18 Haziran Perşembe günü saat 18:00’de başlayan ve Cuma günü sona ermesi planlanan Avrupa Konseyi Zirvesi’nde, AB’nin 2028-2034 mali çerçevesi, küresel ekonomik sınamalar, Orta Doğu’daki durum ve Ukrayna savaşı ele alınıyor. Zirve kapsamında öne çıkan en önemli tartışmalardan biri, Rusya ile yürütülebilecek olası barış görüşmelerinde AB’yi kimin temsil edeceği konusu oldu. Polonya Başbakanı Donald Tusk, Varşova’nın temsil edilmediği formatlarda alınan kararlarla bağlı kalmayacaklarını belirterek net bir tavır sergiledi.
Rusya ile Müzakere Süreci ve Temsiliyet Sorunu
Zirve boyunca tartışılan konulardan biri, Rusya ile gelecekte yapılması muhtemel görüşmelerde Avrupa Birliği’nin nasıl temsil edileceğiydi. RMF FM muhabiri Katarzyna Szymańska-Borginon, Başbakan Donald Tusk’ın, Polonya’nın kendisinin yer almadığı platformlarda alınan kararlarla bağlı hissetmeyeceğini ifade ettiğini aktardı. Bu duruma örnek olarak Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’tan oluşan E3 formatı gösterildi.
Başbakan Tusk, daha önce Luanda’da düzenlenen zirvede de benzer bir tutum sergilemiş, Polonya’nın güvenliğini zayıflatan hiçbir barış planının kabul edilemeyeceğini vurgulamıştı. Tusk, Polonya’nın toprak bütünlüğü ve askeri durumuyla ilgili kararların, ülkenin katılımı olmadan alınamayacağını belirterek, “Hiçbir anlaşma ve hiçbir barış şartı saldırganı ödüllendiremez; Avrupa’yı, Polonya’yı veya Ukrayna’yı zayıflatamaz” ifadelerini kullanmıştı.
Antonio Costa’nın Moskova ile Temasları
Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın Moskova ile kurduğu iletişim, bazı AB liderlerinin eleştirilerine neden oldu. Eleştirilerin odağında görüşmenin içeriğinden ziyade, sürecin yürütülme biçimi ve bunun yaratabileceği siyasi sonuçlar yer aldı. Costa ise Moskova ile somut bir müzakere yürütmediğini, yalnızca olası barış görüşmeleri durumunda AB’nin hazır bulunmasını sağlamak amacıyla iletişim kanallarını açık tuttuğunu savundu.
Ukrayna Savaşında Stratejik Öncelikler
Zirve öncesinde açıklamalarda bulunan Antonio Costa, Ukrayna’nın AB için öncelikli gündem maddesi olmaya devam ettiğini belirtti. Rusya’nın askeri hedeflerine ulaşamadığını ve Ukrayna’nın sahada başarı kazandığını ifade eden Costa, Rusya’nın AB üye devletlerine yönelik “dikkatsiz ve sorumsuz” davranışlarının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Costa, Ukrayna’ya destek vermeye devam ederken Rusya üzerindeki baskıyı artırmayı öngören “çift yönlü yaklaşımın” sonuç verdiğini sözlerine ekledi.
Kaynak : Gazeta