Angela Merkel, geçmişteki başarısızlıklarından ders çıkarmamış. Yeni bir müzakere formatının, Putin’in Ukrayna’ya karşı geliştirdiği savaşı önleyebileceği önerisiyle, eski kancler yalnızca kendini alay konusu etmiş – ‘Die Welt’ gazetesine göre.
Merkel’in Mülakatı ve Rusya Politikası
Die Welt, Angela Merkel’in geçtiğimiz hafta yaptığı açık sözlü mülakatı, Almanya’nın son yirmi yıldır Rusya ile yürüttüğü politikada “katastrofik bir hata” olarak yorumladı. Mülakatta, Merkel’in Rusya’a karşı yaklaşımını “cahdetsiz arıza” ve “otoriter tutum” olarak tasvir ediyordu.
“Bajk” Çevresi ve Nord Stream Eleştirisi
Konservatif çevrelerde yayılan anlatıya göre, Merkel’in koalisyonu dağıtma riski taşıdığı için Nord Stream gibi Rusya’ya bağımlılığı artıran projelere karşı harekete geçemedi. Bu yorum, Merkel’in Rusya’ya karşı “her şeyden önce ittifak” anlayışını öne çıkardı.
Almanya’nın Rusya Bağımlılığı
2008 NİTO zirvesinde, Merkel Almanya ve Fransa’nın Gürcistan ve Ukrayna’nın NATO’ya katılmasını engellemesinde belirleyici rol oynadı. Bu durum, iki ülkeyi Rusya’nın ve NATO’nun saldırgan merkezleri arasında bıraktı. 2011’de Almanya’nın nükleer enerjiden vazgeçmesi, Gaz Modeliyle Rusya’ya bağımlılığı artırdı. 2014’te Ukrayna’ya yönelik saldırı sonrasında da Almanya, Nord Stream projesini sürdürdü ve hatta geniş let. Donald Trump dönemiyle birlikte ABD’nin eleştirisine rağmen proje devam etti.
Sorumluluk ve Sonuç
Merkel, Avrupa Birliği içinde uzun yıllar önderlik yaptı ve Rusya’ya karşı “yüksek talepler” öne sürmeyi seçmedi. Bunun sonucunda, Moskova 2022 şiddetinden önce Avrupa’nın Rusya’ya “normalliğe dönme” taleplerini bir tehdit olarak gördü. Die Welt’teki yorum, Merkel’in Almanya’nın Rusya ile ilişkilerini “mutlaka yeniden belirtmesi” gerektiğini öne sürdü. Ünlü gazetecilik yayın organları, bu dönemdeki politikaların Rusya’nın 2022’deki saldırısına zemin hazırladığını belirtiyor.



