Nükleer uçak gemisi USS Gerald R. Ford, Venezuela yakınlarında toplanan kuvvetlere katıldı. Pentagon, bu ülkeye yönelik kısıtlı bir saldırı düzenleyerek Nicolás Maduro’yu devirmeye çalışabilir.
Hastır Geminin Gücü ve Hareketi
USS Gerald R. Ford, yaklaşık 75 uçak ve helikopter taşıyor. Bu miktar, Venezüella ordusunun gerçeklikle gösterebileceğinden çok daha büyük. Gemiyi üç destroyer, bir atom denekaltısı ve bir ikmal gemisi refakat ediyor. Bu grup, en az onlarca Tomahawk füzesi ateşleme kapasitesine sahip. Bölgedeki mevcut güçlerle birleşince, bu potansiyel Venezüella hava sahasını ele geçirmek ve seçili hedefleri bombalamak için yeterli. Sadece Beyaz Saray’ın bir kararı kalmış durumda.
Gemi, Ekim sonunda Venezüella’ya gitmek için Hırvatistan açıklarındaki Adriyatik’ten hareket etti. Kasım başında Cebelitarık Boğazı’nı geçti, Fas açıklarında seyahatini aniden durdurdu, ardından yeniden başlayarak 11 Kasım’da resmen ABD Güney Komutanlığı’na geçti.
Bölgedeki Askeri Varlık
Karayipler’de üç büyük çıkarma gemisi ile yaklaşık 2.500 kişilik Deniz Piyadesi birliği, bir kruvazör, iki destroyer ve ikmal birlikleri bulunuyor. Porto Riko’daki üslerde bir F-35 filosu, keşif uçakları ve İHA’lar konuşlandırıldı. Son bir ay içinde, C-17 ağır nakliye uçakları düzenli olarak adaya iniş yapıyor. Bu durum, olası bir operasyon için lojistik hazırlığın ciddi boyutlarda olduğunu gösteriyor. Portoryko, gerektiğinde ABD’den ek hava kuvvetleri aktarabilecek şekilde hazırlandı.
Bağımsız ve kesin tahmin edilemeyen bir güç de ABD stratejik havacılığıdır. Bombardıman uçakları, keşif uçakları ve uçak tankerleri, her an ABD üslerinden kalkarak Venezüella’ya saldırabilir.
Resmi Açıklamalar ve Eleştiriler
Beyaz Saray, harekâtın tamamen uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleyle ilgili olduğunu savunuyor. Küçük tekneleri haber vermeden (uzmanlara göre yasadışı) gerçekleştirilen hava saldırılarında, mürettebatın tamamı öldürülüyor. Pentagon’a göre hedefler kaçakçılık yapan gemiler ve ABD bunları “uyuşturucu kartelleriyle savaş” kapsamında vuruyor. Eylülden bu yana 75 kişi öldürüldü.
Bu saldırılar büyük tartışma yarattı. ABD’nin en yakın müttefiki olan ve yıllardır istihbarat işbirliği yapan Büyük Britanya, kaçakçı seferleri hakkında bilgi akışını durdurdu. Hollanda da resmi açıklamayla benzer adım attı. Bu tepkiler, operasyonun uluslararası geçerliliği konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor.
Siyasi Hedefler ve Stratejiler
Beyaz Saray’ın masasında iki seçenek var: Dışişleri Bakanı Marco Rubi’nin öncülük ettiği askeri müdahale veya Richard Grenell’in yürüttüğü diplomatik süreç. Grenell, bu yıl en az iki kez Maduro temsilcileriyle görüşerek çatışmasız çözüm aradı. Her iki yolun da sonucu aynı: Sosyalist diktatör Maduro gitmeli, iktidar ABD’ye demokratik muhalefete geçmelidir.
Asıl amaç, Venezüella’daki ABD etkisini yeniden kazanmak. Ülkenin zengin petrol ve doğal kaynakları, 30 milyon kişilik pazar potansiyeli ile Monroe Doktrini’nden esinlenen bir strateji izleniyor. Trump yönetimi, bölgedeki diğer güçlerin (örneğin Çin’in Panama’ya etkisi, Danimarka’ya karşı Grönland planı) engellenmesini hedefliyor. Venezüella bu stratejinin bir parçası.



