Polonya Adalet Bakanlığı, genel mahkemler yapısı kanununa (u.s.p.) ilişkin taslağın 19 Ocak tarihli üçüncü versiyonunda, cumhurbaşkanlığı kasına yargıcı atama yetkisini tamamen kaldırma kararı aldı. Bu değişiklik, 11 Ocak’ta bakanlığnın söz konusu yetkiyi koruma yönündeki ilk kararıyla zıt nitelikte. Karar, yargı çevrelerinde tartışma ve çelişkili yorumlara neden oldu.
Bakanlık Geri Adı Attı
Polonya Adalet Bakanlığı, genel mahkemler yapısı kanununa (u.s.p.) ilişkin taslağın 19 Ocak tarihli üçüncü versiyonunda, cumhurbaşkanlığı kasına yargıcı atama yetkisini tamamen kaldırdı. Bu karar, bakanlığnın 11 Ocak’ta DGP gazetesine verdiği bilgiyle çelişiyor; o tarihte bakanlık, söz konusu yetkiyi koruma yönünde karar aldığını açıklamıştı. Taslak, Rządowe Centrum Legislacji (Hükûmet Mevzuat Merkezi) sitesinde yayımlandı.
Tartışmalı Uygulama
Uygulama, siyasi makamların başında bulunduğu kurumlarda görev yapan yargıçların, bu süreçte yargı yetkisini kullanamaması ancak yine de tam yargıç maaşı alması nedeniyle eleştiriliyordu. Bu durum, yargıçların yargısal etatlarının bloke olmasına neden oluyordu. Uzun süredir, bu sistemin değiştirilmesi çağrıları yapılıyordu.
Yüksek Mahkeme Başkanı Tepkisi
Bakanlığnın yetkiyi koruma yönündeki ilk kararı, yargı çevrelerinde şaşkınlıkla karşılandı. Taslağın görüşme sürecinde Yüksek Mahkeme Başkanı Małgorzata Manowska, söz konusu yetkinin korunması gerektiğini vurgulamıştı. Cumhurbaşkanlığı kasanın yapısı içinde af başvuruları hazırlama, yargıç atama tekliflerini analiz etme, normatif metinlerin değerlendirilmesi ve hukukun uygulanmasına dair danışmanlık gibi faaliyetler yürüttüğünü belirtmişti. Manowska’ya göre, bu kuruma atanmış yargıçlar, cumhurbaşkanının anayasal yetkileri kapsamındaki kararların, adliyede edinilmiş pratik perspektiften gerçek hukuk analiziyle yapılmasını garanti ediyordu.
Yargıçların Eleştirisi
Bakanlığnın yetkiyi koruma yönündeki kararı, yargı çevrelerinden sert eleştiriler aldı. Wrocław-Krzykowski Bölge Mahkemesi yargıcı Piotr Mgłosiek, bu kararı “tamamen irrasyonel ve çok tutarsız” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanlığı kasına yargıcı atanmasına izin veren düzenlemelerin sürdürülmesine karşı hiçbir mantıklı argüman bulunmadığını belirtti. Mgłosiek, “Bu, hukuk bilgisini gerektiren bir iş olduğu için gerekli görülebilir. Ama aynı argümanı, yargıcı bir belediye işletmesine veya Devlet İş Inspectionu’na atanması için de kullanabiliriz. Bu ise bir saçmalık ve kimse böyle bir tez dillendirmiyor” diye konuştu.
Final Karar
Adalet Bakanlığı (MS), bu eleştirileri dikkate aldı. 22 Ocak’ta yayımlanan taslağın üçüncü ve son versiyonu, cumhurbaşkanlığı kasına yargıcı atama yetkisini tamamen kaldıran düzenlemeyi içeriyor.
Kaynak : GazetaPrawna



