Avrupa Parlamentosu’ndaki (EP) en büyük grup olan Avrupa Halk Partisi’nin (EPP), aşırı sağ partilerle gizli temasları ve göç politikası konusunda uzlaşması ortaya çıktı. Alman haber ajansı dpa’nın ulaştığı WhatsApp yazışmaları, EPP’nin Avrupa’daki aşırı sağa yönelik oluşturulan “kordon sanitari”yi zayıflattığını gösteriyor. Bu durum, Avrupa siyasetinde yeni ittifaklara ve tartışmalara yol açtı.
EPP’nin Euroscepticlerle Yeniden Anlaşması: Göç Politikası Odağında
Avrupa Halk Partisi (EPP), daha önce taktiksel ortaklıklar düzeyinde görülen işbirliğini bir adım öteye taşıyarak, Avrupa’daki aşırı sağ partilerle doğrudan temas kurdu. Bu temaslar, özellikle Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının yasa dışı şekilde AB’de bulunması durumunda geri gönderilmesini düzenleyen yeni bir düzenleme tasarısı üzerinde yoğunlaştı. Brüksel’in yeni göç politikası, deportasyonların etkinliğini artırmayı hedefliyor; ancak şu anda deportasyon kararlarının yalnızca yüzde 20’sinin uygulandığı belirtiliyor.
AB Dışı “Geri Dönüş Merkezleri” ve Tartışmalı Uygulama
Yeni düzenleme, AB üyesi ülkelerin üçüncü ülkelerle anlaşma yaparak AB toprakları dışında “geri dönüş merkezleri” oluşturulmasına olanak tanıyor. Bu merkezlerde, AB’de kalma hakkı reddedilen ve ülkelerine dönmeleri gereken kişiler tutulacak. Deport edilecek kişinin, geri gönderileceği üçüncü ülke ile herhangi bir bağlantısı olması gerekmiyor; sadece AB sınırını geçmeden önce o ülkenin topraklarından geçmesi yeterli olacak.
EPP’nin Manevrası ve Koalisyonun Tepkisi
EPP’nin, bu düzenlemenin Avrupa Parlamentosu’nun Sivil Özgürlükler, Adalet ve İçişleri Komisyonu (LIBE) tarafından kabul edilmesi için aşırı sağ europarlamentoların desteğine ihtiyaç duyduğu ortaya çıktı. Sosyalistler ve liberaller, geri dönüş merkezleri konseptine karşı çıkarak, EPP ile oluşturdıkları gayri resmi koalisyonun çoğunluğunu korumayı amaçlıyor. Bu koalisyonun temel amacı, aşırı sağ grupları izole etmek ve onların programlarını hayata geçirmelerini engellemek.
Kordon Sanitari Zayıflıyor: AfD ile Müzakereler
Alman haber ajansı dpa’nın haberine göre, EPP politikacılarının WhatsApp üzerinden Alternatif için Almanya (AfD) partisi üyesi Mary Khan ile müzakere ettiği ve hatta Khan’ın sunduğu bir önergeyi kabul ettiği ortaya çıktı. 4 Mart’ta, bu sanal görüşmelerin gerçek dünyaya taşındığı ve EPP, Avrupa Konservatifler ve Reformcular (ECR) ve Avrupa’daki Vatanseverler (PfE) temsilcilerinin katıldığı bir toplantı düzenlendiği bildirildi. 9 Mart’ta LIBE Komisyonu, EPP, ECR, PfE ve ESN oylarıyla düzenlemeyi onayladı.
Weber’e Çağrı: Stratejik Bir İşbirliği mi?
Avrupa Parlamentosu Sosyalistler ve Demokratlar İttifakı (S&D) üyesi René Repasi, Euractiv’e yaptığı açıklamada, “Top şimdi Manfred Weber’in sahasında. EPP’nin aşırı sağ gruplarla işbirliği yapması, stratejik bir politika mı?” diye sordu. Repasi, bu durumun Almanya’daki siyasi yansımalarına da dikkat çekerek, Almanya’da da benzer bir “kordon sanitari” uygulandığını hatırlattı.
Eleştiriler ve EPP’nin Savunması
Yenileme (Renew) grubundan Marie-Agnes Strack-Zimmermann, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Avrupa Parlamentosu’nda demokratik bir merkez oluşturmak, Avrupa’yı zayıflatmaya çalışan güçlerle mümkün değildir. Bir süredir, EPP’nin S&D ve Yenileme gruplarına baskı yaptığını görüyoruz: ya bizim çizgimizi takip edin ya da aşırı sağın desteğini arayın.” ifadelerini kullandı. EPP lideri Weber, iddialara tam olarak yanıt vermekten kaçınarak, WhatsApp grubunun varlığından haberdar olmadığını belirtti.
Kaynak : GazetaPrawna



