Amerikan kamu yayıncısı NPR, Jeff Brumfiel’in elde ettiği gizli belgelerle, ABD Enerji Bakanlığı’nın (DoE) nükleer santraller ve reaktörler için güvenlik kurallarında yaptığı radikal değişiklikleri açıkladı. Yüzlerce sayfalık yönergeler birkaç düzine sayfaya indirildi ve kritik güvenlik ilkeleri, özellikle ALARA prensibi kaldırıldı. Değişiklikler, özellikle araştırma ve deneysel reaktörler için geçerli olup, yönetmelikler daha hızlı ve ucuz nükleer enerji projelerine olanak tanımayı hedefliyor.
Trump Yönetimi İçin Gizli Düzenlemeler
Amerikan kamu yayıncısı NPR, Jeff Brumfiel’in elde ettiği gizli belgelerle, ABD Enerji Bakanlığı’nın (DoE) belirli kategorideki nükleer reaktörlerin inşası ve işletimi için iç yönergelerde yaptığı değişiklikleri ortaya koydu. Önceden 1.000 sayfayı aşan yönergeler şimdi yaklaşık 300 sayfaya indirildi. Bu değişiklikler, standart ticari nükleer santralleri değil, DoE’nin denetimindeki araştırma, deney ve nükleer silah üretimi için tasarlanan reaktörleri kapsıyor.
Güvenlik Kurallarında Yapılan Değişiklikler
Temel değişikliklerden biri, ALARA (As Low As Reasonably Achievable) ilkesinin kaldırılması oldu. Bu ilke, santral çalışanları ve toplumun yasal limitlerin altında bile olsa mümkün olan en düşük radyasyona maruz kalmasını hedefliyordu. DoE, endüstrinin “aşırı katı” olarak nitelendirdiği bu kuralı kaldırarak, reaktör korumalarının ince olmasını ve çalışanların daha uzun süreli görevlerini mümkün kıldı. Ayrıca, her kritik güvenlik sistemi için özel mühendisin atanması zorunluluğu da “gereksiz yük” gerekçesiyle kaldırıldı.
Çevre koruma yönergeleri de önemli ölçüde sadeleştirildi. Örneğin, radyoaktif maddelerin kamu kanalizasyonlarına atılması konusunda önceki yasaklayıcı dil, “kaçınılması gerektiği” şeklindeki daha zayıf bir ifadeyle değiştirildi. Biyolojik koruma (hayvan ve bitki örtüsü) gereklilikleri de “teorik olarak mümkünse olumsuz etkileri azaltma” seçeneğiyle zayıflatıldı.
Güvenlik: 500 Sayfa 23 Sayfaya İndirildi
En çarpıcı değişiklik, nükleer tesislerin fiziksel güvenliğiyle ilgili 500 sayfalık yönergelerin 23 sayfaya düşürülmesi oldu. ABD nükleer endüstrisi, uzun süredir terörizm gibi “gerçekçi olmayan” tehditlere yönelik koruma standartlarının “aşırı katı” olduğunu savunuyordu. Union of Concerned Sciences’tan Edwin Lyman, bu değişikliklerin endüstriyi “fiilen serbest bırakacağı” uyarısında bulundu.
Yeni Reaktorlar İçin Aceleci Program
Değişikliklerin tümü, nükleer reaktör tasarımlarını, inşalarını ve işletimini daha hızlı ve ucuz hale getirmek amacıyla yapıldı. Ekspertlere göre bu, saf bir deregülasyon hamlesi olup, en azından endüstri ve mevcut yönetim perspektifinden mevcut standartların “aşırı katı” olduğu varsayımına dayanıyor. Ancak NPR ile konuşan uzmanlar, bu sürecin tamamen gizli yürütülmesinin sisteme olan güveni sarsabileceğini vurguluyor.
Mayıs 2025’te imzalanan bir dizi yönetmelikle, Trump yönetimi DoE’yi üç yeni deneysel reaktörün onaylanması ve 4 Temmuz 2026’ya kadar işletime açılmasını sağlaması talimatını verdi. Bu süreçte, şirketlere finansal destek yerine Advanced Reactor Pilot Program kapsamında idari kolaylıklar sunuldu. 10 şirket seçilirken, DoE ve NRC’de şirketlerle doğrudan iletişim kuracak “concierge” birim oluşturuldu.
ABD, Çin’e Karşı Geride Kalıyor
Advanced Reactor Pilot Programı kapsamındaki tüm projeler, standart reaktörlerden yaklaşık 10 kat daha küçük cihazların inşasını öngörüyor. Bu strateji, 2009’da başlayıp 2024’te tamamlanan Vogtle santralinin milyarlarca dolar aşılan maliyeti ve Westinghouse’un iflas etmesiyle bozulan büyük ölçekli santral inşası güveni üzerine kuruldu. Çin ise Vogtle’de kullanılan tasarımı neredeyse seri üretim seviyesine taşıdı. 2030 yılına kadar Çin’in nükleer enerji üretimi, teknolojiyi geliştiren ve uzun süre hakim olan ABD’yi geçmesi bekleniyor.
ABD’de nükleer reaktör maliyetleri 1960’lardan beri sürekli artarken, Çin hükümet kredileri, standartlaştırma ve seri üretimle maliyetleri düşürmeyi başarıyor. Beyaz Saray, deneysel reaktör programının nükleer endüstrinin yeniden doğuşunu başlatacağını umarken, mevcut kurallar bu hedefin “sunakına” kurban ediliyor. 🚀⚛️
Kaynak : Gazeta