Gdansk İdare Mahkemesi, doktora tezi inceleme raporlarının kamu bilgisi olduğuna hükmetti. Bu karar üzerine Gdansk Üniversitesi Rektörlüğü, Karol Nawrocki’nin tezi incelemelerini Watchdog Polonya Derneği’ne açıkladı. Dokümanlar daha sonra dernek tarafından kamuoyuna duyuruldu.
Dava Süreci ve Argümanlar
Söz konusu belgelerle ilgili anlaşmazlık aylardır devam ediyor ve geçen yılki başkanlık seçim kampanyasıyla doğrudan ilişkili. Watchdog Polonya Derneği, Gdansk Üniversitesi’nden Karol Nawrocki’nin “1976–1989 Yılları Elbląg Voyvodalığı’nda Komünist İktidara Sosyal Direniş” adlı doktora tezinin inceleme raporlarının açıklanmasını talep etti. Benzer dokümanları daha önce Krakov avukat Dr. Piotr Cybula, Ulusal Arşiv Varlığı ve Arşivler Yasası kapsamında elde etmişti.
Üniversite başlangıçta Watchdog Derneği’nin talebini reddetti. Doktora teziyle ilgili materyallerin Ulusal Arşiv Varlığı ve Arşivler Yasası’nın tanımına göre arşiv niteliğinde olduğu gerekçesiyle, başvurunun özel bir amaçla desteklenmesi gerektiğini savundu.
Mahkemenin Kararı
Dernek bu tutumu mesnetsiz buldu ve rektörlüğün ihmali nedeniyle dava açtı. Doktora tezi incelemelerinin üniversitenin kamu faaliyetleri ile akademik unvan verme sürecine ilişkin olduğunu belirterek, bunların kamu bilgisi tanımına girdiğini ve Kamu Bilgisi Erişimi Yasası çerçevesinde ek bir ilgi gösterilmeden açıklanması gerektiğini vurguladı.
Gdansk İdare Mahkemesi (İş No: III SAB/Gd 446/25) bu argümanları benimsedi. Kararında, devlet arşivlerine erişim ile yükseköğretim kurumlarının arşivlerine erişim ilkelerini net bir şekilde ayırdı.
Kararın Sonuçları ve Önemi
Mahkeme kararının açıklanmasının ardından Gdansk Üniversitesi Rektörlüğü, her iki inceleme raporunu da Kamu Bilgisi Erişimi Yasası kapsamında açıklamaya karar verdi. Dokümanlar Watchdog Derneği’ne teslim edildi ve dernek tarafından internet sitesinde yayımlandı.
Karar, tekil bir olayın ötesinde önem taşıyor. Akademik unvan verme süreçleriyle ilgili dokümanların – doktora tezi incelemelerinin dâhil olduğu – kamu kurumlarının faaliyetlerine ilişkinse şeffaflık ilkesi tabi tutulduğunu teyit ediyor. Bu, ülke genelindeki tüm yükseköğretim kurumları ve bu tür belgelere erişim talep edenler için önemli bir işaret niteliğinde.
İnceleme Detayları
Karol Nawrocki’nin doktora tezinden bir inceleyici, Kardinal Stefan Wyszyński Üniversitesi’nden siyaset bilimci ve tarihçi Prof. Antoni Dudek’ti. Kamuoyu tartışmalarında Nawrocki’ye yönelik eleştirileriyle bilinen Dudek’in incelemesi 2013 tarihli.
Prof. Dudek incelemesinde çalışmadaki hataları ve tutarsızlıklarını belirtti ancak tezin genel değerlendirmesi net bir şekilde olumluydu. İncelemenin sonuç bölümünde şu satırları kaleme aldı: “Tez, doktora tezlerine konul tüm biçimsel ve özsel gereksinimleri karşılamaktadır.”
Bu ifadeler, Nawrocki kişisi ve faaliyetleriyle ilgili sonraki kamuoyu tartışmaları bağlamında özel bir önem taşıyor. Gösterilen eksikliklere rağmen, inceleyicinin çalışmanın doktora tezi gereksinimlerini tam olarak karşıladığını kabul ettiğini ortaya koyuyor.
Şeffaflık Tartışmasına Yansıma
Gdansk İdare Mahkemesi’nin kararıyla sonuçlanan süreç, kamu kurumlarının şeffaflığı üzerine geniş bir tartışmanın parçası. Sivil toplum kuruluşları yıllardır, üniversitelerin kamu görevlerini yerine getirme süreçlerinde üretilen dokümanların da kamu bilgisine erişim kapsamında olduğunu vurguluyor.
Bu bağlamda mahkeme kararı ve Gdansk Üniversitesi’nin sonrasındaki tepkisi önemli bir emsal oluşturuyor. Doktora ve doçentlik süreçlerinin gidişatına ilişkin bilgi edinimini kolaylaştırırken, bilimin kalitesi için önemli olan bu süreçler üzerinde toplumsal denetimi güçlendiriyor.
Kaynak : GazetaPrawna