Polonya da saglikli yasam suresi ab ortalamasinin altinda sistem reformu cagrilari artiyor 67692

Polonya’da Sağlıklı Yaşam Süresi AB Ortalamasının Altında, Sistem Reformu Çağrıları Artıyor

Polonya’da yaşayanların sağlıklı yaşam süreleri Avrupa Birliği ortalamasının altında seyrediyor. Medyczna Racja Stanu adlı düşünce kuruluşunun değerlendirmesine göre, 65 yaş üstü Polonyalılar, AB ortalamasına kıyasla daha az yıl sağlıklı bir şekilde yaşam sürdürüyor. Uzmanlar, bu göstergeleri iyileştirmek için sağlık sisteminde kapsamlı değişiklikler ve kronik hastalıkların daha etkili tedavisi gerektiğini vurguluyor. Polonya’nın demografik yapısının yaşlanması ve nüfusun azalması da dikkat çeken diğer önemli sorunlar arasında.

Polonya’da Sağlıklı Yaşam Süresi AB’nin Gerisinde

Polonya’da yaşayanların sağlıklı yaşam süreleri, Avrupa Birliği ortalamasının altında kalıyor. Medyczna Racja Stanu düşünce kuruluşunun uzmanları, 65 yaş üstü Polonyalıların, AB ortalamasına göre daha az yıl sağlıklı bir şekilde yaşadığını belirtiyor. Bu durum, sağlık sisteminde köklü değişiklikler ve kronik hastalıkların tedavisinde iyileştirmeler yapılması gerekliliğini ortaya koyuyor.

Nüfusun Yaşlanması ve Azalması

GUS (Polonya Merkez İstatistik Ofisi) verilerine göre, Polonya nüfusu 2012 yılından bu yana sürekli olarak azalıyor. 2025 sonunda nüfus 37.332 bin kişeye gerileyerek, bir önceki yıla göre yaklaşık 157 bin kişilik bir düşüş yaşadı. Aynı zamanda, Polonya toplumunun sistematik olarak yaşlandığı vurgulanıyor. 2014 yılından itibaren 65 yaş ve üzeri nüfusun, 0-14 yaş arasındaki çocuk nüfusunu aşması, demografik dönüşümün önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

2050 Projeksiyonları ve “Gümüş Ekonomi” Gerekliliği

Demografik projeksiyonlar, Polonya’da yaşlı nüfusun artmaya devam edeceğini gösteriyor. Şu anda 8 milyon 65 yaş ve üzeri kişi bulunurken, 2050 yılında bu sayının 10 milyona ulaşması, yani nüfusun üçte birinin bu yaş grubunda olması bekleniyor. 80 yaş ve üzeri nüfusun da aynı dönemde iki katına çıkacağı öngörülüyor. GUS yetkilisi Hanna Strzelecka, bu durumun sadece sağlık hizmetleri değil, uzun vadeli bakım hizmetleri açısından da hazırlık yapılmasını gerektirdiğini vurguladı. Doğurganlık oranlarının artırılmasının bu trendleri hızla tersine çevremeyeceğini belirten Strzelecka, “gümüş ekonomi”nin hayata geçirilmesinin ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği açısından elzem olduğunu ifade etti.

Avrupa’daki Yaşam Süresi Karşılaştırması

Polonya Bilimler Akademisi Demografi Bilimleri Komitesi Başkanı Prof. Elżbieta Gołata, son 35 yılda Polonya’da ortalama yaşam süresinin 10 yıl arttığını ancak hala Avrupa ülkeleri arasında geride kaldığını belirtti. İtalya, İsveç ve İsviçre gibi ülkelerde insanların ortalama 7 yıl daha uzun yaşadığına dikkat çekti. Prof. Gołata, sağlıklı yaşam süresi konusunda da yapılabilecek çok iş olduğunu vurguladı. Avrupa Komisyonu’nun “State of Health in the EU. Polska. Profil systemu ochrony zdrowia 2025” raporuna göre, Polonya’daki ortalama sağlıklı yaşam süresi, Avrupa Birliği ortalamasının altında bulunuyor. 65 yaşındaki Polonyalı kadınların 8,6 yıl, erkeklerin ise 7,8 yıl sağlıklı yaşam sürebildiği belirtilirken, AB ortalamaları sırasıyla 9,2 yıl ve 8,9 yıl olarak kaydedildi.

