Amerikan yönetimi, ekonomik yaptırımlar ve olası özel operasyon sinyalleriyle Küba üzerindeki baskısını artırıyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Havana hükümetini ülkedeki insani ve enerji krizinden sorumlu tutarken, Başkan Trump yönetiminin bu adımları “Donroe Doktrini” olarak adlandırılan daha geniş bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar ve CNN, bu politikanın bölgedeki Rus ve Çin etkisini sınırlama amacı taşıdığını ve Washington’un dış politikada somut bir başarı arayışı içinde olduğunu belirtiyor.
Küba’ya Yönelik Baskı ve Siyasi Gerekçeler
ABD yönetimi, uyguladığı ekonomik yaptırımları ve özel operasyon ihtimallerini Küba hükümeti üzerindeki baskıyı artırmanın ana araçları olarak kullanıyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Havana’daki yönetimi yolsuzluk ve kötü yönetimle suçlayarak ülkenin yaşadığı enerji ve insani krizden doğrudan sorumlu tuttu. Başkan Trump ise Küba’nın kurumsal ve ekonomik anlamda çöküşüne dikkat çekmeye devam ediyor. Ayrıca ABD yargısının eski lider Raul Castro’ya yönelik suçlamaları da bu stratejinin bir parçası olarak öne çıkıyor.
“Donroe Doktrini” ve Bölgesel Hakimiyet Arayışı
Trump yönetimi, Havana’daki rejimin olası bir değişimini önceki başkanların başaramadığı tarihi bir başarı olarak sunmayı hedefliyor. CNN, bu adımları Trump tarafından ortaya atılan “Donroe Doktrini” kapsamında değerlendiriyor. Bu doktrin, geleneksel “Monroe Doktrini” ile Donald Trump isminin birleşimi olup, Batı Yarımküresi’nde ABD hakimiyetini pekiştirmeyi ve Rusya ile Çin’in bölgedeki etkisini kısıtlamayı amaçlıyor.
Dış Politikada Süregelen Başarısızlık Baskısı
Trump yönetiminin karşılaştığı temel problemlerden biri, dış politikada dünya genelindeki Amerikan nüfuzunu yeniden güçlendirdiğine dair kanıtlanabilir başarılardan yoksun olmasıdır. CNN’in analizine göre, İran ile olan gerilimin sonlandırılamaması, Ukrayna’daki çatışmalar ve Gazze Şeridi’ndeki ateşkes planlarının uygulanamaması yönetimin elini zayıflatıyor. Bu durum, Beyaz Saray’ın başka bir alanda hızlı ve görünür bir diplomatik veya askeri başarı elde etme baskısını artırıyor.
Askeri Müdahale Riskleri ve İç Siyasetin Dinamikleri
Olası bir askeri operasyon, Ocak ayında gerçekleşen Venezuela müdahalesine kıyasla daha büyük riskler barındırıyor. Küba’nın eski askeri teçhizatına rağmen, savunma doktrini uyarınca tüm halkın seferber edilmesi ve ABD ordusunun kayıplar verme ihtimali, operasyonel zorlukları beraberinde getiriyor. İç siyasette ise, yeni bir bölgesel çatışmanın Demokratların eleştirilerini artırabileceği ve yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçilerin konumunu zayıflatabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte, ada üzerindeki bir müdahale talebinin ABD’deki Küba kökenli seçmenler arasında güçlü bir karşılık bulduğu belirtiliyor.
Kaynak : Gazeta



