Site icon Polonya Haber

ABAD’ın Polonya kararının ardından kopan fırtına. “Meşru yargıçlara ve kararlarına suikast”, “gasp ve kanunsuzluk”.

abad in polonya kararinin ardindan kopan firtina mesru yargiclara ve kararlarina suikast gasp ve kanunsuzluk 30867

Avrupa Adalet Divanı’nın Polonya Anayasa Mahkemesi’ne ilişkin kararı büyük bir tepki uyandırdı. Kimileri Avrupa Adalet Divanı’nın tutumunu desteklerken, kimileri ise ‘TSUE bugün Polonya Cumhuriyeti’nin egemenliğine yönelik bir hukuki saldırı gerçekleştirdi’ ve ‘TSUE’deki siyasi figürler yine Polonya’ya saldırıyor’ diyor.

TSUE Kararı ve Anayasa Mahkemesi’nin Durumu

Avrupa Adalet Divanı (TSUE), perşembe günü Polonya Anayasa Mahkemesi’nin (TK) tarafsız olmadığını ve temel AB hukuk ilkelerini ihlal ettiğini açıkladı. Karar, 14 Temmuz ve 7 Ekim 2021’de TK’nin AB hukuku ile TSUE kararlarının Anayasa’ya uygunluğunu sorgulayan hükümlerini kapsıyor. Avrupa Komisliği, bu konuda 2023’te Polonya aleyhine dava açmıştı. AB yargıçları, TK’nin üç yargıç ve başkan atanmasındaki ciddi usulsüzlükler nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme oluşturmadığına hükmetti. Ayrıca, daha önce TSUE kararlarını görmezden gelme gerekçesiyle, Polonya’nın ortak değerleri saygı göstermekten kaçınmak için anayasal kimliğine başvuramayacağı vurgulandı.

Kararı Destekleyenler: “Anında Tamirat” Çağrısı

Dariusz Joński (KO), “TK’nin anında tamirat gerekiyor” diyerek, Przyłębska’nın atanmasındaki usulsüzlüklerin belirtildiğini ve “PiS’lilerin toplanma vakti” olduğunu savundu. Krzysztof Śmiszek (Lewica), “Varşova’daki Al. Szucha’da neyle karşı karşıya olduğumuzu TSUE net bir şekilde ortaya koydu. Eskiden Anayasa Mahkemesi denirdi, bugün tarafsız, bağımsız değil” diyerek TK’nin acilen onarılması gerektiğini belirtti. Boris Budka (KO), TSUE’nin PiS tarafından yasa dışı ele geçirilen TK’nin Avrupa standartlarına göre bir mahkeme olmadığını doğruladığını ve Savcı Święczkowski’nin toplanması gerektiğini ifade etti. Hükümet Sözcüsü Adam Szłapka, kararı iyimserle karşılayarak “Bu bir seçim değil, bir zorunluluktur” diyerek “hukuk devleti”nin yeniden inşa edileceğini açıkladı. Adalet Bakanı Waldemar Żurek ise, “Karar devleti harekete geçiriyor. Gerçekten bağımsız bir TK’yi birlikte inşa etmeliyiz. Bu devlet ve vatandaşlar için temel bir mesele. Hazırız” dedi.

Kararı Eleştirenler: “Egemenliğe Saldırı” İddiaları

Kamil Zaradkiewicz (yargıç), TSUE kararını “absürt” olarak niteleyerek, AB’nin yetkilerinin üye devletler tarafından belirlendiğini ve TSUE’nin bu konuda söz sahibi olmadığını savundu. Sebastian Kaleta (PiS), “Karar, TSUE’ye göre her dava da onların son sözü olduğu anlamına geliyor. Bu Polonya egemenliğinin açık bir ihlalidir. Polonya’da en yüksek yasa Anayasa’dır, AB’nin bunu değiştireceğine dair hiçbir yetkisi yok” diye ekledi. Eski TK yargıcı Krystyna Pawłowicz, TSUE’nin Polonya egemenliğine ve anayasal düzenine karşı bir hukuki saldırı gerçekleştirdiğini öne sürdü. Krzysztof Szczucki (PiS), TK’nin yenilenmesinin anayasa değişikliğini zorunlu kıldığını ve TSUE’nin bu süreçte bir yetkisi olmadığını belirtti. Eski Başbakan Beata Szydło, “Birkaç AB yargıcının Polonya anayasal sistemi üzerinde durması mümkün değil. TSUE’nin Anayasa’nın üzerinde durmasını isteyenler, Polonya’yı egemenliğinden yoksun kılmayı amaçlıyor” diye konuştu. Janusz Kowalski (PiS) ise, “TSUE’deki cübbeli politikalar yeniden Polonya’ya saldırıyor. Bu saldırı hiçbir hukuki anlam taşımıyor, ancak AB bürokratlarının çaresizliğini gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

Exit mobile version