Grönland etrafında gerilim artıyor. Donald Trump’ın son girişimleri, Grönland’ı ele geçirme planlarından vazgeçmeyeceğinin açık bir göstergesi. ‘Uluslararası hukuku ve sınırların dokunulmazlığı ilkesini savunmalıyız’ diye yorumladı Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski.
Trump’ın Grönland Açıklaması
ABD Başkanı Donald Trump, 21 Aralık’ta Louisiana Valisi Jeff Landry’i Grönland için özel temsilci olarak atadı. 22 Aralık’ta düzenlediği basın toplantısında Grönland’ın ABD için gerekli olduğunu belirtti. “Mineraller veya petrol için değil, ulusal güvenlik için onu almalıyız” diyen Trump, “Günler boyunca kıyıları izledim. Rus ve Çin gemileri her yerde görülüyor” ifadelerini kullandı.
Danimarka ve Polonya’dan Tepki
Trump’ın açıklamaları, Grönland’ın Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olduğu gerçeğini göz ardı etti. Danimarka’yı eleştiren Trump, “Danimarka orada hiçbir harcam yapmıyor, askeri savunması yok. 300 yıl önce bir tekneyle oradaydılar” iddiasında bulundu. Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, “Tabii ki Polonya, müttefik Krallık Danimarka’nın toprak bütünlüğünü destekliyor. Politik bölünmeler ne olursa olsun, uluslararası hukuk ve sınırların dokunulmazlık ilkesini savunmalıyız” yanıtını verdi.
Grönland Halkının Tercihi
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, 23 Aralık’ta halkın kararını açıkladı. Du gazetesi “Berlingske” için yapılan anket sonuçlarına göre, Grönlandlıların %85’i ABD’ye katılmak istemediğini belirtti. Nielsen, “Biz uzun bir geçmişe, zengin bir kültüre ve dinamik bir demokrasiye sahip bir ulusuz. Kendi topraklarımız ve geleceğimizden sorumluyuz. Toplumsal bütünlüğümüz ve kendi kendini yönetme hakkımız uluslararası hukukla güvence altındadır ve görmezden gelinemez” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Hukuki Durum
Grönland, 1953’ten beri Danimarka Krallığı’nın özerk bir parçası durumunda. Uluslararası toplumda toprak bütünlüğü ilkesi kabul görmektedir. Trump’ın talepleri, Danimarka ve Grönland yetkilileri tarafından açıkça reddedilmiştir. ABD’nin Grönland üzerindeki fiili kontrol sağlama girişimlerinin hukuki sonuçları henüz belirsizdir.



