ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan Başbakanı Shehbaz Sharif ve Mareşal Asim Munir ile yaptığı görüşmeler sonucunda İran’a yönelik askeri operasyonları iki hafta süreyle askıya aldığını duyurdu. Bu kararın temel şartı, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen, derhal ve güvenli bir şekilde açması ve ABD, İsrail ve bölge ülkelerine yönelik saldırılarını durdurmasıdır. İsrail, bu kararı şartların yerine getirilmesi halinde desteklerken, Pakistan Başbakanı Sharif, ateşkesin tüm tarafları ve Lübnan’ı kapsadığını belirtiyor.
Netanyahu Ofisi’nden Destek, Şartlı Kabul
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan ilk açıklamada, Washington’un kararının, İran’ın “derhal boğazları açması ve ABD, İsrail ve bölge ülkelerine yönelik tüm saldırıları durdurması” şartıyla desteklendiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, iki haftalık ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığı vurgulandı.
Pakistan Başbakanı Sharif’tan Farklı Yorum
Bu açıklama, ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı müzakere etmede rol oynayan Pakistan Başbakanı Shehbaz Sharif’in açıklamalarıyla çelişiyor. Sharif, ateşkesin “tüm tarafları, müttefikleri dahil olmak üzere” kapsadığını ve “Lübnan dahil olmak üzere her yerde” geçerli olduğunu ifade etti.
Trump’ın Açıklaması ve Şartlar
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, Pakistan Başbakanı Shehbaz Sharif ve Mareşal Asim Munir’in İran’a yönelik yıkıcı güçlerin gönderilmesini durdurması talebi üzerine, İran İslam Cumhuriyeti’nin Hürmüz Boğazı’nı tamamen, derhal ve güvenli bir şekilde açması şartıyla İran’a yönelik bombardımanı ve saldırıları iki hafta süreyle askıya almayı kabul ettiğini belirtti.
Lübnan, Gazze Gibi mi?
İsrail, Mart ayının başından itibaren Lübnan’ın güneyinde, pro-İran Hezbollah örgütüne yönelik yoğun bir askeri kampanya yürütüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında en az 1530 kişi, bunların 130’u çocuk olmak üzere hayatını kaybetti ve yaklaşık 1,2 milyon Lübnanlı, evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Lübnan’daki Kayıplar ve Endişeler
Son haftalarda Lübnan’da barış gücü askerleri, gazeteciler ve sağlık personeli de hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler’in (BM) üç Endonezyalı barış gücü askerinin ölümüyle ilgili yürüttüğü soruşturma, bir askerin İsrail tankından ateşlenen bir mermiyle, diğer ikisinin ise muhtemelen Hezbollah tarafından yerleştirilen bir patlayıcının infilakı sonucu öldüğünü ortaya koydu. BM İnsani İşler Şefi Tom Fletcher, “Lübnan’ın bir sonraki Gazze olmasından korkuyorum” dedi. İsrail, Filistin enklavında olduğu gibi, Lübnan’ın güneyinde geniş çaplı, hedef gözetmeyen saldırılar düzenliyor, köprüleri havaya uçurarak bölgeyi diğer bölgelerden ayırıyor ve orada kalanların hedef olarak kabul edileceğini duyuruyor. Yoğun yapı yıkımı da “Gazze senaryosu”nun uygulanmakta olduğunu gösteriyor.
Beyaz Saray’dan “Zafer” Açıklaması
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran ile varılan iki haftalık ateşkesin “Amerika Birleşik Devletleri için bir zafer” olduğunu ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını açıkladı. Ancak, tarafların ne üzerinde anlaştığına dair birçok detay hala belirsizliğini koruyor. Leavitt, Trump’ın savaşın başlangıcından itibaren 4-6 hafta süreceğini tahmin ettiğini ve ana askeri hedeflerin 38 gün içinde elde edildiğini vurguladı.
İran’dan “Büyük Zafer” İddiası
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, yaptığı açıklamada, İran’ın “büyük bir zafer” kazandığını ve ABD’yi İran’ın 10 maddelik planını kabul etmeye zorladığını belirtti. Bu plana göre, ABD’nin İran’a yönelik tüm birincil ve ikincil yaptırımları kaldırılması ve bölgedeki tüm askeri güçlerini geri çekmesi öngörülüyor. Ayrıca, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sürdürmesi ve ABD’nin İran’ın uranyum zenginleştirme programını kabul etmesi bekleniyor.
Kaynak : Gazeta



