ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı saldırılar, İran’ın nükleer programını önemli ölçüde engellemeyi amaçlıyor. Saldırılar, İran’ın nükleer silah edinme potansiyelini azaltmak amacıyla gerçekleştirildi. ABD istihbarat kaynaklarına göre, saldırılar İran’ın nükleer silah geliştirme süresini uzatmış olsa da, İran’ın nükleer materyalleri hala güvende ve programın ilerlemesi durdurulmamış durumda. Eski bir ABD istihbarat analisti, son saldırıların İran’ın nükleer programıyla doğrudan ilgili hedeflere yönelik olmadığına dikkat çekiyor.
ABD ve İsrail’in İran’a Yönelik Saldırıları
ABD ve İsrail, 28 Şubat tarihinde İran’a yönelik saldırılar başlattı. ABD Başkanı Donald Trump, bu saldırıların temel amacının İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu belirtti. Reuters haber ajansının bildirdiğine göre, Tahran’ın nükleer programının önemli ölçüde engellenmesi, İran’ın elindeki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imha edilmesini veya kaldırılmasını gerektirebilir.
Saldırıların Nükleer Programa Etkisi
Saldırılar, İran’ın nükleer silah geliştirme sürecini bir miktar yavaşlatabilir. Ancak, ABD ve İsrail’in son saldırıları daha çok İran’daki konvansiyonel askeri hedeflere odaklanmış olsa da, İsrail’in bazı önemli nükleer tesisleri de hedef aldığı belirtiliyor. Geçtiğimiz yıl ABD istihbarat teşkilatları, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum üretimi ve nükleer silah inşa etme kapasitesine 3 ila 6 ay içinde ulaşabileceği sonucuna varmıştı.
Natanz, Fordo ve İsfahan Saldırıları
Haziran 2025’te ABD hava kuvvetlerinin Natanz, Fordo ve İsfahan’daki nükleer komplekslere düzenlediği saldırılar sonrasında, ABD istihbaratının bu süreyi yaklaşık 9-12 aya çıkardığı ifade ediliyor. Saldırılar, üç İran uranyum zenginleştirme tesisini yok etmiş veya ciddi şekilde hasar vermiş olsa da, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), yaklaşık 440 kilogram uranyumun, %60 oranında zenginleştirilmiş halde nerede saklandığını doğrulayamadı.
Analist Değerlendirmesi: Materyal Derinlerde
Eski bir ABD istihbarat analisti olan Eric Brewer, İran’ın nükleer silah inşa etme süresine ilişkin değerlendirmelerin değişmemesinin şaşırtıcı olmadığını belirtiyor. Brewer, son ABD saldırılarının İran’ın nükleer programıyla doğrudan bağlantılı hedeflere yönelik olmadığını vurguluyor. Nuclear Threat Initiative adlı düşünce kuruluşunun nükleer materyal araştırma programı başkan yardımcısı olan Brewer, “Bildiğimiz kadarıyla İran hala tüm nükleer materyallerine sahip. Muhtemelen bu materyaller, Amerikan füzelerinin ulaşamayacağı derin yerlerde bulunuyor.” dedi.
Olası Yeni Operasyonlar
Reuters’ın haberine göre, ABD’li yetkililer son haftalarda İran’ın nükleer çabalarını engellemek amacıyla tehlikeli operasyonlar üzerinde duruyor. Bu seçenekler arasında, zenginleştirilmiş uranyumun ele geçirilmesi için İsfahan’daki tünel kompleksine yönelik kara operasyonları da yer alıyor.
İran’ın Tutumu
İran, nükleer silah edinme çabası içinde olduğuna dair iddiaları sürekli olarak reddediyor. Ancak, aynı zamanda uranyumu sivil kullanımlar için belirlenen seviyelerin çok üzerine çıkararak zenginleştirmeye devam ediyor. ABD istihbarat teşkilatları, Tahran’ın 2003 yılında nükleer silah başlığı geliştirme çalışmalarını durdurduğunu belirtiyor. Ancak, bazı uzmanlar ve İsrail, İran’ın bu programın kilit unsurlarını gizlice koruduğunu iddia ediyor.
Kaynak : Gazeta



