Ab adalet divani polonya yargi reformu kapsaminda atanan hakimleri degerlendirdi 54707

AB Adalet Divanı, Polonya Yargı Reformu Kapsamında Atanan Hakimleri Değerlendirdi

Polonya’daki tartışmalı yargı reformu sonrası atanan hakimlerin statüsüne ilişkin bir davada Avrupa Birliği Adalet Divanı (AB Adalet Divanı) karar açıkladı. Divan, hakimlerin atanmasında Krajowa Rada Sądownictwa’nın (KRS) rolünün ve itiraz hakkının olmaması durumunun, hakimlerin görevden alınması için tek başına yeterli olmadığını belirtti. Karar, bir işletmeci tarafından açılan ve bir hakimin tarafsızlığına yönelik şüpheleri içeren bir davadan kaynaklandı.

Davanın Kökeni ve AB Adalet Divanı’na Başvuru

Poznań-Stare Miasto Bölge Mahkemesi, bir borç ödeme davasında görev alan hakimin atanma sürecindeki usulsüzlükler nedeniyle tarafsızlığının sorgulanması üzerine AB Adalet Divanı’na ön karar talebinde bulunmuştu. İşletmeci, hakimin 2018 sonrası Krajowa Rada Sądownictwa (KRS) tarafından atandığını ve bu durumun hakiminin statüsünü zedelediğini iddia etmişti. Ayrıca, “neosędzi” olarak adlandırılan bu hakimlerin kararlarının bazı hukuk çevreleri tarafından sorgulandığını belirtmişti.

AB Adalet Divanı’nın Kararı: Tek Başına Yeterli Değil

AB Adalet Divanı, KRS’nin hakim atama sürecindeki rolünün ve reddedilen adaylar için etkili bir hukuki yola sahip olunmamasının, hakimin görevden alınması için tek başına yeterli olmadığını hükmetti. Divan, her bir durumun özel koşullarının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Rzecznik Praw Obywatelskich’in (Ombudsman) Görüşü

Dava sürecine dahil olan Rzecznik Praw Obywatelskich (Ombudsman), KRS’nin usulsüz bir şekilde oluşturulması sonucu atanan bir hakimin statüsünün kusurlu olduğunu, ancak bu kusurun ağırlığının bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Giżycka Örneği ve Genel Değerlendirme

Divan, daha önce Giżycka’da verilen bir kararda, “neosędzi” tarafından verilen bir boşanma kararının geçersiz sayılmasına ilişkin bir örneği hatırlattı. Ancak, AB Adalet Divanı Genel Savcısı Dean Spielmann, sadece KRS’nin ataması yapılmış olmasının, verilen kararı geçersiz kılmak için yeterli olmadığını vurguladı.

Geniş Kapsamlı Etkiler ve Hukuki Güvenlik

Spielmann, Polonya’da KRS tarafından yaklaşık 3000 hakimin atandığını (tzw. neosędzi) belirterek, sadece KRS’nin katılımı nedeniyle bir hakimin görevden alınmasının, tüm bu hakimlerin atanmalarının sorgulanmasına yol açabileceğini ve bu durumun hukuki güvenliği ciddi şekilde zedeleyeceğini ifade etti.

Tarafsızlık Hakkı ve Polonya Anayasa Mahkemesi’nin Rolü

Divan, vatandaşların adil yargılanma hakkının, tarafsızlık ve bağımsızlık gereksinimlerini karşılamayan bir hakimin görevden alınmasını gerektirebileceğini vurguladı. Ancak, bu konuda Polonya Anayasa Mahkemesi’nin (TK) kararlarının engelleyici olamayacağını belirtti.

Kaynak : Gazeta

Previous Article

Kolombiya'da Askeri Uçak Kazası: 66 Ölü, Modernizasyon Tartışması

Next Article

Józefów'da Tren Kazası: Yaya Çarpışması Seferleri Etkiledi