Adalet Bakanı Waldemar Żurek, genel mahkemelerin işleyişine ilişkin düzenlemeyi değiştirmeyi savunuyor. Değişikliklerin daha hızlı duruşmalar, daha kısa kuyruklar ve tamamen yasal yargı birimleri tarafından verilen kararlar sağlamasını amaçladığını vurguluyor. Başkanlık İdaresi ise bu yaklaşımlara karşı çıkıyor ve kendi argümanlarını sunuyor.
Yayınlanan Düzenleme
30.09. tarihinde resmi gazetede yayımlanan SLPS (Random Case Assignment) düzenlemesi, mahkemelerdeki dava atama sistemini değiştirmeyi amaçlıyor.
Ministerin Açıklamaları
Adalet Bakanı Waldemar Żurek, yeni düzenlemenin şeffaflığı ve işleyişi hızlandırdığını belirtti; “Yasadışı komitelerle verilen karar riskini ortadan kaldırıyoruz, vatandaşlar davasını bağımsız mahkeme tarafından hızlıca görüceğinin güvenini kazanıyor” sözleriyle açıklama yaptı.
Minsterin vurguladığı gibi, önceki sistemde tüm komiteler rastgele seçiliyordu; bu da mahkemelerin çökmesine yol açmıştı. Bir hakim birden çok panelde görev alırken vatandaşlar yıllarca karar beklemeye zorlanıyordu. Yeni kurala göre SLPS yalnızca referans hakimi atar; kalan komite üyeleri mahkeme kurallarına göre belirlenir.
Ekonomistlerin (Opposition) Kritikleri
OPP sekreter üye Karol Nawrocki ve Hüküm Kurulu Başkanı Zbigniew Bogucki, değişikliklerin mahkemeler üzerindeki kontrolü artıracağını ileri sürdü. Nawrocki, “Bakanın hareketi bağımsızlığı sınayan gerçek bir testtir” diyerek akda, “bölge yasa”nın atlatılmasını talep ediyor, “tüzüğün yasayı alt düzeyde koyma çabası” olarak nitelendirdi.
Anayasal Endişeler
Başkan Karol Nawrocki, Bakan Żurek’in sonrasındaki düzenlemenin anayasa ile çeliştiğini belirtti. “Yasa yerine tüzüğün uygulanması anayasal düzeni, yasama meşruiyetini tehdit ediyor. Sıralar hakedilmesi olan mahkemeler, Cumhuriyet Anayasası ve kanunlara sadık kalmalı” sözleriyle mahkemelerin bağımsızlığını korumayı çağırdı.