Adalet bakanligi mahkeme baskanlarinin gorevden alinmasi yetkisini ulusal yargi konseyi ne devretmeyi planliyor 52991

Adalet Bakanlığı, Mahkeme Başkanlarının Görevden Alınması Yetkisini Ulusal Yargı Konseyi’ne Devretmeyi Planlıyor

Polonya’da Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yasa tasarısı, mahkeme başkanları ve vekillerinin görevden alınması yetkisini Adalet Bakanlığı’ndan alarak Ulusal Yargı Konseyi’ne (Krajowa Rada Sądownictwa – KRS) devretmeyi öngörüyor. Tasarı, yargının bağımsızlığını güçlendirme ve siyasi etkiden arındırma amacını taşıyor. Bakanlığın, görevden alma sürecini sadece başlatabileceği, nihai kararın ise KRS tarafından verileceği belirtiliyor. Tasarının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (ETPH) daha önceki kararlarını dikkate aldığı vurgulanıyor.

Mahkeme Başkanlarını Kim Görevden Alacak?

Yeni yasa tasarısında, Mahkemeler Kuruluşu Kanunu’nun 27. maddesinde değişiklik yapılması öneriliyor. Mevcut durumda, mahkeme başkanları ve vekillerinin görevden alınması yetkisi Adalet Bakanlığı’na ait. Tasarı, bu yetkinin Ulusal Yargı Konseyi’ne devredilmesini öngörüyor. Bu değişikliğin gerekçesi olarak, yargının bağımsızlığının korunması ve Adalet Bakanlığı’nın yetkilerinin sınırlandırılması gösteriliyor. Tasarının gerekçesinde, “Bu tamamen yeni bir çözüm olup, Adalet Bakanlığı’nın yetkisini, yargının bağımsızlığını ve hakimlerin tarafsızlığını koruyan bir organ lehine sınırlamayı amaçlamaktadır” deniliyor.

Görevden Alma Süreci Nasıl İşleyecek?

Yeni düzenlemeye göre, Adalet Bakanlığı, bir mahkeme başkanı veya vekilinin görevden alınması için Ulusal Yargı Konseyi’ne (KRS) başvuruda bulunacak. Bakanlığın, görevden alma talebinde bulunabileceği üç durum bulunuyor: başkan veya vekilin görevlerini ciddi veya ısrarlı bir şekilde yerine getirmemesi, görevin devamının adalet sisteminin iyiliği ile bağdaşmaması ve başkan veya vekilin istifası.

Bakanlığın Rolü ve Görüş Alma Süreci

Tasarı, Adalet Bakanlığı’nın, görevden alma talebinde bulunmadan önce, ilgili mahkemenin hakimlerinin genel kurulundan görüş almasını öngörüyor. Bakanlık, görüş talebiyle birlikte, görevden alma gerekçelerini de yazılı olarak sunacak. Bakanlık, görüş alma sürecinde, başkan veya vekili görevden de uzaklaştırabileceği belirtiliyor. KRS’nin olumsuz karar vermesi durumunda, uzaklaştırma kararı otomatik olarak sona erecek. KRS’ye başvurunun yapılmaması halinde ise uzaklaştırma kararı üç ay sonra sona erecek.

KRS Kararlarına İtiraz Hakkı

Tasarıda, Ulusal Yargı Konseyi’nin (KRS) kararlarına karşı Yüksek Mahkeme’ye itiraz yolu açık tutuluyor. Bu durumun, görevden alınacak hakimlerin haklarının korunmasını sağlayacağı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (ETPH) daha önceki kararlarında belirtilen sorunların önüne geçileceği vurgulanıyor. ETPH’nin Broda ve Bojara – Polonya davasında, görevden alınan hakimlerin karara karşı yargı yoluna başvurma hakkının ihlal edildiği tespitine atıfta bulunuluyor.

Mahkeme Kurullarının Yapısı Değişiyor

Tasarı, mahkeme kurullarının yapısında da değişiklikler öngörüyor. Daha önceki taslakta, kurulların başkan ve 5 üyeden oluşması planlanmıştı. Ancak yeni taslakta, temyiz mahkemesi kurullarının, temyiz bölgesindeki her bölge mahkemesinden birer temsilci ve her beş bölge mahkemesi için bir temyiz mahkemesi temsilcisinden oluşacağı belirtiliyor. Bölge mahkemesi kurulları ise, bölge mahkemesi başkanı ve her ilçe mahkemesinden birer temsilci ile bölge mahkemesinden her beş ilçe mahkemesi için bir temsilciden oluşacak.

Kaynak : GazetaPrawna

Previous Article

Tek Kullanımlık Elektronik Sigaralara Yasak Yaklaşıyor: Yasa Tasarısı Sağlık Komisyonu'na Sunuldu

Next Article

Yeni Doğanlarda Verem Aşısı Uygulamalarında NFZ Desteği