Polonya’daki tartışmalı yargı reformu sonucu atanan hakimlerin durumunu değerlendiren Avrupa Birliği Adalet Divanı (AB Adalet Divanı), hakimlerin atanma sürecindeki usulsüzlüklerin tek başına hakimlerin tarafsızlığını ortadan kaldırmayacağını belirtti. Poznań Bölge Mahkemesi’nin yönlendirdiği sorular üzerine karar veren Divan, sürecin ihlal edilmesi durumunda her somut olayın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Karar, Polonya’daki yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Poznań Bölge Mahkemesi’nin Başvurusu
Poznań-Stare Miasto Bölge Mahkemesi, Polonya’da 2017 sonrası Krajowa Rada Sądownictwa (KRS) aracılığıyla atanan hakimlerin statüsünün sorgulanabilir olup olmadığı konusunda AB Adalet Divanı’na ön karar talebinde bulunmuştu. Mahkeme, KRS’nin katılımı ve reddedilen adaylar için etkili bir hukuki yola sahip olunmaması durumunda bu hakimlerin görevden alınmasının gerekip gelmediğini sormuştu.
AB Adalet Divanı’nın Kararı
AB Adalet Divanı, KRS’nin katılımı ve etkili bir itiraz mekanizmasının olmaması durumunun, hakimlerin görevden alınması için tek başına yeterli olmadığını açıkladı. Divan, her bir durumun somut koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Dava Süreci ve Hakimin Savunması
Bir sözleşme uyuşmazlığı davasında, davacı, hakimin 2018 sonrası KRS tarafından atandığını ve bunun statüsünü zedelediğini ileri sürerek hakimin çekilmesini talep etmişti. Hakim, tarafsızlığına şüphe düşürecek bir durum olmadığını ve çekilme gerekçesi bulunmadığını beyan etmişti. Ancak Bölge Mahkemesi, şüpheleri gidermek için AB Adalet Divanı’na başvurmuştu.
Rzecznik Praw Obywatelskich’in (Ombudsman) Görüşü
Polonya Ombudsmanı, KRS tarafından atanan hakimlerin statüsünün kusurlu olduğunu ancak bu durumun kararlarını otomatik olarak geçersiz kılmadığını belirtti. Ombudsman, her bir durumun bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Giżycko Örneği ve Genel Değerlendirme
Divan, daha önce Giżycko’da verilen bir kararda, usulsüz atanan bir hakim tarafından verilen boşanma kararının geçersiz sayıldığını hatırlattı. Ancak AB Adalet Divanı Genel Savcısı Dean Spielmann, bir hakimin KRS tarafından atanmış olmasının, verdiği kararı otomatik olarak geçersiz kılmak için yeterli olmadığını vurguladı. Spielmann, mahkemelerin, atama sürecindeki tüm ilgili faktörleri dikkate alması gerektiğini belirtti.
Geniş Kapsamlı Etki ve Hukuki Güvenlik
Spielmann, Polonya’da yaklaşık 3000 “neo-hakim”in KRS tarafından atandığını hatırlatarak, sadece KRS katılımı nedeniyle hakimlerin çekilmesinin, tüm bu hakimlerin atanmalarının sorgulanmasına yol açabileceğini ve hukuki güvenliği zedeleyeceğini ifade etti.
Tarafsızlık ve Hukuki Koruma Hakkı
Divan, vatandaşların tarafsız bir mahkeme önünde etkili hukuki koruma hakkının, tarafsızlığı ve bağımsızlığı sağlamayan hakimlerin çekilmesini gerektirebileceğini vurguladı. Ancak Polonya Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının bu konuda bir engel teşkil etmeyeceğini belirtti.
Kaynak : Gazeta



