Polonya’nın yaklaşık 500 adet HIMARS çoklu roketatar sistemi satın alma programı, ABD ile amiral gemisi GMLRS füzesinin Polonya’da üretimi konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle ciddi engellerle karşılaştı. İki yıldan uzun süren müzakereler sonuçsuz kalırken, Polonya’nın operasyonel yetenekleri kısıtlanıyor. Varşova, bu duruma alternatif olarak Güney Kore ile iş birliğini değerlendiriyor.
HIMARS Programında Beklenmeyen Darboğaz
Polonya, Eylül 2023’te yaklaşık 500 adet HIMARS çoklu roketatar sistemi satın almak için çerçeve anlaşması imzalayarak, roket topçu kapasitesini önemli ölçüde artırmayı hedeflemişti. Proje, sadece ekipman tedarikini değil, aynı zamanda endüstriyel iş birliğini ve üretimin bir kısmının ülkeye kaydırılmasını da içeriyordu. Müzakerelerin merkezinde, bu sistemlerin temel mühimmatı olan GMLRS füzelerinin Polonya’da üretilmesi yer alıyordu.
ABD’den Teknoloji Transferi Engeli
Ancak, iki yıldan uzun süren müzakerelere rağmen, ABD tarafının füze üretim teknolojisini Polonya’ya aktarmasına izin verilmedi. Agencja Uzbrojenia (Silahlanma Ajansı) yetkilileri, görüşmelerin 2023’ten beri devam ettiğini ancak en önemli konularda anlaşmaya varılamadığını doğruladı. Ek olarak, teknoloji transferi için sadece ABD yönetiminin değil, aynı zamanda GMLRS programına katılan Birleşik Krallık, Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerin de onayının alınması gerekiyor.
Operasyonel Yetenekler Risk Altında
Bu durum, Polonya’nın mühimmat tedariki konusunda yabancı kaynaklara bağımlı kalması anlamına geliyor. Bu durum, olası bir silahlı çatışmada operasyonel faaliyetlerin sürekliliği açısından kritik bir risk oluşturuyor.
Homar-A Programı ve Yerlileştirme Hedefi
HIMARS sistemine dayalı Homar-A programı, Polonya Ordusu’nun roket topçu sistemlerinin modernizasyonunun temel taşlarından biri. Program, Amerikan roketatar sistemlerinin, yerli savunma sanayisi tarafından geliştirilen Topaz savaş alanı yönetim sistemi gibi Polonya teknolojileriyle entegrasyonunu öngörüyor. Programın ana hedeflerinden biri, yerli tesislerin ekipman üretimi ve bakımı süreçlerindeki payını artırarak, kritik bileşenler, özellikle de mühimmat konusunda yabancı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltmaktır.
Ukrayna’daki Savaşın Dersleri: Mühimmatın Önemi
Ukrayna’daki savaşın deneyimleri, Varşova’nın silah tedariki güvenliği konusundaki yaklaşımını önemli ölçüde etkiledi. HIMARS sistemlerini kullanan Ukrayna ordusu, büyük ölçüde ABD’den mühimmat tedarikine bağımlı durumda ve bu durum, siyasi veya lojistik gerginlikler yaşandığında ciddi bir sınırlama oluşturuyor. Polonya, benzer bir durumdan kaçınmak istiyor ve askeri yetkililer, özellikle yoğun olarak tüketilen mühimmatın yerli olarak üretilmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. General Krzysztof Król, gelecekteki bir çatışmada müttefiklerin tam desteğinin garanti olmadığını ve operasyonların kısa süreli olmayacağını belirtiyor.
Alternatif: Chunmoo ve Güney Kore İş Birliği
HIMARS programının aksine, Güney Kore ile Chunmoo sistemleri konusunda yapılan iş birliği sorunsuz ilerliyor. Polonya, Homar-K projesini yürütüyor ve bu proje, Kore roketatar sistemlerinin satın alınmasını ve mühimmat üretimini mümkün kılacak ortak bir endüstriyel girişim kurulmasını öngörüyor. Seul ile yapılan iş birliği modeli, daha geniş bir teknoloji transferi ve Polonya sanayisinin daha fazla katılımını içeriyor. Bu durum, ABD ile yapılacak gelecekteki müzakereler için bir referans noktası olabilir. Uygulamada, Polonya’nın gelecekte, bir yandan yabancı tedariklere bağımlı, diğer yandan ise yerli olarak daha fazla kontrol edilebilen iki farklı roket topçu sistemine sahip olması mümkün olabilir.
Bağımlılık ve Ulusal Güvenlik
Mevcut durum, silahlı kuvvetlerin modernizasyonu ile ilgili daha geniş bir sorunu ortaya koyuyor: modern ekipman satın almak ile yerli üretim yeteneklerini geliştirmek arasındaki denge. HIMARS gibi sistemlerde, sadece roketatar sayısı değil, aynı zamanda mühimmatın da erişilebilirliği kritik önem taşıyor. Uzmanlar, modern çatışmaların yoğunluğunun roket mühimmatının büyük miktarlarda tüketilmesine neden olduğunu ve bu nedenle sürekli ve güvenilir tedarikin gerekli olduğunu belirtiyor. Yerli üretim olmadan Polonya, siyasi kararlar ve ortaklarının endüstriyel kapasiteleri nedeniyle ortaya çıkabilecek kısıtlamalara karşı savunmasız kalıyor.
Kaynak : GazetaPrawna



