ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmaması halinde İran elektrik santrallerini hedef alabileceği uyarısında bulundu. İran parlamentosu ise bölgedeki kritik altyapının misilleme hedefi olacağını açıkladı. Uzmanlar, Körfez ülkelerinin su kaynaklarının büyük ölçüde arıtma tesislerine bağımlı olduğunu ve olası saldırıların milyonlarca insanı su sıkıntısı riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini belirtiyor. Bölgede artan gerilim, su kaynaklarının güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açtı.
Trump’tan İran’a Ultimatom ve Misilleme Tehditleri
ABD Başkanı Donald Trump, 21 Mart’ta yaptığı açıklamada, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde açmaması halinde İran elektrik santrallerini yok etmekle tehdit etti. Bu sert uyarı, bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdı. İran parlamentosu başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ise, Trump’ın tehdidine karşılık olarak, bölgedeki enerji tesisleri ve arıtma tesisleri dahil olmak üzere kritik altyapının misilleme hedefi olacağını duyurdu.
Körfez’de Su Kaynakları Kritik Eşikte
Arıtma tesislerine yönelik olası bir saldırının önemi, Körfez ülkelerinin dünyanın en az suya sahip bölgelerinden biri olması gerçeğinden kaynaklanıyor. Bu teknoloji olmadan, bölgede yaşayan yaklaşık 100 milyon insanın düzenli olarak içme suyuna erişimi tehlikeye girebilir.
Körfez Ülkelerinin Arıtma Tesislerine Bağımlılığı Yüksek
Katar’ın içme suyu ihtiyacının yaklaşık %99’u, Kuveyt ve Bahreyn’in yaklaşık %90’ı, Umman’ın %86’sı ve Suudi Arabistan’ın yaklaşık %70’i arıtma tesislerinden karşılanıyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) ise bu oran yaklaşık %42.
Bölgede Artan Saldırı Riski ve Su Altyapısına Yönelik İlk Saldırılar
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik bombardımanlarının başlaması (28 Şubat) ve İran’ın Körfez ülkelerindeki hedeflere yönelik misilleme saldırıları sonrasında, su altyapısına yönelik ilk saldırılar kaydedildi. İran, 7 Mart’ta Keşm adasındaki bir tesise ABD’nin düzenlediği saldırının 30 köydeki su dağıtımını aksattığını iddia etti. Ertesi gün Bahreyn, bir drone saldırısı sonucu arıtma tesisinde hasar oluştuğunu bildirdi. Kuveyt ve BAE de su altyapısında küçük çaplı hasarların meydana geldiğini açıkladı.
Arıtma Tesislerinin Konsantrasyonu ve Savunmasızlığı
Bölgede 400’den fazla arıtma tesisi bulunuyor ve bunların çoğu Fars Körfezi kıyısında yer alıyor. Ancak, arıtılan suyun %90’ından fazlası sadece 56 tesisten elde ediliyor. Bu yoğunlaşma ve tesislerin İran’a yakınlığı, arıtma altyapısını füze ve drone saldırılarının etkilerine karşı özellikle savunmasız hale getiriyor.
Olası Bir İnsani ve Ekonomik Kriz
Atlantic Council, arıtma tesislerine yönelik sistematik saldırıların büyük ölçekli bir insani ve ekonomik krize yol açabileceği konusunda uyardı. Uzmanlar, bu tesislerin enerji şebekeleriyle bağlantılı olması nedeniyle, tesislerin zarar görmesinin şehirlerde yaygın elektrik kesintilerine neden olabileceğini vurguluyor.
CIA Raporu: Su Kaynaklarının Hızlıca Tükenmesi
2010 tarihli bir CIA raporunda, kritik altyapının yok edilmesinin Körfez ülkelerinin birkaç gün içinde içme suyunun çoğundan mahrum bırakabileceği ve krizin aylarca sürebileceği belirtiliyor. Su kıtlığının gıda üretimi, otelcilik sektörü ve sanayiyi de olumsuz etkileyeceği ifade ediliyor.
Körfez Ülkelerinin Arıtma Tesislerine Yatırımları
Anadolu Ajansı’nın Mart ayında bildirdiğine göre, Körfez ülkeleri 2006’dan bu yana arıtma altyapısının geliştirilmesi için 53 milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Aynı zamanda, boru hatları ağlarını, büyük depolama tanklarını ve su kaynaklarının güvenliğini sağlamayı amaçlayan planlar hazırladılar. Suudi Arabistan ve BAE en iyi altyapı güvenliğine sahipken, Bahreyn, Katar ve Kuveyt ise minimal rezervlere sahip. BAE’deki su stokları yaklaşık 45 gün yetiyor.
Arıtma Teknolojisi Körfez’in Gelişmesinin Temeli
Su arıtma teknolojisi, Körfez ülkelerinin tatlı su kaynaklarının kıtlığına rağmen modern şehirler ve ekonomiler inşa etmesini mümkün kıldı. Ancak uzmanlar, şu anda en acil ihtiyaçların, anti-drone sistemlerine yatırım yapmak ve yenilenebilir enerjiyle çalışan daha küçük tesisler geliştirerek su üretimini merkeziyetsizleştirmek olduğunu belirtiyorlar.
Hark Adası: Olası Bir Savaşın Merkezi
Fars Körfezi’nin kuzeyindeki küçük bir mercan adası olan Hark, İran’daki savaşın potansiyel bir odak noktası olabilir. İran petrolünün tankercilerle buradan taşındığı ve Teheran yönetiminin temel finans kaynağını oluşturduğu belirtiliyor.
Kaynak : Gazeta