Polonya da anayasa mahkemesi uyeligi krizi cumhurbaskani yeminleri kismen yapti 58431

Polonya’da Anayasa Mahkemesi Üyeliği Krizi: Cumhurbaşkanı Yeminleri Kısmen Yaptı

Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Mart ayında Sejm tarafından seçilen altı Anayasa Mahkemesi üyesinden sadece ikisinin yeminini kabul etti. Sejm, cumhurbaşkanının yemin etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunurken, Cumhurbaşkanlığı Kancelaryası, kadence süresince oluşan boşlukları doldurmak amacıyla bu adımı attığını belirtti. Bu durum, Polonya’da hukuki ve siyasi tartışmaları alevlendirdi.

Sejm’in Seçimi ve Cumhurbaşkanı’nın Kısmi Yemin Alması

Polonya Sejm, Mart ayında Anayasa Mahkemesi için altı üye seçti. Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ise bu üyelerden sadece Magdalena Bentkowska ve Dariusz Szostk’nin yeminini kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Kancelaryası Şefi Zbigniew Bogucki, Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin görev süresi boyunca Anayasa Mahkemesi’nde iki boşluk oluştuğunu ve bu iki üyenin yeminini alarak yasal gerekliliği yerine getirdiğini savundu. Sejm seçim yapıldığı sırada Anayasa Mahkemesi’nde 9 üye görev yapıyordu.

Sejm’den Tepki: Yasal Yükümlülük İhlali

Sejm Kancelaryası, 3 Nisan Cuma günü yaptığı açıklamada, Sejm’in altı Anayasa Mahkemesi üyesini başarıyla seçtiğini ve Cumhurbaşkanı’nın bu üyelerin hepsinden yemin alma yasal yükümlülüğünü henüz yerine getirmediğini belirtti. Açıklamada, üye seçimi sürecinin hem parlamento çoğunluğu hem de muhalefet tarafından desteklendiği vurgulandı. Muhalefetin aday gösterdiği isimlerin de süreç boyunca desteklendiği belirtildi.

Aday Gösterimi ve Değerlendirme Süreci

Toplamda sekiz adayın Anayasa Mahkemesi üyeliği için aday gösterildiği belirtildi. Bu adaylar, Sejm Adalet ve İnsan Hakları Komisyonu tarafından değerlendirildi. Komisyon süresince milletvekillerinin adaylara sorular sorma imkanı bulunduğu ifade edildi. Profesör Artur Kotowski ve Dr. Michał Skwarzyński’nin, Sejm tarafından Anayasa Mahkemesi’ne seçilmeyen adaylar olduğu kaydedildi.

Oy Kullanma Prosedürü ve Hukuki Dayanak

13 Mart’ta yapılan seçimde, Sejm, herhangi bir itiraz olmaması nedeniyle Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçiminin yedi günlük sürenin beklenmeden yapılmasına izin verdi. Kancelarya, bu kararın Meclis iç tüzüğünde yasal dayanağı olduğunu ve bu uygulamanın geçmiş dönemlerde de sıkça kullanıldığını vurguladı. Her adayın altı boş pozisyon için ayrı ayrı oylamaya tabi tutulduğu belirtildi. Bu durum, 13 Mart’ta seçilen tüm kişilerin Anayasa Mahkemesi üyesi olduğu ve aynı hukuki statüye sahip olduğu anlamına geliyor.

Yemin Alımındaki Keyfilik ve Yetki Aşımı İddiası

Kancelarya, sadece iki üyenin yemin etmesinin yasal dayanağı olmadığını ve yetki suistimali teşkil ettiğini değerlendirdi.

“Anayasa’yı İhlal Etmek Ciddi Bir Konudur”

Adalet Bakanı Waldemar Żurek, Sejm’in altı Anayasa Mahkemesi üyesi seçtiğini, ancak Cumhurbaşkanı’nın sadece ikisinin yeminini aldığını belirterek, “Bu, yasanın gereği değil, sadece Cumhurbaşkanı’nın keyfi bir kararıdır,” şeklinde değerlendirdi. Żurek, Cumhurbaşkanı’na takvimini kontrol ederek bir tarih belirlemesi çağrısında bulundu ve Anayasa’yı ihlal etmenin ciddi bir konu olduğunu vurguladı.

Sejm’in Yetkisi ve Cumhurbaşkanı’nın Rolü

Sejm Kancelaryası, Anayasa’ya göre Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçiminin Sejm tarafından yapıldığını ve Cumhurbaşkanı’nın rolünün, seçilen üyelerin hepsinden yemin almaktan ibaret olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı’nın seçimlerin doğruluğunu değerlendirme yetkisi bulunmadığı ve seçilen üyelerin bir kısmının yeminini almayı reddetmenin yasal dayanağı olmadığı vurgulandı. Bu durumun, Cumhurbaşkanı tarafından yetki gaspı olarak değerlendirildiği ifade edildi.

