25 Kasım 2025 tarihli Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) kararı, Polonya’nın diğer AB ülkelerinde yasal olarak yapılan eş cinsel evliliklerin hukuki sonuçlarını tanıma yükümlülüğünü açıkça ortaya koyuyor. Avukat Klaudia Rybak, bu kararın Polonya’da oturum izni başvurusunda bulunan yabancılar için ne anlama geldiğini ve sivil kayıtlarındaki teknik engellerin nasıl ortadan kalkacağını açıklıyor. Karar, Polonya’nın eş cinsel evliliği kendi yasalarına dahil etmek zorunda olmamasına rağmen, diğer AB ülkelerinde yasal olarak yapılan evlilikleri tanımakla yükümlü olduğunu belirtiyor.
Polonya’da Eş Cinsel Evliliklerin Yasal Durumu ve ABAD Kararı
Polonya’da bir çiftin Almanya’da evlenmesi ve AB’nin serbest dolaşım hakkını kullanarak orada yaşaması üzerine, Polonya’ya döndüklerinde evliliklerinin ülke kayıtlarına kaydedilmesi reddedilmişti. Reddin gerekçesi, Polonya yasalarında eş cinsel evliliğin tanınmamasıydı. 25 Kasım 2025 tarihli Avrupa Adalet Divanı’nın (C-713/23 sicil numaralı) kararı, Polonya’nın diğer bir AB üye ülkesinde yasal olarak yapılan evlilikleri tanımakla yükümlü olduğunu açıkça belirtiyor. Ancak Divan, Polonya’nın kendi yasalarına eş cinsel evliliği dahil etmek zorunda olmadığını, yalnızca diğer AB ülkelerinde yasal olarak yapılan evlilikleri tanımakla yükümlü olduğunu vurguluyor.
Kararın Oturum İzni Başvurularına Etkisi
Avukat Klaudia Rybak, KBiW Kurpiejewski, Budzewski ve Wspólnicy hukuk bürosundan, kararın pratik etkileri, idarenin bekleyen değişiklikleri ve oturum izni başvurularının nasıl hazırlanması gerektiği konusunda bilgi veriyor. Rybak’a göre, ABAD kararı, özellikle eşlerden biri Polonya veya başka bir AB üye ülkesi vatandaşı, diğeri ise üçüncü bir ülke vatandaşı olduğunda, yabancıların oturum izni başvuruları için önemli sonuçlar doğuracak. Divan, bir üye devletin, aile hayatı hakkını ihlal edecek veya serbest dolaşım hakkını kısıtlayacaksa, başka bir AB ülkesinde yasal olarak yapılan bir evliliğin hukuki sonuçlarını tanımayı reddedemeyeceğini belirtiyor.
İdari Uygulamalarda Olası Belirsizlikler
Rybak, kararın ardından Polonya idari makamlarının, eş cinsel evliliklerin Polonya aile hukukunda öngörülmediği gerekçesini artık kullanamayacağını vurguluyor. Oturum izni başvurularını değerlendiren makamların, her bir vakayı ayrı ayrı değerlendirmesi, ilişkinin gerçek niteliğini, evliliğin yurt dışında yasal olarak yapılıp yapılmadığını ve oturum hakkının reddedilmesinin aile hayatına orantısız bir müdahale oluşturup oluşturmadığını dikkate alması gerekiyor. İdari düzeyde net yönergelerin olmaması nedeniyle benzer davalarda farklı kararlar alınabileceği olasılığına dikkat çekiliyor. Bu durumun, idari uygulamalarda geçici bir süre boyunca tutarsızlıklara yol açabileceği ve nihai olarak idari mahkemelerin kararlarının uygulamayı netleştireceği öngörülüyor.
Sivil Kayıtlarındaki Değişiklikler ve Kanıt Yükü
Sivil kayıtlarındaki değişikliklerin de önemli bir rol oynadığı belirtiliyor. Daha önce, yurt dışındaki evlilik kayıtlarının transkripsiyonu yapılamaması, oturum izni başvurularında sıklıkla bir argüman olarak kullanılıyordu. Makamlar, evliliğin Polonya sivil kayıtlarına kaydedilmediği için yabancıyı RP vatandaşıyla evli olarak kabul etmiyordu. Planlanan değişikliklerin, bu teknik engeli ortadan kaldırmayı amaçladığı ve yurt dışında yapılan eş cinsel evliliklerin de kayda alınmasına olanak tanıyacağı ifade ediliyor. Bu durumun, bu kişilerin idari işlemlerdeki kanıt konumunu önemli ölçüde güçlendireceği belirtiliyor.
Uygulama ve Yorum Farklılıkları
İdari makamların, ulusal ve AB hukukunu uzlaştırması gerektiği ve bunun yorum farklılıklarına yol açabileceği öngörülüyor. Bazı makamların ABAD kararını dar yorumlamaya çalışabileceği, her bir vakayı bireysel olarak değerlendirme ihtiyacını vurgulayabileceği belirtiliyor. Ancak Divan’ın kararının, evliliğin sonuçlarını tanımayı reddetmek için kamu düzeni maddesine otomatik olarak başvurma olasılığını açıkça sınırladığına dikkat çekiliyor. İdari mahkemelerin, uygulamayı birleştirmede kilit rol oynayacağı ve ulusal mevzuatın AB hukukuyla uyumlu bir şekilde nasıl yorumlanması gerektiğine karar vereceği vurgulanıyor. İlk idari mahkeme kararlarının, idari uygulamalar üzerinde önemli bir etkiye sahip olması bekleniyor.
Oturum İzni Başvurusu Yapan Yabancılar İçin Önemli Hususlar
Oturum izni başvurusunda bulunan yabancılar için, sürecin daha da önem kazanacağı belirtiliyor. Bu nedenle, başvurunun ve hukuki argümanların doğru bir şekilde hazırlanması büyük önem taşıyor. Gerekirse, ABAD kararından kaynaklanan standartlara etkili bir şekilde atıfta bulunmak için temyiz yollarının kullanılması öneriliyor.
Kaynak : GazetaPrawna



