Marszałek Sejmu Włodzimierz Czarzasty, Polsat News’e verdiği röportajda, “marszałkowskie weto” olarak bilinen bir kurumun olmadığını belirtti. Aynı zamanda daha önce yaptığı “zararlı projeleri veto edeceğim” yönündeki dikkat çekici açıklamasının altını çizerek bu sözünün mevcut yasal çerçevede nasıl yorumlanması gerektiğini açıkladı.
Temel Açıklama ve Veto İddiası
Sejm Meclisi Başkanı Włodzimierz Czarzasty, Yeni Sol partisinden, “marszałkowskie weto”nun yasal bir kurum olmadığını belirterek, “Anayasayı, Sejm tüzüğünü ve meclis başkanının yetkilerini biliyorum. Böyle bir kurum yok” dedi. Bu ifadeler, 20 Mayıs’ta Polsat News’te verdiği demeçte yer aldı. Czarzasty, açıklamasını popülizme karşı bir protesto olarak nitelendirdi.
Örnek olarak, bütçeye 110 milyar zloty maliyeti olacağını iddia ettiği VAT indirimini içeren yasa tasarılarını verdi. “Sayın Başkan, bu 110 milyar zlotyyı sağlık hizmetlerinden, hastanelerden mi alacağız? Sosyal yardımlardan mı? Silah alımlarını mı 110 milyar zloty azaltacağız? Bunu belirtin” diye sordu. Czarzasty, bu projelerin “hiçbir açıdan uygulanabilir olmadığını” savundu.
Veto Uygulama Planı
Czarzasty, 17 Mayıs’taki konuşmasında, “popülizme ve düzenleyici kuralları bozmaya hizmet eden zararlı yasal tasarılar” konusunda “marszałkowskie weto” kullanacağını duyurdu. Tasarıların gerçek finansman kaynaklarını olup olmadığını, sadece siyasi oyun ve vatandaşları kutuplaştırmaya hizmet edip etmediğini denetleyeceğini vurguladı.
Meclis’te “tüm makul tasarıların” görüşüleceğini belirterek, “Nesnelere ciddiyet, sorumluluk, sükunet ve öngörülebilirlik bekleyin. Tüm milletvekilleriyle işbirliği yapacağım” şeklinde konuştu.
Eleştiriler ve Anayasal Endişeler
Czarzasty’nin vetoyu tehdit olarak nitelendirmesi, eski Başbakan ve SLD eski lideri Leszek Miller tarafından sertçe eleştirildi. Miller, X platformunda, “Bu şekilde meclis başkanı, milletvekillerinin anayasal olarak yasaları kabul etme hakkını keyfi olarak elinden alıyor” dedi. Bir yasa tasarısı, ilk okumada reddedilmediği veya komisyona gönderilmediği sürece, meclis başkanının maliyet gerekçesiyle engelleme yetkisinin olmadığını savundu.