkinci alan ise izinlerin gerekçesinin değerlendirilmesidir. Gorzów Wielkopolski ve Zielona Góra’daki uzman hekimler 6 bin iş gücü yeteneği kararı vermiş, 300 kişinin izni devam etme şartlarını taşımadığı saptanmıştır. Bu durumda 2 bin gün hastalık izni kısaltılmış, 240 bin zloty tasarruf sağlanmıştır.
Örnek Usulsüzlükler
Kontroller, izinlerin tamamen amacı dışında kullanıldığı sayısız vakayı ortaya çıkarmıştır. Örneğin bir erkek hasta, raporlu izin süresinde Paris’e gitmiş, sosyal medyada paylaştığı bu geziden dolayı hakkı geçersiz kılınmıştır. Başka bir sigortalı, işvereni tarafından aynı iş kolunda faaliyet gösteren kendi işletmesini işletirken yakalanmıştır. Bu tür aktiviteler, çalışma yeteneği işaret ettiği için açıkça izin kurallarına aykırıdır. Zansibar’a seyahat eden bir başka sigortalının da bu yolculuktan fotoğrafları yayımlanmış, izni amacı dışında kullandığı tespit edilmiştir. Özellikle kendi raporlu iznine rağmen meslekî görevlerini sürdüren bir hekimin yardımı kesilmiştir.
Sistem Nasıl İşliyor?
ZUS, sosyal medyayı sistematik olarak takip etmemektedir. Ancak usulsüzlük bilgileri genellikle üçüncü kişilerden kuruma ulaşmaktadır. ZUS çalışanları, fotoğraf, ekran görüntüsü ve kanıt materyalleri içeren ihbarlar almaktadır. Böyle bilgiler geldiğinde doğrulama zorunluluğu bulunmaktadır. Paralel olarak, raporlu izin verilerini analiz eden bir yazılım sistemi bulunmaktadır. Özellikle teşhisle orantısız uzun süreli ve farklı hekimlerce seri olarak verilen raporlar öncelikli olarak kontrol edilmektedir. ZUS, ülke genelinde anlık bilgiye erişi sağlayan e-ZLA sisteminden faydalanmaktadır.
Yeni Düzenlemeler
27 Ocak’tan itibaren ZUS’un kontrol yetkilerini genişleten yeni düzenlemeler yürürlüğe girmiştir. Önemli değişikliklerden biri, aile üyesi bakım amacıyla verilen raporların da kapsama alınmasıdır. Sigortalılardan detaylı açıklama isteme, işveren ve hekimlerden bilgi alma yetkisi artırılmıştır. Kontrolörler, raporlu kişinin kimliğini doğrulama ve kontrol sürecini belgeleme imkânı kazanmıştır. 13 Nisan itibarıyla izinlerin hatalı kullanım tanımı netleştirilmiştir; sağlığa dönüşü engelleyen veya çalışma yeteneğini gösteren aktiviteler temel kriter olacaktır. Bu nedenle evden çıkış (eczane veya hekime gitmek gibi) otomatik usulsüzlük sayılmayacaktır. Kanun, usulsüz rapor veren hekimler için de disiplin soruşturma sürecini öngörmektedir.
Gelecek Planları
Nisan 2026’dan itibaren fizyoterapistler rehabilitasyonla ilgili karar verebilecek, uzman hemşireler belirli durumlarda bağımsız yaşam yeteneği hakkında hüküm verecektir. En büyük reformlar ise Ocak 2027’de uygulanacaktır. Çoklu iş veya uzaktan çalışma gerçekleştirenler için sistem uyumlandırılacaktır. Sağlık durumu fiziksel işleri engelliyor ancak uzaktan çalışmayı mümkün kılıyorsa, hekim sadece tek bir iş türü için rapor verebilecektir. Ayrıca uzmanlık incelemeleri video konferans yoluyla yapılacak, karar süresi kısaltılacaktır. ZUS, raporlu izinlerin sadece tedavi ve rehabilitasyona hizmet etmesi gerektiğini, meskûl veya iyileşmeyle ilgili olmayan yoğun aktivitelerin hak kaybına ve iadeye yol açabileceğini vurgulamaktadır.
Kaynak : GazetaPrawna



