Polonya Yüksek Denetleme Dairesi (NIK), Adalet Bakanlığı tarafından yönetilen Adalet Fonu’nda yapılan denetimlerde, 2021’den 2023’e kadar olan dönemde kamu maliyesinin temel ilkelerinin, özellikle şeffaflık, amaç uygunluğu ve tasarruf ilkelerinin ciddi şekilde ihlal edildiğini belirledi. Fonun, belirlenmiş ve somut kamu görevlerini yerine getirmek yerine, geniş kapsamlı ve amaç dışı harcamalar yaptığı tespit edildi. Denetimde yaklaşık 270 milyon Złoty’lik usulsüzlük tespit edilirken, konuyla ilgili adli soruşturma da devam ediyor.
Fonun Mali Yönetiminde Ciddi İhlaller
NIK tarafından yapılan açıklamada, Adalet Fonu’nun mali yönetiminin Ocak 2021 ile Aralık 2023 arasındaki dönemde kamu maliyesinin temel ilkelerini ciddi şekilde ihlal ettiği vurgulandı. Fonun, belirlenmiş ve somut kamu görevlerini yerine getirmek yerine, amaç dışı ve verimsiz harcamalar yaptığı belirtildi.
Bakanlık ve Fon Yöneticilerinin Eleştirisi
Yüksek Denetleme Dairesi, aynı zamanda bu dönemde Adalet Bakanı (Fonun Yetkilisi) tarafından Fon’un yasal ve organizasyonel çerçevesinin belirlenmesiyle ilgili yapılan çalışmaları da olumsuz değerlendirdi. Bakanlığın ve Fon yöneticilerinin, NIK tarafından yapılan denetimlerdeki değerlendirmeleri, uyarıları ve önerileri dikkate almadığı vurgulandı.
Yaklaşık 270 Milyon Złoty’lik Usulsüzlük
Denetimde, suç mağdurlarına yardım ve eski mahkumların topluma yeniden kazandırılması için ayrılan kaynakların büyük ölçüde amaç dışı ve verimsiz harcandığı tespit edildi. Toplamda yaklaşık 270 milyon Złoty’lik usulsüzlük belirlendi.
Soruşturma ve Denetimin Zamanlaması
NIK, Fon’daki denetimin Mayıs 2024’te başladığını ve bu zaman diliminin, Fon’dan yapılan harcamalardaki usulsüzlüklerle ilgili olarak yürütülen adli soruşturmayla eş zamanlı gerçekleştiğini belirtti. Savcılık ve diğer kurumların paralel çalışmaları, denetim sürecini karmaşıklaştırdı ve süresini uzattı.
Fonun Amacının Genişletilmesi ve Usulsüzlükler
NIK, 2017 yılında yapılan yasal değişikliklerin Adalet Fonu’nun hedeflerini o kadar genişlettiğini, Fon’un pratikte amaç odaklı bir yapıdan çıktığını tespit etti. Bakanlığın, hibe verme sürecinde “dış kaynaklı” bir yöntem uygulayarak, kaynakları neredeyse her kuruma ve her amaca aktarabileceği bir ortam yarattığı vurgulandı.
Hibe Süreçlerinde Şeffaflık Eksikliği
Hibe başvurularında sıklıkla adil rekabet ilkelerinin ihlal edildiği belirtildi. Bazı başvuru sahiplerinin (Fundacja Mocni w Duchu, Stowarzyszenie Fidei Defensor, Fundacja Centrum Pomocy Pokrzywdzonym i Prewencji Przestępczości, Stowarzyszenie Przyjaciół Mediów, Instytut Prawa Ustrojowego, Fundacja Warszawskie Seminarium Aksjologii Administracji), başvurularını iyileştirmek için öneriler aldığı ve Bakan’ın bu durumdan faydalanarak en kaliteli başvuruları desteklediği iddia edildi. Ayrıca, komisyon üyeleri üzerinde baskı yapıldığı ve bazı başvuruların yeniden değerlendirilmek üzere gönderildiği de tespit edildi.
Denetimlerin Güvenilirliği ve Kamu Zararı
NIK, yapılan denetimlerin güvenilir olmadığını ve tekliflerin objektif ve bağımsız bir şekilde değerlendirilmesini sağlamadığını belirtti. Ayrıca, devletin çıkarlarının korunmadığı vurgulandı. Denetim sonuçları, Fon’un Yetkilisi olarak görev yapan kişilerin eylemlerinin güvenilir olmadığını ve bazı durumlarda kasıtlı olduğunu gösteriyor. Bu eylemlerin, belirli grupların çıkarlarını destekleme amacını taşıdığı ifade edildi.
Yasal Düzenlemelere İhtiyaç
NIK, Fon’un işleyişi ve görevleriyle ilgili yeni bir konseptin geliştirilmesi ve yasal düzenlemelerin, Fon’un kaynaklarının yalnızca amaçlarına uygun olarak kullanılmasını sağlayacak şekilde uyarlanması gerektiğini vurguladı.
Zbigniew Ziobro Hakkında Soruşturma Devam Ediyor
Adalet Fonu’nda yapılan usulsüzlüklerle ilgili olarak Şubat 2024’ten beri bir soruşturma devam ediyor. Soruşturma, dönemin Adalet Bakanı Zbigniew Ziobro ve Fon’un yönetimi, dağıtımı ve muhasebesinden sorumlu bakanlık yetkilileri hakkında yürütülüyor. Savcılık, bu kişilerin, kişisel ve maddi kazanç elde etmek amacıyla, Fon’un amaçlarıyla ilgisi olmayan programlara keyfi ve rastgele finansal destek sağladığını iddia ediyor. Bu durumun, kamu yararı ve devletin çıkarlarına zarar verdiği belirtiliyor.
Kaynak : Gazeta