Önceki Dönemlerdeki Uygulamalar ve Emeklilikler

Kancelarya, Anayasa Mahkemesi üyelerinin önceki başkanın görev süresinin sona ermesinden sonra atanmasının Polonya hukuk sisteminde olağan bir durum olmadığını belirtti. Leon Kieres’in Temmuz 2021’de emekli olması üzerine, Sejm’in yaklaşık 200 gün sonra, Şubat 2022’de Bogdan Święczkowski’yi (PiS hükümetleri döneminde ulusal savcı, şu anda Anayasa Mahkemesi Başkanı) seçtiği örnek gösterildi. Bu durumun, Cumhurbaşkanı tarafından sorgulanmadığı vurgulandı.

Tek Seferde Birden Fazla Atama Örnekleri

Kancelarya, Sejm’in tek bir oturumda birden fazla Anayasa Mahkemesi üyesini seçmesinin de olağan dışı bir durum olmadığını belirtti. Kasım 2001’de dört üyenin (Marian Grzybowski, Marek Mazurkiewicz, Mirosław Wyrzykowski ve Bohdan Zdziennicki) ve Ekim 2006’da üç üyenin (Maria Gintowt-Jankowicz, Wojciech Hermeliński ve Marek Kotlinowski) aynı gün seçildiği örnekler gösterildi. Aynı şekilde, Aralık 2006’da Teresa Liszcz ve Lidia Bagińska, Kasım 2010’da ise Stanisław Rymar, Piotr Tuleja ve Marek Zubik aynı gün Anayasa Mahkemesi üyesi olarak seçilmişti.

Pawłowicz ve Piotrowicz Örneği

Sejm’in VIII. döneminde, üçü daha önce doldurulmuş pozisyonlara olmak üzere aynı gün beş üyenin seçildiği belirtildi. Bu seçimler, Henryk Cioch, Lech Morawski ve Mariusz Muszyński’nin seçimiyle ilgiliydi. Kancelarya, adayların değerlendirilmesi için belirlenen sürenin de önceki dönemlerde kısaltıldığını, örneğin 2019’da Krystyna Pawłowicz ve Stanisław Piotrowicz’in seçimi sırasında bu durumun yaşandığını vurguladı.

Adaylık Başvurusu Süreci ve Eksiklikler

Kancelarya, 2024 yılında, üç Anayasa Mahkemesi üyesinin görev süresinin dolmasına 30 gün kala hiçbir yetkili kurumun adaylık başvurusu yapmadığını belirtti. Bu sürenin yasal bir gereklilik olduğunu ve Sejm Başkanı’nın herhangi bir işlem yapmasına gerek olmadığını vurguladı. Muhalefet partilerinin de bu dönemde adaylık başvurusu yapmadığı ifade edildi. Bu nedenle, Sejm Başkanı Szymon Hołownia’nın adaylık başvurusu için bir tarih belirlediği kaydedildi. Marek Ast ve Artur Kotowski’nin adaylıklarının toplam dört kez sunulduğu ancak gerekli desteği alamadığı belirtildi.

Sejm’in Seçim Hakkı ve Cumhurbaşkanı’nın Keyfiliği

Kancelarya, Cumhurbaşkanlığı Kancelaryası Şefi Zbigniew Bogucki’nin, Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin kadencesi boyunca Anayasa Mahkemesi’nde iki boşluk oluştuğu için sadece iki üyenin yeminini aldığını savunmasının “hem hukuka aykırı hem de kabul edilemez sonuçlara yol açacağını” belirtti. Bu durumun, önceki Cumhurbaşkanı Andrzej Duda’nın döneminde boşalan dört pozisyonun doldurulmasının engellenebileceği anlamına geldiği vurgulandı. Kancelarya, bu durumun Anayasa Mahkemesi’nin işleyişine açık bir engel teşkil ettiğini ve Sejm’in yasama yetkisini “açıkça” ve “hukuki dayanağı olmayan” bir şekilde kısıtladığını ifade etti.

Adalet Bakanı’nın Değerlendirmesi ve Yetki Gaspı İddiası

Adalet Bakanı ve Başsavcı Waldemar Żurek, Cumhurbaşkanı’nın sadece iki üyenin yeminini almasının “sadece kendi kafasına göre yaptığı bir şey” olduğunu ve bunun “yetki gaspı” olduğunu belirtti. Sejm’in Anayasa Mahkemesi üyelerini seçtiğini, Cumhurbaşkanı’nın ise “onları bir kapıda seçme hakkına sahip olmadığını” vurguladı.

Kaynak : Gazeta

Previous Article

Polonya-Slovakya Sınırında Rus Vatandaşları Kaçak Geçiş Girişimi

Next Article

Przemyśl'de Trafik İhlali Yapan Polis Şefi Görevden Uzaklaştırıldı