Akademik öğretmenler sendika temsilcileri ve avukatlar, Yükseköğretim ve Bilim Bakanlığı’na bağlı Disiplin Komisyonu’nda iki yıllık daların çözülememesi ve karar sayısının düşmesi uyarısında bulundu. Bakanlık verileri ise 2021’den bu yana karar artışı gösterdi. Uzmanlar ise işlemlerin uzun sürdüğünü, yeni dava sayısının azalmasına rağmen gecikmelerin sürdüğünü vurguladı.
İddialar ve Veriler
Akademik öğretmenler sendika temsilcileri ile avukatlar, Yükseköğretim ve Bilim Bakanlığı’na bağlı Disiplin Komisyonu’nda karar alamama (paraliż decyzyjny) sorununu giderek daha sık dile getirmektedir. Onlara göre, iki yıl öncesine ait birçok dava hâlâ çözümlenmemiş ve verilen karar sayısı önemli ölçüde azalmıştır. Gazeta Prawna (DGP), bu iddiaları doğrudan kaynaktan teyit etmiştir. Yükseköğretim ve Bilim Bakanlığı’ndan elde edilen veriler ise tam tersini göstermektedir: Yıldan yıla karar sayısı artmaktadır.
Uzun Süren İşlemler
Biten dava sayısındaki artığa rağmen, akademik personelin bir hissiyatı somut verilerle teyit edilmektedir: Yargılamalar çok uzun sürmektedir. Bakanlık, ilk gizli oturumun belirlenmesi için bekleme süresinin bir aydan bir yıla kadar çıkabildiğini kabul etmektedir. Bu uzun bekleme süreci 2021 yılından beri benzer seviyelerde devam etmektedir. Uzmanlar ise paradoksal bir duruma dikkat çekmektedir: Yeni davaların azalmasına rağmen tıkanıklıklar devam etmektedir. 2024’te 42 yeni dava kaydedilirken, 2025’te bu sayı 25’e düşmüştür. Önceki yıllarda bu rakamlar 2023’te 31, 2022’de 27 olarak gerçekleşmiştir.
Gecikme Nedenleri
DGP’nin incelemelerine göre gecikmelerin temel nedeni davaların artan karmaşıklığıdır; bu durum, yargılamaların zamanını titiz bir delil incelemesi zorunluluğuna bağlamaktadır. Bu süre, tanıklık dinlemesi, delil materyalinin ayrıntılı analizi ve gerekirse bilirkişi görevlendirilmesini içermektedir. Belirli durumlarda, Bilim Akademisi Etik Komisyonu’ndan görüş alınması veya davanın ilk derece komisyonuna iade edilmesi kararı gibi ek adımlar, süreci daha da uzatmaktadır. Bu çok aşamalı ve zaman alıcı prosedürler, birçok durumda hızlı bir hüküm çıkmasını imkânsız kılmaktadır.
Disiplin Cezaları
Bakanlık Disiplin Komisyonu, akademik öğretmenin görevlerini veya mesleki onurunu ihlal eden disiplin suçlarıyla ilgili davaları ele almaktadır. Hem şu anki hem de geçmiş yıllarda, incelenen konular arasında ilişkilerle ilgili konular baskındır; bu durum öncelikle öğretmenler arası (mobbing, cinsel taciz, ayrımcılık, kamuoyu eleştirisi) ve öğrencilerle ilişkilerde (kişisel onur ihlali) yaşanan çatışmaları kapsamaktadır. Bunlara ek olarak, derslere gelmeme, alkol etkisiyle çalışma gibi işlevsel görevleri yerine getirmeme, üniversite yönetimindeki usulsüzlükler ve akademik dürüstlük eksikliği (plag, araştırma sonuçlarının sahteciliği) suçlamaları da bulunmaktadır.
İkinci derece organ olarak Komisyon, üniversite komisyonunun kararını aynen koruyabilir, tamamen veya kısmen iptal ederek yeni bir hüküm koyabilir veya davayı yeniden incelemeye geri gönderebilir. Yükseköğretim ve Bilim Kanunu’nda öngörülen ceza katalogu çok geniştir; uyarı ve kınama ile başlayıp, üniversiteden ihraç (bazen yükseköğretimde çalışma yasağıyla birlikte) veya akademik öğretmenlik mesleğini on yıl süreyle yapma hakkından yoksun bırakma gibi çok ağır önlemlere kadar uzanmaktadır. Ancak uygulamada en sık uygulanan cezalar daha hafif olanlar, yani uyarı, kınama ve temel maaşın %10–25 oranında bir aydan iki yıla kadar indirimle birlikte kınama cezasıdır.
Kaynak : GazetaPrawna



