Polonya Kültür ve Ulusal Miras Bakanlığı, düzensiz ve düşük gelire sahip sanatçıların sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesini öngören yasa tasarısını Meclis’e sundu. 18 Haziran Perşembe günü ilk görüşmesi yapılan tasarı, profesyonel sanatçılara “sanatçı statüsü” tanımlayarak, belirli gelir sınırları dahilinde sosyal güvenlik primlerine devlet katkısı sağlamayı hedefliyor. Hükümet kanadı projeyi bir sosyal sorumluluk ve kültür politikası olarak savunurken, muhalefet temsilcileri uygulamanın vergi mükelleflerine ek yük getireceğini ve adaletsiz olduğunu belirterek tasarıya karşı çıkıyor.
Sanatçı Statüsü ve Destek Mekanizması
Kültür Bakanı Marta Cienkowska, yasa tasarısının temel amacının sanatçıların kariyerlerini finanse etmek değil, sosyal güvenlik sürekliliğini sağlamak olduğunu belirtti. Tasarı kapsamında, profesyonel olarak faaliyet gösteren ve belirli bir mesleki birikime sahip sanatçılara beş yıllık, uzatılabilir bir “sanatçı statüsü” verilecek. Bu statü, epizodik veya amatör faaliyetleri değil, geçimini sürekli ve profesyonel olarak sanattan sağlayan bireyleri kapsayacak.
Sistem, sanatçının geliri belirli bir seviyenin altında kaldığında, primlerin asgari ücret seviyesine tamamlanması için devletin doğrudan ZUS’a (Sosyal Sigorta Kurumu) katkı yapmasını öngörüyor. Bakanlık, sistemin yıllık maliyetini 320-380 milyon PLN olarak tahmin ediyor ve desteğin yalnızca ortalama geliri asgari ücretin yüzde 125’ini geçmeyen sanatçılara sağlanacağını vurguluyor.
Siyasi Muhalefet ve Eleştiriler
Konfederacja ve PiS partileri, tasarıya sert tepki göstererek reddedilmesi için resmi başvuruda bulundu. Bartłomiej Pejo, gelir getirmeyen bir faaliyetin “meslek” olarak tanımlanamayacağını ve bunun devlet tarafından sübvanse edilmesinin vergi mükelleflerinin hakkını gasp etmek olduğunu savundu. Yapılan anketlerde kamuoyunun büyük çoğunluğunun bu destek mekanizmasına karşı çıktığına dikkat çekildi.
PiS milletvekili Norbert Kaczmarczyk, diğer sektörlerde çalışan ve düzensiz geliri olan milyonlarca girişimciyi hatırlatarak, devlet bütçesinin bu tür bir finansmana hazır olup olmadığını sorguladı. Ayrıca, sistemin ünlü “ünlülerin” emeklilik primlerini ödemek için kullanılacağı iddiaları muhalefet kanadında geniş yer buldu.
Koalisyon Kanadının Savunması
Hükümet koalisyonu temsilcileri ise tasarının bir “ayrımcılık” değil, toplumsal bir yükümlülük olduğunu ifade etti. Urszula Augustyn, sanatçıların topluma kattığı değerlere vurgu yaparak, çiftçilere veya öğrencilere sunulan devlet desteğinin sanatçılardan esirgenmemesi gerektiğini belirtti. Polonya 2050 milletvekili Michał Gramatyka, muhalefetin sanata yönelik eleştirilerini Çin’deki Kültür Devrimi dönemine atıfta bulunarak sert bir dille eleştirdi.
Sol Parti’den Dorota Olko ise, sanatın piyasa koşullarına her zaman uyum sağlayamayacağını hatırlattı. Olko, günümüzde devletin tarım, madencilik veya öğretmenlik gibi pek çok alanda destek mekanizması uyguladığını belirterek, sanatçılara yönelik bu girişimin diğer sektörlerden farklı tutulmaması gerektiğini savundu.
Kaynak : Gazeta



