ABD’nin 2018’de uyguladığı yeni yaptırımlar, İran’ı küresel bankacılık sisteminden ayırdı ve ülkenin petrol ihracatını önemli ölçüde kısıtladı. Bu durum, Haziran 2025’te İsrail ile yaşanan savaş maliyetleri ve İran’ın nükleer tesislerine yönelik ABD saldırılarıyla daha da kötüleşti. İran, bu gelişmeler sonucunda hem ekonomik hem de jeopolitik olarak zorlu bir süreçten geçmektedir.
2018’deki ABD Sanksiyonlarının Etkileri
Amerika Birleşik Devletleri’nin 2018 yılında yeniden yürürlüğe koyduğu yaptırımlar, İran’ın küresel bankacılık sistemine erişimini tamamen kesintiye uğrattı. Bu durum, ülkenin uluslararası finansal işlemlerde ciddi zorluklar yaşamasına neden oldu.
Yaptırımların bir diğer önemli etkisi ise İran’ın petrol ihracatının büyük ölçüde azalması oldu. Petrol, ülke ekonomisi için hayati bir gelir kaynağı olduğundan bu kısıtlama İran’ın döviz gelirlerini olumsuz etkiledi.
2025 Gelişmeleri ve Bölgesel Çatışmalar
İran’ın ekonomik zorluklarını artıran diğer faktör, Haziran 2025’te İsrail ile yaşanan savaşın getirdiği yüksek maliyetler oldu. Bu çatışma hem askeri hem de ekonomik olarak İran’a ek yük bindirdi.
Son olarak, İran’ın nükleer tesislerine yönelik ABD tarafından gerçekleştirilen saldırılar da ülkenin durumunu daha karmaşık hale getirdi. Bu gelişmeler bir araya geldiğinde İran, son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşamaktadır.
Kaynak : GazetaPrawna