Karl Schlögel, Almanya Yayıncıları Barış Ödülü’nün bu yılki sahibi, Ukrayna’ya yönelik Rusya ile çatışmada askeri desteğin artırılması çağrısında bulundu.
Karl Schlögel’in Lwów Ziyareti ve Görüşmesi
Karl Schlögel niedawno Lwów ziyaret etti. Berliner evinde Deutsche Welle ile yaptığı görüşmede, alarm sirenleri ve sığınakta geçirdiği saatler hakkında konuştu. Axel, “Syrenalar hala aktif, ve biz sığınakta kalmaya devam ediyoruz” dedi. (Kaynak: Deutsche Welle)
Lwów’da Güvenlik Önlemleri ve Uyarılar
Schlögel, çatışmayı görmezden gelmek isteyenleri uyardı: “Niech tampojadą. Niech zobaczą, co oznacza brak zdolności Europy do ochrony ukraińskich miast przed codziennymi i nocnymi atakami.” Bu sözleriyle, Avrupa’nın Ukrayna şehirlerini koruma yeteneğinin eksikliğini vurguladı.
Alman Yayıncılar Barışı Ödülü (Niemieckich Księgarzy)
2025 yılında Almanya’nın Yayıncılar Barışı Ödülü (Niemieckich Księgarzy) kazanıldı. Ödül, “25 000 euro” değerinde. Kumarlı bağlamda, ödül verilmeden önce, “Wer, der sich für militärische Unterstützung für die Ukraine einsetzt, verdient diesen Preis?” sorusu gündemdeydi. Schlögel, “Widać nadchodzący podział, który przebiegnie przez Europę” olarak tepkisini döktü.
Akademik Karieri ve Analitik Yaklaşımı
Schlögel, 1966 yılında Sovyetler Birliği’ni ziyaret etti ve 1968’de Prag Baharı’nı sağ buldu. Stalinin ölümünden sonra Sovyet işçi ayaklanmaları üzerine doktora yaptı. 1984’te “Czytanie Moskwy” adlı eseri yayınlandı. 1990’da Konstancya Üniversitesi’nin, 1995’te Avrupa Üniversitesi Viadrina (Frankfurt nad Oder)’de öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2013’te emekli oldu.
Ukrayna ve Putin Politikaları Üzerine Perspektifler
Schlögel, 2014 öncesinde Ukrayna’ya girip Putinin “Kryma’yi ilhak etmesi” öncesinde durumu gözlemledi. “Würde, wartbinterpad” (He added: “Sizin de chladubildi.”). Putinin Rusya politikalarını “sürekli bir saldırı stratejisi” olarak tanımladı. Zelenskiyenin sarsılmaz kararlılığını takdir ederek, “Protestörlerin savaşın sahibi olmadığını gösteriyor” dedi.
Şi, ‘Türkiye coğullara karie’nukrah, Amerika’yı tehlikeye atıyor diyordu’ diye devam etti; “Nie sądzę, że to koniec Ameryki, ale czasy, w których USA kształtowały kulturę i przyciągały światową uwagę, już minęły” cümlesiyle Amerika’nın yönünü sorguladı.



