ABD’li bilim insanlarının gerçekleştirdiği yeni bir araştırma, popüler yapay tatlandırıcı eritritolün beyin damarlarının işleyişini etkileyebileceğini gösteriyor. Çalışma, bir porsiyon “sıfır şeker” içecekte bulunan eritritol miktarına eşdeğer dozlarda yapılan testlerde, damar fonksiyonlarında değişiklikler tespit etti. Bu bulgular, daha önce yapılan ve eritritolü kalp krizi ve felç riskiyle ilişkilendiren epidemiyolojik çalışmalara bir mekanizma sunuyor. Araştırmacılar, bu sonuçların henüz insanlarda zararlılık kanıtı olmadığını, ancak dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
Eritritol ve Beyin Damarları Arasındaki Bağlantı
“Sıfır şeker” olarak pazarlanan ürünler, şekerli içecek ve atıştırmalıklara daha sağlıklı bir alternatif olarak sunuluyor. Ancak, 2025 yılında Journal of Applied Physiology dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, bu durumun göründüğü kadar basit olmadığını ortaya koyuyor. Araştırma, eritritolün beyin damarlarındaki hücrelerin fonksiyonunu olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor.
Laboratuvar Ortamında Yapılan Testler
Araştırmacılar, in vitro (laboratuvar ortamında) bir model kullanarak eritritolün beyin damarı hücreleri üzerindeki etkilerini inceledi. Uygulanan doz, bir porsiyon “sıfır şeker” içecekte bulunan eritritol miktarına (yaklaşık 30 gram) karşılık geliyordu. Bu, aşırı dozlarda test yapılmadığı, aksine günlük diyette karşılaşılabilecek gerçekçi bir seviyenin kullanıldığı anlamına geliyor.
Eritritolün Damar Fonksiyonları Üzerindeki Dört Etkisi
Araştırma, eritritolün damar fonksiyonlarında dört önemli değişikliğe neden olduğunu gösteriyor. Bu değişiklikler, tıbbi literatürde felç riskiyle ilişkilendirilen faktörler olarak biliniyor:
Damarların genişleme kapasitesinin azalması
Bu durum, tıbbi açıdan bakıldığında inme riskini artırabilecek bir süreçtir.
Eritritolün Damar Fonksiyonlarını Nasıl Etkilediği
Beyin damarları, kan akışını hassas bir şekilde düzenleyen bir sisteme sahiptir. Bu dengenin herhangi bir bozulması ciddi sonuçlara yol açabilir. Araştırmada, eritritolün bu sistemde üç temel soruna neden olduğu gözlemlendi. Bu sorunlar, kalp-damar hastalıkları ve felç bağlamında iyi bilinen mekanizmalarla ilişkilidir. Araştırma, eritritolün bu mekanizmaları etkileyebileceğini gösteriyor.
Günlük Bir Kutu Yeterli Mi? Test Edilen Eritritol Dozu
Araştırmanın en dikkat çekici noktalarından biri, etkilerin bir porsiyon “sıfır şeker” üründe bulunan eritritol miktarına karşılık gelen bir dozda gözlemlenmiş olmasıdır. Bu, her birey için otomatik bir tehlike anlamına gelmez, ancak düzenli tüketimin (günde birkaç porsiyon) gözlemlenen etkileri potansiyel olarak artırabileceğini gösteriyor. Bu durum, özellikle diyetlerinde “sıfır” ürünleri sıkça tercih eden kişiler (örneğin, kilo verme diyetinde olanlar veya diyabet hastaları) için önemlidir.
Daha Önceki Çalışmalarla Uyum
Bu yeni araştırma, daha geniş bir bilimsel eğilime uyuyor. Daha önceki çalışmalar, kandaki daha yüksek eritritol seviyelerinin kalp krizi ve felç riskiyle ilişkili olduğunu göstermişti. Epidemiyolojik araştırmalar (büyük insan grupları üzerinde yapılan çalışmalar) bir korelasyon olduğunu ortaya koymuştu, ancak bu mekanizmayı açıklayamıyordu. Bu çalışma, bu mekanizmanın nasıl işleyebileceğine dair bir fikir sunuyor.
Eritritol Zararlı Mı? Araştırmanın Sınırlamaları ve Bildiklerimiz
Araştırmanın bazı önemli sınırlamaları olduğunu unutmamak gerekiyor. Çalışma, hücreler üzerinde yapıldığı için, sonuçların doğrudan insanlarda aynı şekilde geçerli olup olmadığını söylemek mümkün değil. Bu, eritritolün “felce neden olduğu” veya ilgili mekanizmaları etkilediği anlamına gelmez. Bu ayrım büyük önem taşıyor.
Eritritol Nerede Bulunur? “Fit” ve “Sıfır” Ürünlerdeki Yaygın Kullanımı
Eritritol, günümüzde en sık kullanılan yapay tatlandırıcılardan biridir. Birçok “fit” ve “sıfır” üründe bulunur. Sıkça karşılaşılan bazı isimler şunlardır:
E968
Birçok kişi için günlük bir bileşen olması, bu tür araştırmaların büyük ilgi uyandırmasına neden oluyor.
Eritritol Tüketimi İçin Sağlık Kuruluşlarının Tavsiyeleri
Durum şu anda karmaşıktır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2023 yılında yapay tatlandırıcıların kilo kontrolü için bir araç olarak kullanılmasını önermemiştir. Uzun vadeli fayda sağlamayabileceğini ve potansiyel sağlık riskleri taşıyabileceğini belirtmiştir, ancak eritritolü yasaklamamış veya belirli bir tüketim limiti belirlememiştir. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), eritritolü güvenli bir gıda katkı maddesi (E968) olarak kabul eder ve düşük toksisitesi nedeniyle kesin bir günlük limit (ADI) belirlememiştir. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ise eritritolü “Genel Olarak Güvenli Olarak Tanınan” (GRAS) bir madde olarak sınıflandırır ve gıdalarda kullanımına izin verir.
Sonuç olarak, eritritolün mevcut normlarda güvenli olduğu kabul edilmektedir, ancak potansiyel riskleri gösteren araştırma sayısı artmaktadır. Artık daha dikkatli bir yaklaşım benimsenmektedir: aşırı tüketimi sınırlamak, tatlandırıcı kaynaklarını çeşitlendirmek ve etiketleri okumak.
Kaynak : GazetaPrawna