Ölüm Nedenleri ve Kronik Hastalıkların Artışı

Raporda, Avrupa genelinde olduğu gibi Polonya’da da ölüm nedenlerinin ve sağlık sorunlarının başında kardiyovasküler hastalıklar ve kanserlerin geldiği belirtildi. NFZ (Ulusal Sağlık Fonu) Başkanı’nın yetkilisi Michał Dzięgielewski, yaşa bağlı kronik hastalıkların sayısının giderek arttığını vurguladı. 60 yaş ve üzeri nüfusun sağlık sisteminin en büyük yükünü oluşturduğunu, hastanede tedavi masraflarının %50’sinin bu yaş grubuna ait olduğunu ve tüm sağlık harcamalarının %50’sinin ise hastane tedavisi olduğunu açıkladı.

Kronik Hastalıkların Tedavisinde Reform İhtiyacı

Uzmanlar, toplumun yaşlanması nedeniyle kronik hastalıkların tedavisinde kapsamlı bir reformun zorunlu olduğunu vurguladı. Özellikle obezite gibi maliyetli komplikasyonlara yol açan hastalıkların tedavisi öncelikli hale gelmeli. Polonya Obezite Tedavi Derneği Başkanı Prof. Mariusz Wyleżoł, obezite salgınının ve buna bağlı yaklaşık 200 komplikasyonun tüm toplum için bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Şu anda Polonya’da obezitenin nedenlerine yönelik tedaviden ziyade, komplikasyonlarının tedavisine odaklanıldığını, ancak günümüzde bu konuda da imkanların mevcut olduğunu vurguladı. Bariatrik cerrahiye ek olarak farmakolojik tedavinin de mümkün hale gelmesinin son yıllardaki en büyük tıbbi gelişme olduğunu ifade etti.

Sistemik Kararların Ertelenmesi ve Yeni Programlar

Obezite tedavisinde sistemik bir yaklaşımın benimsenmesi ve farmakolojik tedavinin geri ödenmesi konusundaki kararların ülkede hala ertelendiği belirtildi. Obezite hastalarına en kısa sürede destek verilmesi ve komplikasyonların önlenmesi gerektiği vurgulandı. Bu durumun hem sağlık sistemine hem de topluma büyük tasarruflar sağlayacağı ifade edildi. Yüksek tansiyon da toplum için büyük maliyetlere yol açan bir diğer kronik hastalık olarak öne çıktı. Gdańsk Tıp Üniversitesi Hipertansiyon ve Diyabet Kliniği’nden Prof. Jacek Wolf, yüksek tansiyonun Polonya’daki yetişkinlerin %38’ini etkileyebileceğini ve kalp krizi ile felce yol açarak yaşamı kısaltabileceğini belirtti. Kardiyolog, yüksek tansiyon tedavisindeki en büyük sorunun hastaların doktorlarıyla işbirliği yapmaması ve doktor tavsiyelerine uymaması olduğunu vurguladı. Tahminlere göre, yüksek tansiyon hastalarının sadece %22,4’ü doğru şekilde tedavi ediliyor. Bu düşük kontrol oranı, felç, kalp krizi ve erken ölüm riskini artırıyor.

Polonya Hipertansiyon Derneği, Polonya Aile Hekimliği Derneği, Polonya Diyabet Derneği ve Polonya Kardiyoloji Derneği işbirliğiyle bu yılın başında “Misja 50/30” programı başlatıldı. Programın amacı, 2030 yılına kadar yüksek tansiyon hastalarının %50’sinin normal kan basıncı değerlerine ulaşmasını sağlamak. Programa katılan doktorlar, yüksek tansiyon hastalarını doğru tedavinin faydaları konusunda bilgilendirmekle yükümlü.

Prof. Wolf, günümüzde yüksek tansiyon için hastaların tedaviye uyumunu artırabilecek çok iyi ilaçlar bulunduğunu belirtti. Kombine ilaçların (SPC) yüksek tansiyon tedavisinin temelini oluşturduğunu ve Almanya’dan elde edilen verilerin, bu ilaçların hasta-doktor işbirliğini önemli ölçüde iyileştirdiğini ve hastaneye yatış ihtiyacını azalttığını gösterdiğini ifade etti.

Medyczna Racja stanu uzmanları, toplumun yaşlanmasının olumsuz sonuçlarını hafifletmenin yollarından birinin, sağlıklı yaşam süresini uzatmak olduğunu vurguladı. Bu durumun, yaşlıların çalışma hayatına daha uzun süre devam etmelerine katkıda bulunabileceği belirtildi. (PAP)

Materiał chroniony prawem autorskim – wszelkie prawa zastrzeżone.

Kaynak : GazetaPrawna

Previous Article

Küba'da Enerji Krizi: Rusya ve Venezuela Petrol Tedarikindeki Kesintiler Elektrik Kesintilerini Artırdı

Next Article

1999 Öncesi Emeklilerde Emekli Maaşı Artışı İçin Yeni İmkanlar