Polonya Anayasa Mahkemesi’ndeki yeni hakimlerin seçimi ve yemin töreni etrafındaki gerilimler, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, iktidardaki çoğunluk ve Mahkeme yönetimi arasındaki anlaşmazlıkları derinleştiriyor. Gazeta.pl tarafından yapılan bir ankette, Polonyalıların çoğunluğu krizden sorumlu tuttuğu ismi belirledi. Mahkeme ayrıca, Ulusal Yargı Konseyi (KRS) seçimlerine ilişkin düzenlemeleri inceleyerek bazı maddeleri anayasaya aykırı buldu.
Anayasa Mahkemesi’ndeki Gerilimler ve Sorumluluk Anketinin Sonuçları
16 Nisan’da yayınlanan bir haberde, yeni hakimlerin seçimi ve yemin töreniyle ilgili olarak Polonya Anayasa Mahkemesi etrafındaki gerilimler ele alınmıştı. Cumhurbaşkanı, iktidardaki çoğunluk ve Mahkeme yönetiminin dahil olduğu anlaşmazlıklar, yeni kararlar ve tepkilerle birlikte devam ediyor. Gazeta.pl, okuyucularına bu durumun tırmanmasından kimin sorumlu olduğunu sormuştu.
Anket Sonuçlarına Göre Sorumluluk Kimde?
Gazeta.pl’nin anketine katılanların büyük çoğunluğu, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’yi sorumlu tuttu. Oyların %82,11’ini (2456 oy) alan Nawrocki, ilk sırada yer aldı. İktidardaki çoğunluk %12,17 (364 oy) ile ikinci sırada, yeni seçilen hakimler %1,14 (34 oy) ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Święczkowski ise %1,81 (54 oy) ile üçüncü ve dördüncü sıralarda yer aldı. Anket katılımcılarının %2,31’i (69 kişi) sorumluluğun tüm taraflara eşit olarak dağıldığını belirtirken, %0,47’si (14 kişi) ise fikir belirtmedi. Anket, 17 Nisan’da toplanan toplam 2991 oyla sonuçlandı.
Ulusal Yargı Konseyi (KRS) Seçimlerine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi, Ulusal Yargı Konseyi’ne (KRS) hakim seçimiyle ilgili düzenlemeleri inceledi. Mahkeme, Adalet Bakanı’nın adayları değerlendirme rolü ve Yüksek Mahkeme’ye itiraz usulü dahil olmak üzere iki maddeyi anayasaya aykırı buldu. Duruşmayı, Yüksek Mahkeme Hakimi Stanisław Piotrowicz’in başkanlığında beş kişilik bir heyet gerçekleştirdi ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Święczkowski raportörlük görevini üstlendi. Bu süreç, KRS’nin yeni üyelerinin belirlenmesiyle eş zamanlı olarak yürütülüyor ve şu ana kadar 60 aday başvurusu yapıldı.
Mahkeme, Yüksek Mahkeme’ye itiraz usulüne ilişkin düzenlemenin de yetersiz olduğunu belirtti. Mevcut düzenlemelerin, dava üç gün içinde sonuçlandırılmazsa hukuki bir çözüme ulaşılmasını garanti etmediği vurgulandı. Anayasa Mahkemesi Başkanı, kararın sonuçlarının göz ardı edilmesinin tüm süreci olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerek, tartışmalı düzenlemelere dayanarak yapılan bir seçimin KRS’nin yapısını zayıflatabileceğini ifade etti.
Kaynak : Gazeta



