Polonya Ulusal Savcılığı, 20 Mayıs’ta ifade vermeye çağrılan Telewizja Republika Başkanı Tomasz Sakiewicz’e, soruların çoğuna yanıt vermeyip gazetecilik gizliliğine sığındığı gerekçesiyle 3 bin zloti para cezası verdi. Savcılık, Sakiewicz’in ifade verme işlemi sırasında destekçilerinin binaya zorla girmesi ve güvenlik görevlilerinin talimatlarına uymaması nedeniyle yaşanan olaylarla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Olaylara karışan PiS milletvekilleri ve kanal çalışanlarının eylemlerinin “konut dokunulmazlığını ihlal” kapsamında olup olmadığı inceleniyor.
İfade Sürecinde Yaşanan Usul Tartışmaları
Ulusal Savcılık Sözcüsü Przemysław Nowak, düzenlediği basın toplantısında Sakiewicz’in soruların büyük kısmını cevapsız bıraktığını belirtti. 25 Mayıs Pazartesi günü ise Sakiewicz’e, ifade vermekten asılsız yere kaçındığı gerekçesiyle 3 bin zloti tutarında idari para cezası kesildi.
Savcılık Binasında Arbede ve Soruşturma Hazırlığı
TVN24 muhabiri Patryk Michalski’nin elde ettiği bilgilere göre savcılık, ifade süreci esnasında bina içerisindeki korumalı alana izinsiz giren kişiler hakkında inceleme başlattı. Görüntülerde, göstericilerin Służba Więzienna tarafından korunan kapıları zorladığı ve görevlilerin uyarılarını dikkate almadığı tespit edildi.
Soruşturma kapsamında, Michał Rachoń, Jarosław Olechowski, Adrian Stankowski, Miłosz Kłeczek ve Janusz Życzkowski gibi kanal çalışanlarının yanı sıra Jan Mosiński, Krzysztof Lipiec ve Agnieszka Wojciechowska van Heukelom isimli PiS milletvekillerinin eylemlerinin, konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturup oluşturmadığı araştırılıyor.
Sakiewicz: Savcılık Çağrısı Hukuka Aykırı
Savcılık binasından ayrıldıktan sonra konuşan Tomasz Sakiewicz, yasal olarak atanmış bir savcı tarafından usulüne uygun şekilde çağrıldığı takdirde ifade vermeye hazır olduğunu yineledi. İfade çağrısındaki hukuki eksikliklere dikkat çeken Sakiewicz, “Beni başka bir konu için çağırdılar ancak sorgulamayı farklı bir husus üzerinden yapmak istediler” iddiasında bulundu.
Sakiewicz ayrıca, çağrı metninde Piotr Woźniak’ın imzası bulunmasına rağmen kendisini farklı bir savcının sorgulamaya çalıştığını belirterek, durumu “hukuk bilgisinin çöküşü” olarak nitelendirdi ve bu sistemin sonuna gelindiğini savundu.
Kaynak : Gazeta



