Site icon Polonya Haber

EİHM, İspanyol Gazetesinin Radicalizasyon Haberi Sonrası İsimleri Geçen Eğitimcilerin Davasında Karar Verdi

ei hm i spanyol gazetesinin radicalizasyon haberi sonrasi i simleri gecen egitimcilerin davasinda karar verdi 44364

Tafzi El Hadri ve El Idrissi Mouch, Barselona’daki bir gençlik merkezinde sosyal eğitimciler olarak çalışmaktaydılar. Eylül 2011’de popüler ulusal gazete ABC, “Gençlik Merkezleri, Temelciliğin Yuvaları” başlıklı bir makale yayımlayarak başvurucuların adlarını ve çalıştıkları merkeze atıfta bulundu. Başvurucular, gazete aleyhine açtıkları iftira davasının 2022’de reddedilmesi üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (EİHM) başvurarak, özel hayatlarının ihlal edildiğini ve mahkemenin basın özgürlüğü ile iftira korumu arasında denge kurmadığını iddia ettiler. EİHM, başvuruyu 8 Ocak 2026’da karara bağladı.

Davanın Temel Olayları

Başvurucular Tafzi El Hadri ve El Idrissi Mouch, Barselona’daki bir gençlik merkezinde sosyal eğitimciler olarak görev yapıyordu. Eylül 2011’de, ülke genelinde yaygın olan ABC gazetesi hem dijital hem de basılı versiyonunda, radikalleşen gençler üzerine bir makale yayımladı. Makale, “Gençlik Merkezleri, Temelciliğin Yuvaları” başlığını taşıyordu ve başvurucuların çalıştığı merkeze, adlarıyla birlikte atıfta bulundu.

Yasal Süreç ve Başvuru Nedeni

Gazetede yer alan bu içerik sonucunda başvurucular, iftira nedeniyle sivil tazminat davası açtılar. Ancak, İspanyol mahkemeleri tarafından 2022 yılında bu dava reddedildi. Bunun üzerine başvurucular, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (EİHM) 7557/23 numaralı başvuruda bulundular. Başvurucular, İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özel ve aile yaşamının gizliliğini koruma hakkını düzenleyen 8. maddesini temel alarak, ulusal mahkemelerin iftira korumu ile basın özgürlüğü arasında yeterli denge sağlamadığını savundular.

Başvurucuların Açıklamaları

Başvurucular, spesifik olarak makalenin yazarının yayımlamadan önce gerçekleri titizlikle kontrol etmediğini belirttiler. Ayrıca, İspanyol mahkemelerinin yayının başvurucuların mesleki yaşamlarına olumsuz etkisini ve İslamofobi yanlısı tutumları güçlendirme potansiyelini dikkate almadığını iddia ettiler. Bu nedenle, devletin onlara etkili bir hukuki koruma sağlamadığı sonucuna vararak özel hayat haklarının ihlal edildiğini öne sürdüler.

Kaynak : GazetaPrawna

Exit mobile version