Krajowa Rada Sądownictwa teklifiyle Naczelnego Sądu Administracyjna’na atanan Anna Dalkowska, NSA’nın yargıçlığını sorgulaması üzerine TK’ya başvurdu. TK, idari yargıçlar için tarafsızlık testi öngören 5a maddesini iptal etti. Raportör yargıç Stanisław Piotrowicz, testin yargıçları atama sürecindeki kusurlar nedeniyle görevden uzaklaştırma aracına dönüştürebileceğini belirtti. Sędzia Andrzej Zielonacki ise kararı temelsiz olarak niteledi.
Krajowa Rada Sądownictwa’nın mevcut girişimiyle Naczelnego Sądu Administracyjna’ya atanan Anna Dalkowska, NSA’nın 7 Ekim 2024 tarihli kararında (sygn. akt III FSK 605/24) onun bir davada yargıçlık yapma hakkını sorgulamasının ardından TK’ya başvurdu. Bu başvuru, yargıç tarafsızlığı ve bağımsızlığına ilişkin testin uygulanması ve Dalkowska’nın kariyer gidişatına dair açıklamalar—adalet bakanı Zbigniew Ziobry’nin sağ kolu olması ve NSA’ya doğrudan bölge mahkemesinden gelişinin belirtilmesi—yapılarak gerçekleştirildi.
Anna Dalkowska’nın İddiaları
Eski bakan yardımcısı, TK’ya yaptığı başvuruda, idari mahkemelerin yapısı hakkındaki kanunun (p.u.s.a.) 5a maddesini sorguladı. Bu madde, idari yargıçlar üzerinde tarafsızlık testi yapılmasına olanak tanımaktadır. Dalkowska, maddenin anayasanın 178. maddesinin 1. fıkrasına göre yargıç bağımsızlığı ile 179. maddesinde yer alan “yargıçların cumhurbaşkanı tarafından KRS teklifiyle atanması” ilkesiyle çeliştiğini iddia etti.
Anayasa Mahkemesi’nin Kararı
TK, çarşamba günü başvurana hak verdi ve itiraz edilen hükmü anayasaya aykırı buldu. Kararın sözlü gerekçelerini açıklarken, raportör yargıç Stanisław Piotrowicz, 5a maddesinin üç nedenle anayasal olarak kabul edilemez olduğunu belirtti: Birincisi, yargıcın bağımsızlığını sadece atanma süreçlerine dayanarak soyut olarak sorgulamayı mümkün kılar. İkincisi, Krajowa Rada Sądownictwa’nın yargıç atama teklifine ilişkin kesin kararının içeriğini değerlendirmeye olanak tanır. Son olarak, cumhurbaşkanının yargıç atamasına dair kararının incelenmesine zemin hazırlar.
Piotrowicz, itiraz edilen hükmün sistemde kalmasının Mart 2018 sonrası atanan idari yargıçların, resmi statülerine rağmen atanma prosedüründeki iddia edilen kusurlar dolayısıyla fiilen eksik yargıçlara dönüşmesine yol açacağını ifade etti.
Piotrowicz’in Ek Değerlendirmesi
Stanisław Piotrowicz, sadece atanma süreçlerine dair durumlar nedeniyle yargıcın görevden uzaklaştırılmasına izin veren itiraz edilen hükmün, yargıç bağımsızlığına karşı da kullanılabileceğini belirtti.
Andrzej Zielonacki’nin Farklı Görüşü
Karar çoğunluk oyuyla alındı, ayrı görüşü sędzia Andrzej Zielonacki sundu. TK kararını hem usul hem de esas yönünden temelsiz olarak niteledi. Zielonacki, başvurunun TK’ya yaptığı başvuruda yargıçlık görevini yürütme hakkının ihlal edildiğini iddia ettiğini ancak anayasanın böyle bir hakkı kesinlikle içermediğini belirtti.
Kaynak : GazetaPrawna