Al aksa camii ve kudus teki kutsal alanlarda artan gerginlik 56802

Al-Aksa Camii ve Kudüs’teki Kutsal Alanlarda Artan Gerginlik

Al-Aksa Camii, ABD-İsrail İran saldırıları sonrası bir aydır kapalı tutuluyor. Ramazan Bayramı’nda da ibadete izin verilmedi. Kudüs yönetimi, güvenlik gerekçesiyle alınan bu kararı savunurken, Filistin tarafı bu durumu “önceden emsali görülmemiş bir kısıtlama” olarak nitelendiriyor. Ayrıca, Yahudi Pasah Bayramı öncesinde Al-Aksa’ya hayvan kurban etme girişimleri konusunda da Filistin tarafı uyarıyor. Kudüs’teki Hristiyanlık için kutsal olan Diriliş Kilisesi’ne de erişim engellendi.

Al-Aksa Camii’nin Uzun Süren Kapanışı

Al-Aksa Camii kompleksi, birkaç haftadır kapalı tutuluyor. 20 Mart’ta başlayan Ramazan Bayramı’nda da camiye girişlere izin verilmedi. Müslümanlar tarafından El-Haram el-Şerif olarak bilinen Mescid-i Aksa’ya açılan hiçbir kapı açılmadı. Orta Doğu medyasında yer alan haberlere göre, 1967’den bu yana ilk defa, Ramazan’ı tamamlayanlar bu kutsal mekanda ibadet edemedi.

28 Şubat’ta ABD-İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları başlamasının ardından kompleks bir ay süreyle kapatıldı. Kudüs yetkilileri, bu kararı güvenlik gerekçesiyle açıkladı. Bu durum, Filistinlilerin Ramazan boyunca Eski Şehir’in kapıları önünde namaz kılmalarına neden oldu. Filistin Kurtuluş Örgütü ile bağlantılı Kudüs Kilise İşleri Başkanlığı, bu kısıtlamanın “binlerce Filistinli’nin İslam’ın en kutsal mekanlarından birinde en önemli dini bayramlarından birine katılmasını engellediğini” belirtti.

Kurban Etme Girişimleri ve Artan Gerilim

29 Mart’ta yaşanan olaylar, Yahudilik ve İslam arasındaki çatışmada yeni bir gerilim noktası oluşturdu. Kudüs Valiliği (Filistin Özerk Yönetimi’nin idari birimi), Yahudi Pesah Bayramı öncesinde Eski Şehir’e ve Al-Aksa’ya hayvan kurban etme girişimlerine karşı uyardı. Bu yılki Pesah Bayramı 2-9 Nisan tarihleri arasında kutlanacak.

Filistin haber ajansı WAFA’da yer alan bir açıklamada, bu tür eylemlerin “tırmandırıcı bir adım” ve Müslümanlar için kutsal bir yerde yeni dini ritüeller dayatma girişimi olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, Tapınak Hareketi ile bağlantılı kuruluşların Al-Aksa’nın kapalı kalmasını fırsat bilerek propaganda kampanyaları yürüttüğü, hatta yapay zeka tarafından üretilen görüntüler ve videolar kullandığı ifade edildi.

Filistin tarafı, 2025 yılında kompleks içinde kurban etme girişiminde bulunulmasıyla ilgili üç emsalsiz olayın yaşandığını da iddia ediyor. İki olayda hayvanların kesilmesi planlanırken, bir olayda ise kan izleri bulunan et parçalarının kaçırılması söz konusuydu. Kudüs Valiliği, bu eylemleri “planlı ve sistematik bir tırmanış” olarak değerlendirerek, mekanın statüsünü değiştirmeye ve İslam kimliğine yönelik bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Tapınak Hareketi’ne ait bir sosyal medya hesabında yapılan bir paylaşımda, caminin 30 gün boyunca ibadete kapalı kalmasının “Yahudileştirici ritüeller” için zemin hazırladığı ve “Al-Aksa’nın egemenliğinin gerçek tehlike altında olduğu” iddia edildi. Paylaşımda, hayvanların tapınağa sokulma girişimini gösteren bir video da yer aldı.

Kudüs’teki Kutsal Alanlar ve Tarihi Arka Plan

Mescid-i Aksa ve altın kubbeli Kubbet-üs Sahra, Kudüs’ün en hassas noktalarından biri olan Mescid-i Aksa Tepesi’nde bulunuyor. Her iki yapı da 7. yüzyılda inşa edildi ve İslam geleneğinde Hz. Muhammed’in Miraç’a yükseldiği yer olarak kabul ediliyor. Yahudilik için de bu alan büyük önem taşıyor. Antik çağlarda burada Kudüs Tapınağı bulunuyordu ve Batı Duvarı (Ağlama Duvarı), bu tapınağın kalıntısı olarak kabul ediliyor ve Yahudiliğin en kutsal mekanı olarak görülüyor.

Doğu Kudüs, 1967 Altı Gün Savaşı sırasında İsrail tarafından işgal edildi. Daha önce Ürdün kontrolündeydi. 1994’te İsrail ile Ürdün arasında imzalanan barış anlaşması uyarınca, Ürdün resmen bu bölgedeki İslam Vakfı’nı denetlemekle görevlendirildi. Ancak, çeşitli kaynaklar İsrail makamlarının uygulamada kilit kararları aldığını gösteriyor.

Hristiyanlık İçin Kutsal Mekanlara Erişimde Yaşanan Sorunlar

Son günlerde, Kudüs’teki ibadethanelere erişim konusunda başka bir olay yaşandı. Paskalya Bayramı’nda İsrail polisi, Latin Kudüs Patriği Kardinal Pierbattista Pizzaballi ve Kutsal Topraklar Muhafızı Peder Francesco Ielpo’nun Diriliş Kilisesi’ne girmesine izin vermedi. Patrikhaneden yapılan açıklamada, ikilinin herhangi bir tören veya geçit olmadan özel olarak kiliseye gitmek istedikleri ve engellendikleri belirtildi.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, daha sonra patrikle yaptığı görüşmede, “Eski Şehir’de yaşanan bu talihsiz olaydan dolayı büyük üzüntü duyduğunu” ifade etti. Durumun, İran’dan gelebilecek roket saldırıları tehdidi nedeniyle güvenlik endişelerinden kaynaklandığını ekledi. Cumhurbaşkanı Herzog, İsrail’in tüm inançlara özgürlük tanımaya ve Kudüs’teki kutsal mekanların statükosunu korumaya kararlı olduğunu vurguladı.

Polisin müdahalesi, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Şefi Kaja Kallas ve bazı Avrupa ülkelerinin liderleri tarafından eleştirildi. Başbakan Benjamin Netanyahu’nun ofisi, daha sonra Hristiyan liderlerin Diriliş Kilisesi’nde ayin yapmalarına izin verileceğini açıkladı. Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ise, “Kudüs’teki Diriliş Kilisesi’nde ayin yapılmasına izin verilmemesine kesinlikle karşı çıkıyorum. Latin Kudüs Patriği’ne ve Kutsal Topraklar’da yaşayan tüm Hristiyanlara desteklerimi sunuyorum. İsrail polisinin bu eylemleri, Hristiyan geleneklerine ve kültürüne saygısızlık örneğidir” dedi.

Kaynak : Gazeta

Previous Article

Macaristan Seçimlerinde TISZA'ya Medya Engeli ve Orban'ın Tartışma Reddi

Next Article

Polonyalı Fizikçi Kazimierz Nowaczyk Pankreas Kanseri Nedeniyle Vefat Etti