Panoptykon Vakfı avukatı Dr. Dorota Głowacka, deepfake içeriklerle mücadelede en basit çözümün ilgili platformlara bildirimde bulunmak olduğunu belirtiyor. İçeriğin yasal olmaması durumunda platformun müdahale etme yükümlülüğü bulunurken, yasal olmayan içerikler olmasa bile bildirimde bulunmanın faydalı olabileceği vurgulanıyor. Özellikle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun görüntüleriyle ilgili yaşanan son olay, deepfake’lerin yaygınlığının ve hızlıca yayılma potansiyelinin altını çiziyor.
Deepfake’lerle Karşılaştığınızda Ne Yapmalısınız?
İnternette gördüğünüz bir içeriğin şüpheli olduğunu düşünüyorsanız, öncelikle içeriği doğrulama yollarını araştırmalısınız. Dr. Głowacka’ya göre, en etkili yöntem içeriği, bulunduğu platforma bildirmektir. Bildirim, içeriğin niteliğine göre yasa dışı veya platformun kullanım koşullarına aykırı olarak yapılabilir.
Platformların Sorumlulukları Nelerdir?
Eğer bir deepfake içeriği aynı zamanda yasa ihlali içeriyorsa, platformun bu bildirimlere yanıt verme ve içeriği kaldırma yükümlülüğü bulunmaktadır. Aksi takdirde, platformun kendisi hukuki sorumluluk taşıyabilir. Yasal olmayan bir durum söz konusu olmasa bile, büyük sosyal medya platformlarının genellikle yapay zeka araçlarıyla oluşturulan yanıltıcı içeriklerle ilgili iç politikaları bulunmaktadır. Bu platformlar, kendi kuralları doğrultusunda bu tür bildirimlere yanıt vermeli, içeriği kaldırmalı, etiketlemeli veya erişimini kısıtlamalıdır.
Bildirimde Bulunulduktan Sonra Ne Olur?
Platformun bildirimlere yanıt vermemesi durumunda, hukuki yollara başvurulabilir. Dijital Hizmetler Yasası (DSA), yasa dışı içeriklerde platformların sorumluluklarını ve bildirimde bulunanlara karşı yükümlülüklerini düzenlemektedir. DSA uyarınca platformlar, bildirimler için uygun bir başvuru yolu oluşturmak, bildirimi teyit etmek, makul, tarafsız ve özenli bir şekilde değerlendirmek ve kararını bildirmekle yükümlüdür.
DSA Kapsamında Hukuki Süreçler
Platformun içeriği kaldırmama kararı alması durumunda, başvuru sahibinin platform içinde itiraz hakkı bulunmaktadır. İtiraz sonuç vermezse, bağımsız bir uyuşmazlık çözüm organına şikayet edilebilir, dava açılabilir veya bazı durumlarda Dijital Hizmetler Koordinatörüne başvurulabilir. Bu süreçler, yasa dışı içeriklerle mücadelede platformların sorumluluğunu artırmayı amaçlamaktadır.
Yasal Olmayan Deepfake’ler ve Kişisel Haklar
Eğer bir deepfake içeriği izninizi almadan imajınızı kullanıyorsa, bu genellikle yasa dışı bir durumdur ve kişisel haklarınızı ihlal eder. Bu durumda, DSA kapsamında belirtilen mekanizmaların yanı sıra, içeriği yayınlayan kişiye karşı doğrudan hukuki yollara başvurulabilir. Öncelikle içeriğin kaldırılması talep edilebilir, ardından da manevi tazminat veya ceza davası açılabilir.
Deepfake’lerin Yaygınlığı ve Önemi
Son dönemde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun görüntüleriyle ilgili ortaya atılan iddialar, deepfake’lerin ne kadar kolayca yayılabileceğini ve yanıltıcı olabileceğini göstermiştir. Bu tür olaylar, deepfake’lerle mücadele konusunda farkındalık yaratmanın ve etkili çözümler geliştirmenin önemini vurgulamaktadır.
Kaynak : GazetaPrawna



