“No Kings” sloganıyla düzenlenen kitlesel protestolar, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’nın bazı bölgelerinde yaklaşık 9 milyon kişiyi bir araya getirdi. Minnesota eyaletinde, Amerikan kültürünün sembol isimlerinden Bruce Springsteen, protestoların öncüsü oldu ve Donald Trump’ın politikalarına açıkça karşı çıktı. Gösteriler, göçmen politikaları ve İran’daki gerilimler gibi konulara odaklanırken, katılımcıların büyük bir bölümü geleneksel olarak Cumhuriyetçi olarak bilinen bölgelerden geldi.
Minnesota Protestoları Merkeze Yerleşti
Protestoların merkezi, Bruce Springsteen’in sahne aldığı Minnesota eyaleti oldu. Springsteen, federal ajanlar tarafından öldürülen Renee Good ve Alex Pretti anısına yazılan “Streets of Minneapolis” şarkısını seslendirdi ve toplumsal direnişin önemini vurguladı.
“Sizin gücünüz ve bağlılığınız, bunun hala Amerika olduğunu gösteriyor. Bu tepkisel kabus ve Amerikan şehirlerine yapılan saldırılar sonsuza kadar sürmeyecek.”
Springsteen, Minnesota’daki olayların ülkenin geri kalanı için bir ilham kaynağı olduğunu, özellikle de Göçmenlik ve Gümrük Muhafızları (ICE) operasyonlarına karşı direnişin artmasında etkili olduğunu belirtti.
Göçmen Politikaları ve İran Gerilimi Protestoların Temelinde
Protestoların temelinde, Minnesota ve diğer eyaletlerde ICE tarafından yoğunlaştırılan operasyonlar yatıyor. Bu operasyonlar, çok sayıda gözaltıya ve en az iki kişinin ölümüne yol açtı. [https://www.gazetaprawna.pl/wiadomosci/artykuly/10635427,protesty-przeciwko-ice-w-usa-starcia-w-los-angeles-strajk-w-minneapo.html]
Ayrıca, Trump yönetiminin İran’a yönelik dış politikası da protestoların önemli bir tetikleyicisi oldu. Göstericiler, “bitmeyen savaşlara” ve Orta Doğu’da artan istikrarsızlık riskine karşı çıktılar. Protestolarda, “Rejim değişikliği evde başlar” ve “Kralı devir, palyaço” gibi sloganlar dikkat çekti.
Çatışmalar ve Tepkiler
Protestoların çoğu barışçıl bir şekilde gerçekleşse de, bazı şehirlerde güvenlik güçlerinin müdahalesi oldu. Los Angeles’ta polis, federal bir gözaltı merkezinin yakınında biber gazı kullanırken, Denver’da ise yolun kapatılması üzerine gösteri yasa dışı ilan edildi ve en az dokuz kişi gözaltına alındı. Buna rağmen, protestoların genel atmosferi sakinliğini korudu ve birçok yerde piknikler, konserler ve barışçıl yürüyüşler düzenlendi.
Trump yönetimi ve Cumhuriyetçi Parti temsilcileri, protestoları sert bir şekilde eleştirdi. Beyaz Saray sözcüsü, gösterileri “solcu finans ağları” tarafından desteklendiğini iddia ederek, toplumsal bir tabanının olmadığını öne sürdü. Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesi de olayları “en uç ve gerçeklikten uzak görüşlerin platformu” olarak nitelendirdi.
Küresel Boyutta Direniş
“No Kings” protestoları sadece Amerika Birleşik Devletleri ile sınırlı kalmadı. İtalya, Fransa ve İngiltere gibi birçok ülkede de gösteriler düzenlendi. Roma’da binlerce kişi, Giorgia Meloni hükümetine karşı protesto ederken, Londra’da aşırı sağ ve ırkçılığa karşı sloganlar atıldı. Paris’te ise Fransa’da yaşayan Amerikalılar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bir araya geldi. Protestoların uluslararası boyutu, ABD politikalarının, özellikle silahlı çatışmalar ve göç konularında, ülke sınırlarının ötesindeki toplumsal duyarlılıkları doğrudan etkilediğini gösteriyor.
Kaynak : GazetaPrawna



