Donald Trump, ABD ordusunun Hormuz Boğazı’na giren veya çıkan tüm gemileri engelleme sürecini başlatacağını duyurdu. Buna karşılık İran, ABD gemilerinin batırılacağı tehdidinde bulundu ve ABD’nin olası bir kara harekatına karşı binlerce rehine alıp fidye talep edebileceklerini belirtti. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’a giden veya İran’dan gelen gemileri durdurma operasyonuna binlerce asker, 5000 denizci ve deniz piyadesinin katıldığını açıkladı.
Trump’ın Açıklaması ve CENTCOM’un Operasyonu
Donald Trump, 12 Nisan’da Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, Amerikan ordusunun Hormuz Boğazı’na girmeye veya boğazdan çıkmaya çalışan tüm gemileri engelleme sürecini başlatacağını belirtti. Birkaç gün sonra CENTCOM, İran limanlarına doğru giden veya İran’dan ayrılan gemileri durdurma operasyonuna binlerce Amerikan askerinin, aralarında 5000 denizci ve deniz piyadesinin de bulunduğu katıldığını duyurdu. CENTCOM, Çarşamba günü Pazartesi gününden itibaren hiçbir İran gemisinin abluka hattını geçmediğini ve dokuz geminin ABD güçlerinin emriyle geri döndüğünü açıkladı.
İran’dan ABD’ye Tehditler
İran, ABD’ye sert bir yanıt verdi. Korpus Strażników Rewolucji Islamskiej (IRGC) eski komutanı ve Mart ayında Hamenei’nin askeri danışmanı olan Mohsen Rezai, “Gemileriniz füzelerimizle batırılacak. Bay (Donald) Trump, Hormuz Boğazı’nı korumak istiyor. Bu gerçekten sizin göreviniz mi? Bu, Amerika Birleşik Devletleri ordusu gibi güçlü bir ordunun görevi mi?” ifadelerini kullandı. Rezai ayrıca, ABD’nin olası bir kara harekatına karşı binlerce rehine alıp her biri için milyar dolar fidye talep edebileceklerini de belirtti.
İran’ın Savaş Hazırlığı ve ABD ile Uzlaşma İsteği
Rezai, ABD ile ateşkesin uzatılmasına kişisel olarak karşı olduğunu vurguladı. Ancak bu görüşünün özel bir görüş olduğunu belirtti. “Amerikalıların sonsuza kadar sürecek bir savaştan korktuğunun aksine, biz uzun süreli bir savaşa tamamen hazır ve alışkınız” dedi. AFP’nin haberine göre, Rezai, IRGC içinde bile oldukça muhafazakar bir politikacı olarak biliniyor ve 1981-1997 yılları arasında, İran-Irak Savaşı (1980-1988) döneminde de bu kurumun başında bulunmuştu.
Venezuela’daki Durum ve ABD-İran Müzakereleri
Wyborcza.pl’de yayınlanan bir makalede, Venezuela’daki muhalefetin ülkeye demokrasiyi geri getirecek reformlar talep ettiği, ancak ABD’nin ülkeyi bir protektorat gibi gördüğü ve muhalefeti görmezden geldiği belirtildi. Öte yandan, ABD ve İran arasında gerilimin tırmandığı bu dönemde, ABD’nin 28 Şubat’tan bu yana İsrail ile birlikte İran’a karşı yürüttüğü savaşa iki haftalık bir ara verdiğini duyurduğu belirtildi. Wall Street Journal’ın haberine göre, Tahran ve Washington temsilcileri, savaşın sona erdirilmesi konusunda bir sonraki müzakere turuna katılmayı kabul etti, ancak henüz tarih ve yer belirlenmedi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, görüşmelerin gerçekleşmesi halinde Pakistan’da yapılmasının muhtemel olduğunu açıkladı. Hafta sonu yapılan önceki görüşmeler, taraflar arasında bir yakınlaşma sağlamadı.
Hormuz Boğazı Ablukası ve Küresel Etkileri
İsrail ve ABD’nin bombardımanlarına tepki olarak İran, dünya petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hormuz Boğazı’nı abluka altına aldı. Bu abluka, dünya genelinde yakıt fiyatlarında keskin bir artışa neden oldu, özellikle de Basra Körfezi’nden çıkarılan petrolü en çok kullanan Asya ülkeleri etkilendi. Mevcut durumda, Hormuz’daki tanker trafiğinin %70 ila %80 oranında azaldığı tahmin ediliyor.
Kaynak : Gazeta