Geçtiğimiz yılki başkanlık seçimlerinin ardından, Karol Nawrocki’nin 7 yaşındaki kızı Kasia’nın seçim akşamındaki görüntülerine yönelik sosyal medyada paylaşılan içerikler hakkında Varşova-Mokotów Bölge Savcılığı tarafından iki kapsamlı soruşturma yürütülüyor. Yaklaşık 30 bin paylaşımın analiz edildiği süreçte, Çocuk Hakları Ombudsmanı’nın da dahil olduğu şikayetler üzerine incelemeler devam ediyor. Yurt dışı kaynaklı platformlardan veri temini için hukuki süreçler başlatılmış olup, bazı şüphelilerin cezai sorumluluk taşıyacağı öngörülüyor.
Seçim Akşamı ve Sosyal Medyadaki Tepkiler
Geçtiğimiz yıl gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunun ardından düzenlenen seçim akşamında, Karol Nawrocki’ye eşi ve o dönem 7 yaşında olan kızı Kasia eşlik etmişti. Küçük kızın etkinlik sırasında sergilediği doğal ve canlı tavırlar, kamuoyunda geniş bir sempatiyle karşılanmış ancak bununla eş zamanlı olarak sosyal medya platformlarında çok sayıda olumsuz yorum ve nefret içerikli paylaşım yapılmıştı.
Konuyla ilgili sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Marta Nawrocka, kelimelerin yaralayıcı etkisine dikkat çekerek, her çocuğun sevgi ve kabul dolu bir dünyada büyümesi gerektiğini vurguladı. Nawrocka, toplumdan çocukları koruma ve onları bu tür durumlardan uzak tutma çağrısında bulundu.
Çocuk Hakları Ombudsmanı’nın Girişimleri
Çocuk Hakları Ombudsmanı Monika Horna-Cieślak da duruma kayıtsız kalmayarak, çocuklara yönelik şiddeti kabul etmediğini ve her çocuğun saygıyı hak ettiğini ifade etti. Horna-Cieślak, Kasia Nawrocka’yı hedef alan hakaret içerikli paylaşım ve videoların ihbar edilmesi çağrısında bulundu.
Soruşturma Süreci ve Teknik Engeller
Varşova-Mokotów Bölge Savcılığı, Kasia Nawrocka’ya yönelik hakaret içerikli paylaşımlar nedeniyle iki büyük soruşturma yürütüyor. Toplamda yaklaşık 30 bin gönderi inceleme altına alınırken, ihbarların birçoğunun ekran görüntüsü veya çıktı olarak sunulması, faillerin tespit edilmesini zorlaştırıyor. Ayrıca, gönderilerin bir kısmı etik dışı olsa da hukuki olarak “hakaret” veya “tehdit” kapsamına girmeyebiliyor.
Savcılık, Facebook ve Instagram gibi platformlardaki hesap sahiplerinin verilerine ulaşabilmek adına Amerika Birleşik Devletleri’ne uluslararası hukuki yardım taleplerinde bulundu. Ancak ABD Anayasası’nın ifade özgürlüğünü güvence altına alan ilk değişikliği nedeniyle, terör tehdidi gibi spesifik durumlar dışındaki taleplerin genellikle reddedildiği bildiriliyor.
Cezai Sorumluluk Beklentisi
TikTok üzerinden yayınlanan bir içerikle ilgili yürütülen soruşturma, kamuya açık bir şekilde suça teşvik şüphesi taşıması nedeniyle “ciddi” olarak nitelendiriliyor ve bu kapsamda Çin’e uluslararası hukuki yardım talebi gönderilmiş durumda. Bazı dosyalar hakkında takipsizlik kararı verilse de, bu kararların bir kısmı mahkemeler tarafından bozuldu.
Varşova Bölge Savcılığı’ndan Savcı Piotr Antoni Skiba, şu an için kimseye resmi bir suçlama yöneltilmediğini ancak elde edilen bulgular ışığında, bazı paylaşım sahiplerinin cezai sorumlulukla karşı karşıya kalmasının beklendiğini belirtti.
Kaynak : Gazeta



