Krakow şehrinde Belediye Başkanı Aleksander Miszalski ve Belediye Meclisi’nin görevden alınması gündemiyle bir halk oylaması düzenlendi. 453 sandıkta gerçekleştirilen referandumun geçerli sayılması için belirlenen yasal katılım barajları, şehrin idari geleceği açısından kritik bir rol oynuyor. Polsat News ve Stan360 için Ogólnopolska Grupa Badawcza (OGB) tarafından yürütülen anket sonuçlarına göre, halkın büyük çoğunluğu görevden alma lehine oy kullanırken, katılım oranlarının yasal sınırların üzerinde olup olmadığı nihai sonuçlarla netleşecek.
Referandum Süreci ve Katılım Şartları
Krakow’daki referandum 453 seçim bölgesinde saat 07:00 ile 21:00 arasında gerçekleştirildi. Sandıkların 412’si sabit bölgelerden oluşurken, 41 sandık ise hastaneler, sosyal yardım evleri ve ceza infaz kurumları gibi özel alanlarda kuruldu. Oylamanın yasal geçerliliği, büyük ölçüde katılım oranına bağlı tutuldu. Belediye başkanı için yapılan oylamanın geçerli olması adına, son yerel seçimlerin ikinci turuna katılan seçmen sayısının en az 3/5’i oranında, yani en az 158 bin 555 kişinin sandığa gitmesi gerekiyordu. Belediye Meclisi için ise bu baraj 179 bin 792 seçmen olarak belirlenmişti.
Sondaş Sonuçları ve Siyasi Yansımalar
OGB tarafından açıklanan “late poll” sonuçlarına göre, referanduma katılım oranı yüzde 31,8 seviyesinde gerçekleşti. Aleksander Miszalski’nin görevden alınmasına destek verenlerin oranı yüzde 97,8, Belediye Meclisi’nin görevden alınmasını isteyenlerin oranı ise yüzde 96 oldu. OGB’den Łukasz Pawłowski, bu oylamanın sadece yerel yönetime değil, aynı zamanda Donald Tusk hükümetine karşı bir duruş sergileyen “sarı kart” niteliğinde olduğuna dikkat çekti. Özellikle PiS ve Grzegorz Braun seçmenlerinin, yerel yönetime değil doğrudan hükümete tepki amacıyla oy kullandığı verilerle vurgulandı.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Krakow Seçim Bürosu temsilciliği, kesin sonuçların 25 Mayıs Pazartesi sabah saatlerinde netleşmesini bekliyor. Eğer sonuçlar anketlerle uyumlu çıkarsa, Aleksander Miszalski ve meclis üyeleri görevden ayrılacak. Bu durumda Başbakan, 90 gün içinde erken seçim kararı alacak ve yeni başkan seçilene kadar kenti yönetecek bir komiser atayacak. Referandumun öncülerinden Jan Hoffman, atanacak komiserin şehir finansmanı ve tartışmalı ulaşım bölgeleri konusunda acil düzenlemeler yapması gerektiği çağrısında bulundu.
Muhalefet ve Belediye Başkanı Arasındaki Anlaşmazlık
Referandum, siyasi gruplardan bağımsız olduğunu beyan eden bir grup vatandaş tarafından başlatılmış; PiS, Konfederacja ve Łukasz Gibała çevreleri tarafından desteklenmişti. Muhalefet, Miszalski’yi şehir borçlarını artırmak, adam kayırmacılık, seçim vaatlerini tutmamak ve ulaşım politikalarında hatalı kararlar almakla suçluyor. Belediye Başkanı Miszalski ise bu girişimi bir “rövanş” olarak nitelendirerek, otopark ücretleri ve kadro yapısı gibi konularda hatalı kararların farkında olduğunu ve düzeltme çalışmalarına başladığını belirtti.
Kaynak : Gazeta



